
Türkiye İş Bankası Genel müdürü Hakan Aran, Türkiye’nin enflasyonla mücadele programına ara vermesi gerektiğini söyledi. “Bu program KOBİ'lere, sanayiciye, iş insanına iyi gelen bir program değil” diyen Aran, uygulanan programın kaybedeninin reel sektör ve bankalar olduğunu savundu.
Aran, “Enflasyonla mücadele programı bence fiili olarak İran Savaşı'nın çıkması ve petrolün 90-100 dolar bandına gelmesi ile beraber bırakılması ve terk edilmesi gereken bir program” ifadesini kullandı.
Ekonomi Gazetesi, Kayra Medya Akademi ve Strong Medya tarafından düzenlenen LeadWorld İş ve Ekonomi Forumu’nda konuşan İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, enflasyonla mücadele programına ilişkin kritik açıklamalarda bulundu. Aran, çok sıra dışı ve olağanüstü bir dönemden geçildiğini söylerken, bu zamana kadar süregelen küresel, siyasi ve finansal sistemin artık doğru işlemediğini belirtti.
"PROGRAMIN KAYBEDENİ REEL SEKTÖR VE BANKALAR"
“Bu program KOBİ'lere, sanayiciye, iş insanına iyi gelen bir program değil. Bu program aslında devletin kasasını tekrar doldurmaya ve ekonomide bozulan dengeleri yerine getirmeye odaklı bir program” diyen Aran, “Bu programın kaybedenleri de reel sektör ve bankalar. Ama bu kaybı niye göze alıyoruz? Enflasyon aslında bütün kötülüklerin anası ve bunun düşürülmesi konusunda da ulusal bir mutabakat olduğu için hepimiz buna katlanıyoruz. Enflasyon nedeniyle bugün işçi-işveren sorunları yaşıyoruz. Enflasyon nedeniyle bugün ev sahibi-kiracı sorunu yaşıyoruz. Enflasyon nedeniyle bugün çalışan-emekli problemi yaşıyoruz” dedi.
"KONJONKTÜR PROGRAMI YÜRÜTMEYE İMKÂN VERMİYOR"
“Sadece yılsonunu getirip, bu ekonomi programından çıkmamız ve yeni bir ekonomi programına geçmemiz dışında nefes alınacak ya da umutlanacak bir yer görünmüyor” yorumunda bulunan Aran, “(Savaş nedeniyle) Aslında şu anda enflasyonla mücadele etmeyi hala gerekli kılacak ve zorunlu tutacak bir tablo yok. Enflasyonla mücadele konusunda içinde bulunduğumuz konjonktür böyle bir program yürütmeye imkân vermiyor. Petrol fiyatları bu seviyedeyken, arzda problem varken, çok ciddi bir enerji arz şoku içindeyken, doğal gaz fiyatları, navlun ya da içeride bir gün benzine zam ertesi gün indirim varken, bunun tüm sektörlere yansıması; öteki taraftan da gübre aracılığıyla gıda fiyatlarına bunun geçişkenliği… Hepsini düşündüğünüz zaman enflasyon artık kaçınılmaz, tüm dünyada yüksek seyredecek.”
"MERKEZ AĞZIYLA KUŞ TUTSA DA ENFLASYON YÜZDE 27"
Aran, “Şimdi Merkez Bankası ağzı ile kuş tutsa, her toplantıda alınabilecek en sert kararları alsa da enflasyon yüzde 27. ‘Enflasyonla mücadele programını bıraktım ve ben farklı bir programa geçiyorum’ derse de enflasyonun geleceği yer yüzde 32. Yani rasyonel bir davranışa geçilmediği, bu konjonktürde bir deneye kalkışılmadığı durumda yüzde 27 ile 32 arasında bir bantta. Şimdi böyle olunca siz enflasyonla niçin mücadele yapacaksınız? Enflasyonla mücadele programı ile yüzde 27’lik enflasyona gelecekseniz, reel sektör çok ciddi yaralanacak. O yüzden her şeyin bir bedeli var ve bu bedel çok arttı. Bu programı, Türkiye'deki sanayinin dönüşüm programına çevirmek lazım. Bu, pek çok kesimi rahatlatır, pek çok sorunu çözer” diye konuştu.
YORUMLAR
0Yorum Yap