Tek Referans Logo
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu - Kurban Bayramı Tebriği

Aramak için en az 3 karakter yazın.

Da Vinci Robotik Cerrahi - Bazekol Sağlık Grubu

İzmirli iş insanı ‘kur neden patlamıyor’ sorusunu yanıtladı: ‘Lastik patlamadan’ gidiyor ama maliyeti büyük

Tek Referans profil fotoğrafı
YazarTek Referans

İzmirli duayen iş insanı Sıtkı Şükürer, siyasetteki sert değişimin bir döviz krizine yol açmadığını belirterek, bunun en önemli sebebinin çeşitli yollarda döviz krizinin baskılanması olduğunu söyledi. Şükürer, “Bu aralar en güncel ve yanıtı aranan soru döviz kurlarında bir artış bir patlama yaşanıp yaşanmayacağı. Türkiye yaklaşık 3 yıldır ciddi bir ekonomik program uyguluyor. Bu ekonomik programın en temel özelliği döviz kurunun baskılanması ve bu şekilde enflasyonun kontrol altına alınması. Diğer değişle program ‘lastiği patlatmadan’ kendisini sürdürebiliyor” ifadelerini kullandı

Duayen iş insanı Sıtkı Şükürer, herkesin kafasındaki 'döviz kuru neden patlamıyor' sorusuna yanıt verdi
Duayen iş insanı Sıtkı Şükürer, herkesin kafasındaki 'döviz kuru neden patlamıyor' sorusuna yanıt verdi

İzmirli duayen iş insanı Sıtkı Şükürer, CHP’ye yönelik mutlak butlan kararı sonrası ekonomide yaşanan dalgalanmanın dezenflasyon programına ve döviz kuruna etkisi ile ilgili açıklama yaptı. Şükürer, siyasetteki sert değişimin bir döviz krizine yol açmadığını belirterek, bunun en önemli sebebinin çeşitli yollarda döviz krizinin baskılanması olduğunu söyledi. “Bu aralar en güncel ve yanıtı aranan soru döviz kurlarında bir artış bir patlama yaşanıp yaşanmayacağı. Türkiye yaklaşık 3 yıldır ciddi bir ekonomik program uyguluyor. Bu ekonomik programın en temel özelliği döviz kurunun baskılanması ve bu şekilde enflasyonun kontrol altına alınması. Diğer değişle program ‘lastiği patlatmadan’ kendisini sürdürebiliyor” ifadelerini kullandı.

“MAAZALLAH ARTARSA…”

Şükürer, “Kamu dış borcu Gayrisafi Milli Hasıla’nın yüzde 13’üne gerilemiş durumda. Toplam iç ve dış kamu borcu son iki yılda yüzde 25’e gerilemiş durumda. Bu çok iyi bir performans. Bunun ana nedenlerinden biri döviz kurunun baskılanması. Maazallah döviz reel değerlerine gelip yüzde 40-50 artarsa, kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 25’lerde kalmayacaktır” diye konuştu.

Piyasalarda şu an yaşanaların, makro rakamlarda bir dengeye işaret etmediğine dikkat çeken Şükürer, “Müdahale fiyatı ile oluşmuş bir denge durumu kısa vadede programın devamını temin ediyor ama orta ve uzun vadede baktığınız vakit ekonomide birtakım hasarların oluşması kaçınılmaz” dedi.

Sıtkı Şükürer, şu saptamaları yaptı:

“PROGRAM ‘LASTİĞİ PATLATMADAN’ GİDİYOR”

“Bu aralar en güncel ve yanıtı aranan soru döviz kurlarında bir artış yaşanıp yaşanmayacağı. Türkiye yaklaşık 3 yıldır ciddi bir ekonomik program uyguluyor. Bu ekonomik programın en temel özelliği döviz kurunun baskılanması ve bu şekilde enflasyonun kontrol altına alınması. Bununla ilgili olarak süreç içinde an itibariyle de bakıldığında henüz bu programın bir kur patlaması şeklinde bir olumsuzluğu yaşanmış durumda değil. Diğer değişle program kendi içinde hala tırnak içinde ‘lastiği patlatmadan’ kendisini sürdürebiliyor.”

“TÜRKİYE’DEKİ PAHALILIĞI YABANCILARA ANLATMAK ZOR”

“Bu durum beraberinde TL’nin aşırı değerlenmesi ile döviz cinsinden maliyetlerin ciddi anlamda yükselmesine ve Türkiye’nin yabancı ülkelere göre çok pahalı bir ülke haline gelmesine yol açıyor. Özellikle ihracata yönelik kalifiye personelin çalıştırıldığı sektörlerde, örneğin otomotiv ve yan sanayinde bir mavi yaka çalışanın maliyeti 3-4 yıl önce 700 Euro civarındayken, şimdi 2 bin 800 Euro’lara geldi. Bu durum tabi yabancı alıcılara fiyat artışı olarak gidildiğinde anlaşılması zor geliyor.”

DÖVİZ NEDEN ARTMIYOR?

“Geçmişte olumsuz siyasi gelişmelerde dövizde bir hareketlilik söz konusu olurdu. En son 19 Mart’ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ilgili tutuklama kararı çıktığında piyasalarda bir hareketlilik yaşamıştık. Aradan bir yılı aşkın süre geçti. Benzer ağırlıkta geçtiğimiz haftalar içinde mutlak butlan kararı çıktı. Beklenirdi ki ‘eyvah programın sonuna gelindi, bir hareketlilik olabilir mi diye’ endişeler olsun. Bilindiği gibi ilk anda borsa yüzde 6 aşağı düştü, gösterge faizi yüzde 44,24’e çıktı, CDS 20 puan artarak 261 oldu. Hemen sonrasında MB 6 milyar dolar civarında bir döviz satışı ile dövizin yükselmesine bir tampon koydu. Borsadaki düşüşe karşı Türkiye Varlık Fonu ciddi anlamda borsadan alım yaptı. Kısa bir süre sonra Borsa kısa süre sonra yükselerek 13 bin 800 puan seviyelerine kadar geldi. Dolar da 45.70’lerde tutundu. Dolar kuru her hafta ufak ufak artıyor ama artış oranı enflasyonun altında kalıyor.”

“EKONOMİDE BİRİKİMLİ HASAR VAR”

“Sonuçta ortalık dengeye gelmiş durumda. Tasarruflarını TL cinsinden değerlendirenlerin mutlu olduğu bir süreç bu. Piyasalar tekrar dengeye gelmesi, makro rakamların denge fiyatta olduğu anlamına gelmiyor. Bunların hemen hepsi müdahale fiyatı ile oluşmuş bir denge durumu.

Bu müdahale fiyatı belki kısa vadede programın devamını temin ediyor ama neticede orta ve uzun vadede baktığınız vakit ekonomide birtakım hasarların oluşması kaçınılmaz. Buna Prof. Dr. Selva Demiralp hocamızın ifade ettiği gibi birikimli hasar diyoruz. Mesela geriye doğru 20 yıla baktığınızda işsizlik yüzde 8’in altına düşmüyor. Enflasyon yüzde 20’nin altına inmiyor. Dört yıla bakıldığı zaman büyüme yüzde 3.5’un üzerine çıkmıyor. Dış sermaye ihtiyacı olan bir ülkenin en önemli teşvik aracı olan CDS’ler 200 puanın altına hiç inmiyor. Türkiye gibi bir ülke için olması gereken seviyelerinin altında kalıyoruz.”

İŞİN SIRRI DÜŞÜK KAMU BORCUNDA

“Bu duruma rağmen neden kriz olmuyor. Burada en önemli başarı öyküsü kamu dış borcunda yatıyor. Kamu dış borcu Gayrisafi Milli Hasıla’nın yüzde 13’üne gerilemiş durumda. Toplam iç ve dış kamu borcu son iki yılda yüzde 25’e gerilemiş durumda. Bu çok iyi bir performans. Bunun ana nedenlerinden biri döviz kurunun baskılanması. Burada borçlar TL cinsinden ifade ediliyor, dövizle baskılanıyor. Maazallah döviz reel değerlerine gelip yüzde 40-50 artarsa, kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 25’lerde kalmayacaktır. Tabi kalmasını temenni ediyoruz.”

“RİSKLERİMİZ BİRİKİYOR”

“Risklerimiz de birikiyor. Orta Doğu’daki savaş bir enerji maliyeti getiriyor bize. Cari açığın 60 milyar dolara yükseleceği hesaplanıyor. Mart ayı itibariyle kısa vadeli dış borç stokumuz 237 milyar dolar. Enerjiden kaynaklanan bir cari açık yükü de bunun üzerine gelecektir. Bir çevrilme zorluğu olacak kısa vadeli borçlar için. Borçların çevrilmesi ve finansmana erişimde Türkiye’nin bir sıkıntısı yok ama bu durum finansman maliyetlerine yansır. Kısa vadeli borçların Merkez Bankası brüt rezervi kadar olması gerekiyor. Brüt rezervlerimiz 169 milyar dolar civarında. Bu anlamda bir riskimiz var. Bu finansmana erişimde bir zorluk yaratmayacak ama kredi maliyetlerini artırabilir.”

“MUTLAK BUTLAN KARARI İYİ OLMADI”

“Ülkede maalesef bir türlü siyasi istikrar yok. Öyle veya böyle müdahale ile sağlanmış bir ekonomik istikrar olsa da. Neticede butlan iyi olmadı. Bu durum bir de ileriye yönelik hasar yaratıyor. 12 aylık enflasyon beklentisi anketlerde yüzde 47 çıkıyor. Bu da tabi iyi bir durum değil.”


Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.