JED Başkanı Ali Kındap: İzmir’i dünyanın önde gelen bir jeotermal şehri yapabiliriz
Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, "JED olarak biz jeotermal zenginliklerimizi “Ayaklarımızın altındaki güneşimiz” olarak tanımlıyoruz. Bu kaynağı kullanırken hiçbir ülkeye tek bir dolar bile ödemiyorsunuz, kimseden izin almıyorsunuz, kimseye hesap vermiyorsunuz, sınırsız bir enerji kaynağını farklı alanlarda değere dönüştürüyorsunuz" dedi

Ali Kındap-Jeotermal Enerji Derneği (JED)-Yönetim Kurulu Başkanı
Enerji kaynaklarında ithalata bağımlılığın oluşturduğu tehdit ve risklerin görünür hâle gelmesiyle tüm dünyada jeotermal enerjinin kıymeti ve önemi daha iyi anlaşılıyor.
Türkiye’nin farkı, Anadolu’nun zaten yüzyıllardır bir jeotermal coğrafyası olduğu gerçeğidir. Ege Bölgesi başta olmak üzere, bu topraklarda inşa edilen tüm uygarlıkların, jeotermal kaynakların ya üzerinde ya da çok yakınında olduğunu görürüz.
Yüzyıllardır jeotermal ile yaşayan bir ülkenin fertleri olarak bu eşsiz yeraltı kaynağımızı yeniden keşfediyoruz. Bunu yaparken insana, çevreye, doğaya ve elbette jeotermal kaynaklarımızı korumaya çok özel bir hassasiyet göstermekteyiz.
İzmir buna müstesna bir örnektir.
Jeotermal enerjide Türkiye’nin en yüksek kaynak verimliliğine sahip kentleri arasında yer alan İzmir, “temiz enerjinin başkenti” unvanını hakkıyla elde ediyor.
173251063.webp)
İZMİR’İN POTANSİYELİ
İzmir; enerji üretiminden jeotermal seracılığa, konut ısıtmasından termal turizme kadar jeotermalin tüm kullanım alanlarından çok daha yüksek seviyede değer üretebilme kabiliyetine sahip.
Balçova, Narlıdere, Dikili ve Bergama ilçelerinde 42 bin konutu, ithalata bağımlılığı sıfır noktasında olan jeotermal ile ısıtıyoruz. Rüzgâr, güneş ve jeotermal enerjide Türkiye’nin en zengin kaynaklarına sahip olan Çeşme ilçesinde %97’si ithalatla karşılanan doğalgaz kullanımının “müjde” olarak sunulmasını garipserken, başta Çeşme Yarımadası olmak üzere İzmir’in termal turizmde dünyanın dikkatini çeken bir merkez olma yolunda ilerlediğini de görmekteyiz.
271017167.webp)
SEFERİHİSAR’DA ENERJİ ÜRETİMİ
Naturel Holding’in bağlı kuruluşu Margün Enerji’ye ait olan ve Seferihisar’da üretimini sürdüren 12 Megavat kurulu gücündeki enerji santrali, İzmir’in tek jeotermal santrali olma özelliği taşıyor. Yakın lokasyonda Kurumsal Üyemiz Küçük Menderes Enerji A.Ş. tarafından yatırım çalışmaları devam eden enerji santralinin, bugüne kadar kabul edilen en yüksek seviyedeki çevre teknolojilerine sahip olacağını da belirtmek istiyoruz.
İlçe aynı zamanda Ege Bölgesi’nin en önemli tarımsal üretim ve turizm merkezleri arasında yer alıyor. Ülkemizin narenciye üretiminde ve ihracatında söz sahibi olan Seferihisar’da, jeotermal kaynaklı sebze ve meyve kurutma tesisleri inşa ederek, yılın 12 ayı üretim ve ihracat yapma şansı yakalamamız, tarımsal üretimden çok daha yüksek seviyede gelir üretmemiz mümkün.
Aynı şekilde jeotermal seracılık uygulamaları ile katma değeri yüksek herhangi bir pestisit kalıntısı barındırmayan tarım ürünlerini uygun maliyetle üreterek vatandaşlarımıza ucuz ve sağlıklı gıda ürünleri sunabilir; bu ürünlerin ihracatını yapabiliriz.
36232507.webp)
TERMAL SAĞLIK MERKEZİ İNCİRALTI
İlçenin Doğanbey bölgesi ise termal turizme yönelik çok önemli fırsatlar sunuyor. İlçe merkezini, Sığacık bölgesini ve komşu ilçe Güzelbahçe’nin konutlarını jeotermal kaynaklarımız ile ısıtmamız rahatlıkla mümkün.
Dikili ilçesindeki Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi, ülkemizin en özgün örneklerinden biri olacak. Bu yatırım tam kapasiteyle devreye alındığında, hinterlandında yaratacağı dönüşümü hep birlikte göreceğiz.”
İnciraltı, termal sağlık turizmi alanında İzmir’in kaderini değiştirecek potansiyele sahip. Dünya üzerinde kentin bu kadar içinde ve bu kadar yüksek bir jeotermal potansiyele sahip bir bölge bulunmuyor. Bugün dünyada isim yapmış termal sağlık bölgelerine bakıldığında hepsinin kentlerden kilometrelerce uzakta ve çok yüksek maliyetlerle ziyaretçi kabul ettiği görülüyor. İzmir’in 2015 ve 2020 EXPO adaylıklarının da ana temasını oluşturan bu bölge, kenti bu alanda dünya markası yapabilecek potansiyel taşıyor. İnciraltı bölgesi yatay mimariye sahip, doğa ile dost inşa edilmiş, uluslararası akreditasyonu olan fizik tedavi ve rehabilitasyon, balneoterapi ve termal kür tedavisi merkezleri ile birlikte planlanmalı. Bu tesisleşme atılımı yapılırsa, İzmir’e milyarlarca dolar döviz geliri sağlanabilir. Başta en önemli ticaret partnerimiz olan Avrupa’da kür merkezlerinde sunulan termal tedavilere ilgi giderek artıyor. Türkiye bu noktada büyük potansiyel vaat etse de, hizmete giren ve yatırım aşamasında olan tesislerimiz daha çok kaplıca turizmine odaklanan altyapılara sahip. On milyonlarca dolar yatırım yaptığımız bu tesisler, kaplıca turizmine odaklanan altyapılara sahip. Oysa bu alanda yüksek katma değer, birer hastane işlevi gören termal turizm merkezleri ile sağlanıyor.
56713401.webp)
AYAKLARIMIZIN ALTINDAKİ GÜNEŞ
JED olarak biz jeotermal zenginliklerimizi “Ayaklarımızın altındaki güneşimiz” olarak tanımlıyoruz. Bu kaynağı kullanırken hiçbir ülkeye tek bir dolar bile ödemiyorsunuz, kimseden izin almıyorsunuz, kimseye hesap vermiyorsunuz, sınırsız bir enerji kaynağını farklı alanlarda değere dönüştürüyorsunuz. Elektriğinizi üretiyor, sebze ve meyvenizi yetiştiriyor, hemen hemen tamamını ithal ettiğiniz doğal gaz ile değil tamamıyla sizin olan bir kaynakla evlerinizi, iş yerlerinizi ısıtıyorsunuz. Son yıllarda dünyada hızla yaygınlaşan jeotermal madencilik ve ayrıştırma uygulamaları ile yerin binlerce metre derinliğinde bulunan lityum gibi çok stratejik madenleri elde edebiliyorsunuz.
776551033.webp)
614102712.webp)
150 bin dönüm jeotermal ısıtmalı sera potansiyeline sahip olan Türkiye, halen 7 bin dönüm jeotermal ısıtmalı seraya sahip. Potansiyelimizin yalnızca %5’ini kullandığımız mevcut kapasitemizle dünyada 7'inci, Avrupa'da ise 1'inci sırada yer alıyoruz.
Aynı şekilde jeotermal kaynaklı elektrik üretiminde 1.800 MW kurulu güç seviyesine ulaştık ve potansiyelimizin çok altında kalan bu seviye ile dahi dünyanın dördüncü, Avrupa’nın lider ülkesi konumundayız. Sayın Cumhurbaşkanımızın Türkiye’nin 2035 hedefleri kapsamında açıkladığı 4 bin 500 MW jeotermal enerji kurulu gücü seviyesine rahatlıkla ulaşabileceğimizi söyleyebilirim.
Sektör olarak tüm kamu otoritelerine verdiğimiz mesaj ise “Net Sıfır” hedefimize ulaşacağımız 2053 yılında en az 10 bin MW jeotermal kaynaklı elektrik üretimi yapabileceğimizdir.
Yorumlar
0Henüz yorum yapılmamış
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.








