Reklam Reklam

Atatürk OSB’de teknoloji üssü hayali gerçek oluyor, sıra teknik üniversitede

İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace ve Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Mustafa Karabağlı, Tekreferans.com Sanayi Sohbetleri’ne konuk olarak, bölgelerinde yaptıkları ve planladıkları yatırımlar ile projeleri anlattılar

Tek Referans Tek Referans Yayınlanma: 30 Oca 2026 - 15:25 Güncelleme: 31 Oca 2026 - 19:01

İzmir Atatürk OSB'nin yeni genişleme alanı teknoloji yatırımlarına tahsis edilecek

İzmir Atatürk OSB'nin yeni genişleme alanı teknoloji yatırımlarına tahsis edilecek

İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) ile İZSU’nun Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi arasında bulunan 3 milyon metrekarelik alanın teknoloji bölgesine dönüştürülmesi projesinde önemli bir aşamaya gelindi. Teknik çalışmalar son aşamaya gelirken, bölgenin 2027 yılı içinde milyarlarca dolarlık yatırım yapacak teknoloji firmalarına uygun vadeyle tahsisi planlanıyor.

İAOSB Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace ve YİK Başkanı Mustafa Karabağlı, Tekreferans.com İmtiyaz Sahibi Erhan Gülenç ve Genel Yayın Yönetmeni Sinan Doğan'a projeleri anlattı

İAOSB Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace ve YİK Başkanı Mustafa Karabağlı, Tekreferans.com İmtiyaz Sahibi Erhan Gülenç ve Genel Yayın Yönetmeni Sinan Doğan'a projeleri anlattı

İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nin teknoloji kampüsü olma hayalinde büyük bir adım atan bölge sanayicileri şimdi de bölgeye mevcut mesleki teknik lisenin yanı sırada meslek yüksekokulu ve teknik üniversite kurma sevdalarını hayata geçirmeye hazırlanıyorlar.


İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace ve Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Mustafa Karabağlı, Tekreferans.com Sanayi Sohbetleri’ne konuk olarak, bölgelerinde yaptıkları ve planladıkları yatırımlar ile projeleri anlattılar.

EBSO'nun taşınması ile bölge sanayi kampusü olma yolunda önemli bir adım attı

EBSO'nun taşınması ile bölge sanayi kampusü olma yolunda önemli bir adım attı

“SANAYİ KAMPUSÜ OLMA YOLUNDA İLERLİYORUZ”

Ege Bölgesi Sanayi Odası Hizmet Binası 2025 sonundan itibaren bölgenizde faaliyete başladı. Bu hafta da ilk meclis toplantısı burada yapıldı? Duygu ve düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

CENK KARACE: Ege Bölgesi Sanayi Odası Hizmet Binamızın bölgemizde olmasından müthiş mutluluk duyduk. İlk meclis toplantımızı da yeni binamızda yaptık. Atatürk Organize Sanayi Bölgesi'ndeki her sanayicinin, 610 parsel sahibinin her birinin, her yatırımcının, her taşında, tuğlasında, seramiğinde, çimentosunda emeği olan bir binayı hizmete sunmanın gururunu yaşadık. Çok ciddi uğraşlarla, işin peşine düşerek, Mustafa Başkanımın ve birçok sanayicinin imza bina dediği bir binayı İzmir’e kazandırdık. EBSO İle Bölgemiz arasında bir baba-oğul ilişkisi var. Ender Başkan da bu ifadeyi kullandı. Tabii oğulların da imkânları büyüyor, gelişiyor. Biz bir oğulsak, bu binayı EBSO’nun hizmetine vermekten son derece mutluyuz. Bölgemizi sanayi üssüne, sanayi kampüsüne dönüştürmek gibi bir niyetimiz vardı. Çok yakında EBSO Hizmet Binası’na KOSGEB, Sanayi Teknoloji İl Müdürlüğü binaları eklenecek. Bölgemiz otobanların birleştiği bir kavşakta. Aliağa’dan olsun Tire’den olsun sanayicilerimiz çok rahat buraya gelebilecek. Şehrin içine girmeden, park sorunu yaşamadan işlerini yapabilecekler.

Bölgenin yeni genişleme alanının önemli kısmı yeşil alan olarak tasarlandı

Bölgenin yeni genişleme alanının önemli kısmı yeşil alan olarak tasarlandı

Bölgenizin denize doğru uzanan ve teknoloji firmalarına tahsis etmeyi düşündüğünüz 3 milyon metrekarelik genişleme alanıyla ilgili de bilgi verebilir misiniz?

CENK KARACE: Ankara’daki toplantılara değerli Yüksek İstişare Kurulu Başkanımız Mustafa Bey'le beraber katıldık. Gerçekten burada yüksek teknoloji yatırımlarına yönelik olarak kullanılacak üç milyon metrekare bir arazi var. Buranın teknoloji üssü haline getirme noktasında kararlılık ortaya koyduk. Bu kararlılığımızı AK Parti Genel Sekreterimiz, İzmir Milletvekilimiz Eyüp Kadir İnan Bey’e anlattık. O da sahiplendi. Onun öncülüğünde görüşmeler yaptık.

Mustafa Karabağlı ve Cenk Karace, deniz suyundan tatlı su üreterek bölgenin kendi su kaynağına kavuşacağına dikkat çektiler

Mustafa Karabağlı ve Cenk Karace, deniz suyundan tatlı su üreterek bölgenin kendi su kaynağına kavuşacağına dikkat çektiler

İAOSB’DE BİR TEKNOLOJİ HAVZASI

MUSTAFA KARABAĞLI: Evet Cenk Başkanımız özetlediği gibi üç sene önce bir hayalle başlayan bir hikaye bu. Bölgede yüksek teknoloji üretimi yapmak isteyen firmaların yatırım yapabileceği hiçbir alan yok. Dolayısıyla arsanın bu kadar kıymetlendiği bir ortamda yeni alana ihtiyacımız vardı. Boru hattı döşendikten sonra tamamen ekolojik yapısı da değişmiş bir alandan bahsediyoruz. Askeri uçakların iniş kalkış pistine de çok yakın olmasının engel teşkil edip etmeyeceği de soru işareti yaratıyordu. Çeşitli görüşmeler sonucunda fikrimizi Genel Sekreterimiz Sayın Eyyüp Kadir İnan Bey ile paylaştık. Sağ olsun İzmir'le ilgili elini taşın altına sokan, hatta taşı alıp kaldırıp yerine koyan birisi. Bize Ankara’daki ilişkilerimizde çok destek oldu. Milli Savunma Bakanımızdan randevu aldı. İkna edici konuşmalar yaptı. Süreç artık teknik kadroların raporuna ve incelemesine döndü. Bölgenin niteliği sürdürülebilir koruma alanına dönüştü. Hava Kuvvetleri Komutanı’yla en son bir toplantı yaptık. Bu araziye karşılık ne tür bir talepte bulunacakları üzerinde çalışacaklar. Bir ay içinde tekrar masaya oturup nasıl bir somut adım atacağımızı kararlaştıracağız. Tahminlerimize göre bir yıl içinde parselasyon aşamasına geçilebilecek. Burada çok ciddi bir yatırım ve istihdam öngörüyoruz. En azından 1 milyar doları geçecek.

İAOSB Başkanı Cenk Karace, teknoloji yatırımı planlayan firmalara uygun vadeli tahsis yapmak istediklerini açıkladı

İAOSB Başkanı Cenk Karace, teknoloji yatırımı planlayan firmalara uygun vadeli tahsis yapmak istediklerini açıkladı

CENK KARACE: Bölgemizde tam dokuz tane firma Ege İhracatçı Birliklerinden ödül aldı. Ve bu firmaların hâlâ böyle yeni yer arayışları var ve yeni ilave gelecek firmalar da var. Biz burada bacasız sanayinin önünü açmak istiyoruz. Ülkemizde yatırım ortamını desteklemek ve teşvik etmek için arsaları da uygun vadeyle tahsis etmeyi planlıyoruz. Vadeler 36 aydan düşük olmayacaktır.

MUSTAFA KARABAĞLI: Şöyle de enteresan bir gelişmeye tanık olacağız hep beraber. EBSO hem bir organize sanayi bölgesi içinde olduğu gibi aynı zamanda yüksek teknoloji ile yan yana gelecek. Çağın modern endüstri bölgesi, sanayi bölgesi anlayışıyla iç içe bir konumda yer alacak. Bu da çok büyük bir avantaj. EBSO’nun yanına çok ciddi bir teknoloji havzası gelmiş olacak. Ve dolayısıyla düşünün, EBSO artık teknolojiyle iç içe bir konumda olduğu için doğal olarak Türkiye'nin yeni sanayi vizyonuna çok ciddi bir katkı yapma şansı elde edecek. Sanayicilerimize yeni ufuklar açılacak.

Mustafa Karabağlı, deniz kıyısında bir sanayi bölgesi olarak deniz suyu arıtma tesisi için şanslı olduklarını söyledi

Mustafa Karabağlı, deniz kıyısında bir sanayi bölgesi olarak deniz suyu arıtma tesisi için şanslı olduklarını söyledi

"DENİZSUYU ARITMA TESİSİNİ BİR YILDA KURARIZ"

Bölgeniz sanayicilerinin kullanımına yönelik deniz suyunu tuzdan arındırıp saf su arıtma projeniz hangi aşamada? Bu projeniz su krizi yaşanan İzmir’e de örnek olur mu?

CENK KARACE: Bölgemizde artık su kuyusu açılsın istemiyoruz. İkinci arıtma tesisi yatırımı Nisan gibi bitecek. Arıttığımız suyu tekrar sanayiciye vereceğiz. Ama bu arıtacak suyu nereden bulacağız? Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız da su sıkıntısını sürekli gündeme getiriyor. Deniz suyundan tatlı su elde etme işini Dubai yapıyor, Barselona yapıyor. Elbette deniz suyunu arıtmanın bir maliyeti var ama bu üç dört sene içinde çok rahat geri dönecek gibi duruyor. Şu anki İZSU fiyatlarının yarısına yakın fiyata bölgemizdeki sanayicilere suyu verirsek bile bu sürede geri dönüş oluyor. Arıtacağımız suyu Körfezden çekeceğiz. Denizden aldığınız suyu çok yüksek bir basınçla membran filtrelere püskürtüldüğünü düşünün. Su her membran filtreden geçerken işte tuz kalıyor, demir kalıyor, kirlilik kalıyor. En son saf suya yakın bir su ortaya çıkıyor. Bu suyu içme suyu dışında her yerde kullanırsınız.

Yatırım maliyetini de hesapladınız mı?

CENK KARACE: Maliyetini 3,5-4 milyon Euro gibi hesaplıyoruz. Biz aylık 1 milyon dolara yakın su parası ödüyoruz. Dolayısıyla neden böyle bir fırsatı pas geçelim? Bir de İzmir'in olmayan suyunu sanayide kullanmayalım. Bunu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürümüze anlattık. Bizi desteklediğini iletti. Şansımıza bakın, Barselona’nın içme suyu ihtiyacının bir bölümünü karşılayan firma İzmirli. Aynı firma Aliağa'daki bir demir çelik fabrikasının su üretimini karşılayan bir tesis kurmuş. Onu gezdik. Şimdi teknik ekibimiz Barselona’ya gidecek. Hatta Büyükşehir Belediye Başkanımıza teklif ettik. Onun da ilgisini çekti. Belki onlardan da bir katılımla Barselona'ya gidilecek. 13 Şubat'ta bu tesisler yerinde görülecek. Sonra ihale düzenleyerek bu tesisi kuracağız. Günlük kapasitesi 5 bin ton olacak. Tesisi kurmak bir yıl sürer diye düşünüyorum. Bu suyu bölgemizde kullanacağız. Fazlasını Çiğli Belediyesi’ne verebiliriz. Ama İzmir'in kuracağı tesis çok daha büyük olacaktır. Fakat en azından bizim yükümüz inşallah bir sene sonra İzmir'in üstünden kalkacak. Bu önemli bir şey.

Bölgede kurulacak veri merkezi bölge dışındaki kurumlara da hizmet verebilecek

Bölgede kurulacak veri merkezi bölge dışındaki kurumlara da hizmet verebilecek

MUSTAFA KARABAĞLI: Bölgemizin çok büyük bir avantajı var. Çünkü denizin dibindeyiz ve bu benim bildiğim kadarıyla zaten  denize yakın mesafede açılan kuyulardan alınan suyla yapılacak olmas, bu arıtmanın işletmesini daha da kolaylaştırıyor.

“VERİ MERKEZİ İLE SANAYİCİMİZİN EMRİNDEYİZ”

Bölgenizde kurulacak veri merkezi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylandı? Bu veri merkezi sanayiciye nasıl bir fayda sağlayacak?

CENK KARACE: Veri merkezi için öncelikle Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Fatih Kacır'a, Sayın Oruç Baba'ya, Sayın Ceyda Çankırı vekilimize teşekkür ediyorum. Buralarda çok emekleri oldu. Veri merkezi aslında dijitalleşmeye de yardımcı olabilecek bir konu. Bir sertifikaya sahip bir veri merkezi yapma hazırlığı içindeyiz. Bakanlığımızdan onay geldi, şimdi askıya çıkarıldı. Muhtemelen bir ay içinde ihalemizi yapacağız. Burası hem sanayicimizin hem de dışarıdan veri depolamaya ihtiyacı olan herkesin emrinde olacak. Sanayicimiz mutlu olacak, çünkü daha hızlı internet imkanına kavuşacaklar. Hatta Büyükşehir Belediyemizin de böyle bir veri depolama merkezi ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Allah göstermesin bir afet olduğunda o veri merkezi üzerinden veriler korunacak. 5-6 milyon dolarlık bir yatırım olacak.

İAOSB YİK Başkanı Mustafa Karabağlı, veri merkezinin sanayiciye faydalarını anlattı

İAOSB YİK Başkanı Mustafa Karabağlı, veri merkezinin sanayiciye faydalarını anlattı

MUSTAFA KARABAĞLI: Bu veri merkezi aslında yine çok stratejik öneme sahip olan bir yatırım. Geleceğin sanayi dünyasında ve geleceğin endüstri bölgelerinde olmazsa olmaz koşullardan birisi. Çünkü hepimiz çok iyi biliyoruz ki yapay zeka denilen kavram ancak ve ancak veriyle bir araya gelirse anlam kazanıyor. Eğer elinizde veri yoksa onun bir anlamı yok zaten. Veriyi eğer güvenli bir yerde elimizin altında tutmazsak ya kaybederiz ya da yarın bir gün ortaya çıkabilecek problemlerde verilerimize ulaşamayız. Bunun tabii ekonomik olması lazım. Sanayici bu verilerini sakladığı, depoladığı yerlere ciddi paralar ödüyor. Dolayısıyla bunun maliyetinin düşük olması gerekiyor.

İzmir Atatürk OSB, gerekli kriterleri yerine getirerek Yeşil OSB belgesi almaya hak kazandı

İzmir Atatürk OSB, gerekli kriterleri yerine getirerek Yeşil OSB belgesi almaya hak kazandı

Yeşil OSB belgesini de geçtiğimiz günlerde aldınız. Bu bölgenize neler katacak?

CENK KARACE: Yeşil OSB olmak için bölgemizin ürettiği karbon emisyonunun düşürülmesi hedeflerinin belirlenmesi gerekiyor. Bunun için de çok sayıda kriter var. Bu kriterleri yoğun bir çalışma sonucu yerine getirip Yeşil OSB belgesini almaya hak kazandık. Yeşil OSB olarak bölgemizdeki sanayiciye, ihracatçıya Avrupa Birliği’ne ihracatta ciddi bir artı sağlamış olacağız. Yeşil OSB, bölgemizdeki tüm sanayicilerin toplamının ortaya koyduğu bir değerdir.

Türkiye'nin örnek mesleki teknik liseye sahip olan İAOSB, eğitimde yeni yatırımlara hazırlanıyor

Türkiye'nin örnek mesleki teknik liseye sahip olan İAOSB, eğitimde yeni yatırımlara hazırlanıyor

“TÜRKİYE’NİN EN İYİ TEKNİK ÜNİVERSİTELERİNDEN BİRİNİ KURACAĞIZ”

Bölgenizdeki teknik meslek lisesinin başarısı konuşuluyor. Eğitim alanında başka projeleriniz olacak mı?

CENK KARACE: İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Nedim Uysal Mesleki ve Teknik Anadolu Lisemiz çok iyi bir eğitim veriyor. Türkiye'nin bir numarası diyebilirim. Tabiri caizse eli anahtar tutan mühendisler yetiştirebilecek yapıdayız. Ama bununla yetinmek istemedik. Şimdi masada iki tane konu var. Biri meslek yüksekokulu. Gençleri yetiştirip bölgemizde doğrudan iş sahibi yapmak istiyoruz. Beyaz ve mavi yakalılar arasında olan, gri yakalı dediğimiz, işi götüren, organizasyonu yapan, aranan elemanlar yetiştirmek istiyoruz. Biz MESEM'i de destekliyoruz. Burada benim fabrikamın da olduğu 5-6 fabrikada okullar açtık. En iyi kaynakçılarımız, en iyi elektrikçilerimiz, en iyi tornacılarımız inanın ki bu çocukların arasından yetişiyor. Ama bir de üniversite hayalimiz var. Organizemizin kuzey doğusunda yer alan bir bölgede 90 dönüm bir alanımız var. Bu alanın belli bölümünde Türkiye'nin en iyi teknik üniversitelerinden birini kurmak istiyoruz. Makine ve endüstri mühendislikleri gibi mühendislik fakülteleri olacak.

İAOSB Kadınlar Kulübü, anaokulu başta olmak üzere pek çok sosyal projede yer alıyor

İAOSB Kadınlar Kulübü, anaokulu başta olmak üzere pek çok sosyal projede yer alıyor

“GERİATRİ MERKEZİ HAYALİMİZ”

Uygulamayı düşündüğünüz başka bir yeni projeniz var mı?

CENK KARACE: Şu an bölgemizdeki herkesin ilgi duyduğu bir proje var. O da sanayicilerimize ve onların ailelerine ve birinci derece yakınlarına yönelik çok kaliteli bir huzur evi yapmak. Daha doğrusu yetişkin oteli veya geriatri merkezi diyelim. Çünkü belli bir yaştan sonra bir takım hem sosyal hayattan da kopuyorsunuz, evinizde kalıyorsunuz, dışarı çıkmamaya başlıyorsunuz. Onları da hayata bağlamak lazım. Amerika'da Avrupa'da görüyoruz, imreniyoruz. 90-95 yaşında insanlar yürüyüş yapıyorlar. Sanayici en güzel sohbetini bir sanayiciyle yapar. Dolayısıyla ileri yaşa gelmiş sanayicilerin bir araya gelebilecekleri, böyle bir merkez bence çok çok önemli bir hayalimiz. İnşallah gerçek olacak.

Oluşturulan Yüksek İstişare Kurulu modeli Türkiye'deki OSB'lere örnek olacak

Oluşturulan Yüksek İstişare Kurulu modeli Türkiye'deki OSB'lere örnek olacak

BÖLGEYE YENİ YÖNETİM MODELİ: YÜKSEK İSTİŞARE KURULU

Sizin döneminizde bölgenizde Yüksek İstişare Kurulu diye yeni bir mekanizma oluşturuldu. Bu kurul neden kuruldu, kimlerden oluşuyor ve neler yapıyorsunuz?

CENK KARACE: Ben sosyalleşmeden yana olan bir insanım. İş yerinde de bütün sosyal hayatımda kulüp başkanı olduğumda da hep biz diyerek hareket ettim. Seçildiğimiz gün Yüksek İstişare Kurulu, Kadınlar Kulübü ve Genç Sanayiciler Kulübü kuracağımızı açıklamıştık. Üçünü de kurduk. Orada da tabi her zaman yanımda olan arkadaşım, dostum, ortağım Mustafa Karabağlı'dan rica ettim. “Sizin başkanlığınızı da böyle bir kurulu oluşturalım, buradaki sanayicileri bir araya toplayalım” diye öneride bulundum.

MUSTAFA KARABAĞLI: Bu model sanayi bölgeleri açısından çok bilinen bir model değil. Sivil toplum kuruluşlarının bazılarında, TÜSİAD’ta, ESİAD’ta vardır. Ben tabii oralarda da görüp deneyimlediğim için bunun faydalarını biliyorum. Başkanla ESİAD yönetiminde beraberdik. Doğrusu başkan böyle bir öneride bulununca kabul ettim. Bölgemizin duayen sanayicilerini, davet ettik. Birbirinden kıymetli 15 civarında kurul üyemiz var. Tamer Taşkın, Mustafa Cem, Kadri Şeker, Nedim Uysal, Mehmet Çınar, Sayıl Dinçsoy, İsmail Katmerci, Necip Kalkan gibi sanayici ve başkanlarımız kurulda yer alıyor. El birliğiyle bir ortak akıl yaratmaya çalışıyoruz. Buradan elde edilen tecrübeler, bilgiler bence çok faydalı oluyor. Çok güzel bir aidiyet duygusunu da ortaya koyuyoruz.

CENK KARACE: Ben de çok mutluyum. Küçük küçük genel kurullar diye de görebilirsiniz bunu. Bölgemizdeki herkes her konuda fikir sahibi olmalı, bilgi sahibi olmalı, destek vermeli. Bir de şu bakımdan çok şanslıyım. Çok iyi bir bölge müdürlüğü ve bölge personelimiz var.

İAOSB YİK Başkanı Mustafa Karabağlı, İAOSB Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace, Gazeteci Erhan Gülenç ve Sinan Doğan'a ekonomideki beklentilerini de anlattılar

İAOSB YİK Başkanı Mustafa Karabağlı, İAOSB Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace, Gazeteci Erhan Gülenç ve Sinan Doğan'a ekonomideki beklentilerini de anlattılar

SANAYİ ARTIK GÜVENLİĞİN PARÇASI

Mustafa Bey, siz Davos Ekonomik Forumu’nu çok yakından takip ettiniz. EBSO Meclis Toplantısı’nda bununla ilgili bir konuşma da yaptınız. Bu konudaki görüşlerinizi bize aktarabilir misiniz?

MUSTAFA KARABAĞLI: Davos bize globalleşmeden yavaş yavaş ulus devlet kavramına bir dönüş olduğunu gösterdi. Her ülke kendi kendine yetebilmenin peşinde. Herkes kaynaklarını olabildiği kadar kendi korumasında tutmaya çalışıyor. O yüzden gümrük duvarları ortaya çıkıyor. Kendi kendine yetebilmenin yolu sanayiden geçiyor. Sanayi artık yeni, güvenli ekonomik düzende var olmanın en önemli parçası oldu. Bunun da en doğru yolu organize sanayi bölgelerinin bir başka anlayışa yavaş yavaş evrilmesiyle olacak. En güzel örneklerden birini bölgemizde yapıyoruz. İşte su arıtmadan tutun, işte teknoloji bölgesine kadar, teknoloji bölgesinden tutun, işte mükemmeliyet merkezlerine ve kuluçka merkezlerine, veri merkezine kadar. Bizim eğitilmiş insan kaynağına ihtiyacımız var. Yaşam boyu öğrenme safhasına geçmek zorundayız. Dolayısıyla bu organize sanayi bölgesi bunları sağlıyor. Davos aslında biraz bunlara işaret etti.

Karabağlı, Türk sanayisinin maliyet ve teknoloji rekabetiyle mücadele ettiğini söyledi

Karabağlı, Türk sanayisinin maliyet ve teknoloji rekabetiyle mücadele ettiğini söyledi

EKONOMİDEKİ MAYINLARA BASMADAN YÜRÜMEK ZORUNDAYIZ”

Ülkemiz ekonomisindeki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? 2025 çok zor bir yıldı. 2026’da neler bekliyorsunuz?

CENK KARACE: Benim en büyük korkum sanayicilerin yatırım enerjilerinin, yatırım heveslerinin kırılmasıdır. Buna ben de dahilim. Mesela Mustafa Başkan büyük bir yatırım yapıyor. Tebrik ediyorum kendisini. Son zamanlarda “Kurt soğuktan ölmezmiş ama yediği ayazı unutmazmış” diye bir atasözü var. Son birkaç yıldır maalesef böyle bir şeyden geçiyor ülkemiz. Finansmana ulaşım çok zor. Faizler zaten yüksek. Sanayicinin kafasında soru işaretleri çoğalıyor. Birçok dev gibi firma sanayicilikten vazgeçti. Yeni kuşaklar sanayicilikte ısrar etmek istemiyor. Kredi faizleri, krediye ulaşmak, çalışma yaşamı, yatırım imkansızlıkları diye baktığınızda çok mayın var. Bu mayınlara basmadan yürümek zorundayız. Hazirandan sonra umarım düzelir diye bir beklenti içindeyiz. Ama faizlerin yüzde 20'lere gelmesi şart.

MUSTAFA KARABAĞLI: İşin temeli sonunda rekabet gücüne gelip dayanıyor. Rekabet edemiyorsan doğal olarak da üretemiyorsun. Şimdi rekabetin bir mali boyutu bir de teknoloji boyutu var. Teknolojik rekabette maalesef arzu edilen seviyede değiliz. Maliyet rekabetine baktığımızda da karşımıza enerji, hammadde, finansman ve işçilik maliyetleri çıkıyor. Bu maliyetlerden dolayı sanayicilerimizin bir bölümü tası tarağı toplayıp alternatif ülkelere gitmek durumunda kaldılar. Sanayici elindeki istihdamı yüzdürmeye çalışıyor. Benim gibi sürdürmekte olduğu işini büyütmek ve geliştirmek adına yatırım yapma fikri sanayicinin kafasında yok. Esas düğüm burada. Salça fabrikası kurabilirsiniz. Ama esas mesele salça üretiyorsanız ikinci, üçüncü salça fabrikasını açmayı planlıyor musunuz planlamıyor musunuz? Şu anda sanayici bunu planlamıyor.

Reklam Reklam

YORUMLAR

0

Yorum Yap

Reklam Reklam

BU KATEGORİDEN DİĞER HABERLER

Reklam Reklam