Tek Referans Logo

Aramak için en az 3 karakter yazın.

Da Vinci Robotik Cerrahi - Bazekol Sağlık Grubu

Akdeniz’in ekolojik sorunları sanatla ele alınacak

Tek Referans profil fotoğrafı
YazarTek Referans

Akdeniz’in ekolojik meselelerini sanat aracılığıyla ele almayı amaçlayan “Deniz Villaları: Ekolojik Geçişler” sanatçı rezidans programının 2026 dönemine bu yıl Türkiye, Fransa, Almanya ve Yunanistan’dan sekiz sanatçı katılacak

Akdeniz’in ekolojik sorunları sanatla ele alınacak

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’nun desteğiyle, ESİAD İzmir AB Bilgi Merkezi, İzmir Fransız Kültür Merkezi ve İzmir Goethe Enstitüsü ortaklığında yürütülen “Deniz Villaları: Ekolojik Geçişler” sanatçı rezidans programının 2026 dönemi, İzmir Fransız Kültür Merkezi’nde düzenlenen tanıtım toplantısı ve “Yeşil Suare” etkinliğiyle başladı.

Akdeniz’in ekolojik meselelerini sanat aracılığıyla ele almayı amaçlayan programa, bu yıl Türkiye, Fransa, Almanya ve Yunanistan’dan sekiz sanatçı katılacak. Sanatçılar; İzmir, Çanakkale, Bodrum, Selanik ve Marsilya’daki partner kurumlarda gerçekleştirecekleri rezidans süreçlerinde iklim krizi, biyolojik çeşitlilik kaybı, kıyı ekosistemleri, göç ve sürdürülebilir yaşam pratikleri gibi konular üzerine araştırma ve üretim çalışmaları yürütecek.

Etkinliğin açılışında konuşan ESİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Murat Akkanlar, Akdeniz’in iklim krizi ve çevresel dönüşümün etkilerini en yoğun hisseden bölgelerden biri haline geldiğine dikkat çekti. Çevre ve sürdürülebilirlik meselelerinin yalnızca bilimsel ya da ekonomik başlıklar olarak ele alınamayacağını belirten Akkanlar, “Kültürün, sanatın ve yaratıcı üretimin de bu sürece güçlü katkılar sunduğunu düşünüyoruz. Çünkü sanat; farkındalık oluşturan, düşündüren ve farklı toplumlar arasında ortak bir dil kurabilen çok güçlü bir alan. Deniz Villaları programını değerli kılan da Türkiye, Fransa, Almanya ve Yunanistan’dan sanatçıları ve kültür kurumlarını bir araya getirerek Akdeniz üzerine ortak düşünme ve üretme imkânı yaratmasıdır” dedi. ESİAD’ın yaklaşık 30 yıldır Avrupa Birliği Bilgi Merkezi’ne ev sahipliği yaptığını hatırlatan Akkanlar, “Bu süre boyunca Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki ilişkilerin kültür, sürdürülebilirlik, gençlik ve toplumsal diyalog alanlarında da güçlenmesine katkı sunmaya çalıştık. Deniz Villaları’nı da bu anlayışın önemli bir devamı olarak görüyoruz. Tarih boyunca farklı kültürlerin ve fikirlerin buluşma noktası olan İzmir’in, bu tür uluslararası kültür-sanat projeleri için güçlü bir zemin sunduğuna inanıyoruz” diye konuştu.

İzmir Fransız Kültür Merkezi Müdürü Juliette Bompoint ise Deniz Villaları’nın çok sayıda kurumun ve kişinin katkısıyla büyüyen kolektif bir proje olduğunu vurguladı. Bu yıl programa 160’ın üzerinde başvuru aldıklarını belirten Bompoint, 2026 döneminin program açısından önemli yenilikler içerdiğini söyledi. Bompoint, şöyle devam etti: “Bu yıl ilk kez tüm sanatçılar programa ortak bir yelken ve araştırma haftasıyla başlayacak. Ekoloji üzerine birlikte düşünmeden önce aynı teknede bir hafta geçirmek de başlı başına önemli bir deneyim olacak. Ardından sanatçıların büyük bölümü bir ay boyunca eş zamanlı olarak farklı merkezlerde çalışmalarını sürdürecek. Böylece daha fazla etkileşim, yeni fikir alışverişleri ve beklenmedik iş birlikleri için alan açılmış olacak. Görsel sanatlar, mimarlık, sinema, koreografi, sanatsal araştırma ve toplumsal katılım odaklı pratikleri bir araya getiren son derece disiplinlerarası bir seçki oluşturduk. Ayrıca Fransa, Almanya, Türkiye ve Yunanistan’ın aynı program çatısı altında buluşması bizim için ayrı bir anlam taşıyor. Sınırların ve ayrışmaların sıkça konuşulduğu bir dönemde, iş birliği, misafirperverlik ve merak üzerine kurulu başka bir hikâye anlatabilmekten mutluluk duyuyoruz.”

Goethe-Institut İzmir Müdürü Dr. Anne Schönhagen ise etkinliğe gönderdiği video mesajla katıldı. Schönhagen, Deniz Villaları’nın bir sanat programının ötesine geçerek uluslararası bir iş birliği ve öğrenme platformuna dönüştüğünü vurguladı. Mesajında sanatın bilim ile duygular, veriler ile hikâyeler arasında köprü kurma gücüne dikkat çeken Schönhagen, “Bu yıl Yunanistan’ın da programa katılmasıyla yalnızca coğrafi kapsamımız genişlemiyor, aynı zamanda farklı bakış açılarını ve deneyimleri bir araya getiren daha güçlü bir ağ oluşturuyoruz. Deniz Villaları, Avrupa’daki kültürel ortaklıkların ne kadar değerli olduğunu gösteriyor” dedi. Sürdürülebilirliğin soyut bir kavram değil, günlük yaşamın bir gerçeği olduğuna dikkat çeken Schönhagen, “Artan su kıtlığı ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi sorunlar hepimizi etkiliyor. Akdeniz bu programda yalnızca bir sahne değil, aynı zamanda bir ortak. Bizlere geleceğin başka bir yerde değil, bugün burada, verdiğimiz kararlarla şekillendiğini hatırlatıyor. Bu nedenle Deniz Villaları yalnızca bir sanat platformu değil; sürdürülebilir yaşam biçimlerini birlikte düşünmeye ve geliştirmeye yönelik ortak bir laboratuvar niteliği taşıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Deniz Villaları programı kapsamında seçilen sanatçılar, Eylül-Ekim 2026 döneminde rezidans çalışmalarını gerçekleştirecek. Programın çıktıları ise önümüzdeki yıl düzenlenecek kamusal sunum ve etkinliklerle sanatseverlerle buluşacak.

4 ÜLKE 8 SANATÇI

Deniz Villaları 2026 kapsamında seçilen sekiz sanatçı, Eylül ve Ekim aylarında İzmir, Çanakkale, Bodrum, Selanik ve Marsilya’daki rezidans merkezlerinde çalışmalar gerçekleştirecek. Program kapsamında üretilecek projeler; kıyı ekosistemleri, biyolojik çeşitlilik, iklim değişikliği, göç, kentleşme, hafıza ve Akdeniz coğrafyasının dönüşümü gibi temalara odaklanacak.

Çanakkale’de Fransız sanatçı Laurent Lacotte, bölgenin kıyı peyzajları ve yerel hafızasından hareketle kamusal alana yönelik sanatsal müdahaleler geliştirecek. İzmir’de Alman sanatçı Bettina Lidzba, Akdeniz bitki örtüsünü büyük ölçekli görsel yerleştirmelere dönüştürecek. Sanatçı ve mimar İdil Kemaloğlu ise Urla’da yürüttüğü araştırmada, zeytin ağaçları üzerinde yaşayan likenlerden ilhamla ekoloji ve mimarlık ilişkisini inceleyecek.

Bodrum’da Frédéric Liver, antik Myndos kalıntıları ile bölge sakinlerinin günlük yaşamını buluşturan bir film projesi üzerinde çalışacak. Selanik’te Elvan Tekin, ekolojik kayıp ve yerinden edilme temalarını performans sanatı aracılığıyla ele alırken, Elena Rabkina denizi bir “yaşayan arşiv” olarak ele alan katılımcı bir proje geliştirecek.

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.