Tekstilcilerin İzmirli Başkanı: Üç yıl acil servisteyiz, sonra dönüşüm başlar
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Toygar Narbay, 2009-2025 döneminde sektöre 78 milyar dolar yatırım yapıldığını belirterek, yaklaşık 850 bin kişiye istihdam sağlayan sektörün Türkiye'nin geleceğinde yer alacağını ifade etti. Narbay, tekstilin önünde üç yıllık bir toparlanma süreci olduğunu öngördüklerini, sonrasında dönüşümün başlayacağını vurguladı

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), hazır giyim ve tekstil sektörü için yol haritasını ortaya koydu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel'e sunulan raporların mimarı TGSD Başkanı ve İzmirli sanayici Toygar Narbay, Tekreferans.com'a yaptığı açıklamada, "Sektörün önünde üç yıllık bir toparlanma dönemi var. Sonrasında ise dönüşüm başlayacak" dedi.

TGSD'nin son 1,5 yılda yaklaşık 15-20 farklı kurumdan otomatik veri çekebilen bir bilgi merkezi oluşturduğunu belirten Narbay, yapay zekâ destekli veri havuzu sayesinde sektörü artık 360 derece analiz edebildiklerini söyledi. Narbay, "Dünyada kim kime hangi ürünü satıyor, hangi ülkeler hangi pazarlardan mal alıyor, rekabet nasıl şekilleniyor; bunların tamamını analiz edebilecek bir veri altyapısı kurduk. Bu çalışmalar sonucunda sektörün bugününü, geleceğini ve dönüşüm yol haritasını ortaya koyan kapsamlı raporlar hazırladık" dedi. Narbay, çalışmaların Sektörel Durum Raporu, Strateji Raporu ve 2050 Uzgörü Raporu olmak üzere üç ana başlıkta topladıklarını dile getirdi.

2050 Uzgörü Raporu'nun gelecekte pazarın nasıl şekilleneceğini, tüketici beklentilerinin nasıl değişeceğini ve Türk hazır giyim sektörünün hangi alanlara yönelmesi gerektiğini ortaya koyduğunu belirten Narbay, Sektörel Durum Raporu'nun ise son 10-15 yıllık dönemi yatırım, finansman, ihracat, ithalat ve iç pazar verileriyle analiz ettiğini söyledi.
Bu iki çalışma arasında köprü görevi gören Strateji Raporu'nda ise sektörün bugünden geleceğe nasıl taşınacağının planlandığını kaydeden Narbay, "Kısa vadeli teşvikler elbette önemli. Ancak sektörün asıl ihtiyacı uzun vadeli bir strateji. Hazırladığımız raporda satış odaklı üretim, yapısal dönüşüm, yapay zekâ destekli işletmeler ve rekabetçiliği artıracak çok sayıda politika önerisi yer alıyor" dedi.
"TEKSTİL TÜRKİYE'NİN GELECEĞİNDE OLMAYA DEVAM EDECEK"
Son dönemde dile getirilen "Tekstil Türkiye'nin geleceğinde olacak mı?" tartışmalarını da değerlendiren Narbay, bunun gerçekçi bir yaklaşım olmadığını söyledi. Türkiye'nin elyaftan hazır giyime, markalaşmadan perakendeye kadar dünyanın en entegre üretim zincirlerinden birine sahip olduğunu vurgulayan Narbay, 2009-2025 döneminde sektöre yaklaşık 78 milyar dolar yatırım yapıldığını, bunun 45 milyar dolarının makine yatırımlarından oluştuğunu belirtti. Yaklaşık 850 bin kişiye istihdam sağlayan sektörün bugün de Türkiye ekonomisinin temel taşlarından biri olduğunu ifade eden Narbay, hazır giyim ve tekstilin yıllık 14 milyar dolarlık dış ticaret fazlasıyla cari dengeye önemli katkı sunduğunu söyledi.
"KONKORDATOLAR GERİLEDİ, KANAMA YAVAŞLADI"
Sektörün hâlâ ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu ancak son aylarda bazı göstergelerde iyileşme sinyalleri alındığını belirten Narbay, konkordato başvurularının geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 20-22 gerilediğini, işletme kapanışlarındaki artış hızının da yavaşladığını ifade etti. Narbay, "Kanama tamamen durmadı ama şiddeti azaldı. İstihdamdaki düşüş de son aylarda durmaya başladı. Bunlar olumlu sinyaller ancak sektör hâlâ yoğun bakımda" diyen Narbay, son dönemde Körfez ülkelerinden gelen sipariş ve finans hareketliliğinin sektöre kısa vadede nefes aldırdığını ancak bunun kalıcı çözüm olmadığını söyledi. Narbay şöyle devam etti, "Bu geçici rahatlamanın kalıcı hale gelmesi için hazırladığımız strateji haritasının uygulanması gerekiyor. Önümüzde bilançoların tamir edileceği yaklaşık üç yıllık bir stabilizasyon dönemi var. Sonrasında ise dönüşüm süreci başlayacak."
"İZMİR ÜRETİM DEĞİL, TASARIM VE SATIŞ ÜSSÜ OLMALI"
İzmir'in üretim maliyetleri açısından İstanbul ile birlikte Türkiye'nin en pahalı şehirlerinden biri olduğunu belirten Narbay, bu nedenle kentin üretim modelinin değişmesi gerektiğini söyledi. Narbay, "Büyük ölçekli üretimin İzmir'e gelmesi mümkün değil. Çünkü İzmir de artık pahalı bir üretim merkezi. Bundan sonra İzmir'in rolü tasarım, marka geliştirme, ürün geliştirme ve satış merkezi olmak olmalı. Gelecekte İzmir ve İstanbul daha çok premium ve lüks segment üretimin, tasarımın ve markalaşmanın merkezi haline gelecek" dedi.
"EMEK YOĞUN ÜRETİMİN ADRESİ DOĞU OLMALI"
Hazır giyimde büyük hacimli üretimin ancak Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya kayabileceğini belirten Narbay, mevcut teşvik sisteminin bunu desteklemediğini söyledi. Doğu illerinde verimlilik farkı, nitelikli iş gücü eksikliği, lojistik maliyetleri ve yönetici personel yetersizliğinin yatırımın önündeki en büyük engeller olduğunu vurgulayan Narbay, "Bugünkü şartlarda yatırımcı batıdaki fabrikasını kapatıp doğuya gitmek istemiyor. Çünkü verimlilik kaybı, lojistik maliyetleri ve yetişmiş insan kaynağı eksikliği yatırım kararını zorlaştırıyor" dedi.
MISIR YERİNE SURİYE MODELİ
Son yıllarda üretimin Mısır'a kaymasıyla ilgili değerlendirmelerde de bulunan Narbay, Mısır'a yatırım yapabilecek büyük ölçekli firma sayısının sınırlı olduğunu vurguladı. Türkiye'nin Suriye sınırında serbest üretim bölgeleri oluşturmasını öneren Narbay, bu model sayesinde hem büyük ölçekli üretimin korunabileceğini hem de Türkiye'deki iplik, kumaş ve boya sanayisinin ayakta kalabileceğini dile getirdi. Narbay şunları söyledi, "Sadece katma değere odaklanırsanız alttaki tekstil sanayisi çöker. Konfeksiyonu butik ve yüksek katma değerli hale getirebilirsiniz ancak iplik, kumaş ve boya sanayisini besleyecek hacimli üretimi de korumak zorundasınız. Bunun için Suriye başta olmak üzere sınır bölgelerinde üretim üsleri oluşturulabilir. Avrupa'nın, Bangladeş gibi uzak ülkelere yönelmek yerine Türkiye'nin teknik ve lojistik desteğiyle Suriye'de kurulacak üretim bölgelerine yatırım yapmasının göçü kaynağında azaltması da çok önemli."
TGSD Başkanı Toygar Narbay'ın önümüzdeki günlerde hazırlanan strateji raporunu Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği ile Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği yönetim kurulu üyeleriyle paylaşacağını sözlerine ekledi.
Yorumlar
0Henüz yorum yapılmamış
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.








