Tercan'dan Kemeraltı'na UNESCO uyarısı, Atina modeli önerisi
Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği Başkan Yardımcısı Bülent Tercan, Tarihi Kemeraltı'nda butik oteller ve konaklama tesislerinin artırılmasının bölgenin kültürel mirasını koruyacağını belirterek, Atina'nın tarihi Monastiraki bölgesini örnek model olarak gösterdi. Tercan, "Eğer tarihi dokuya uygun olmayan işlevler yaygınlaşırsa UNESCO hedefimizi riske atabiliriz" dedi

Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkan Yardımcısı ve İzmir Ticaret Odası Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Tercan, İzmir'in UNESCO Dünya Mirası Listesi hedefi doğrultusunda Kemeraltı Tarihi Liman Kenti adaylığına ilişkin önemli uyarılarda bulundu. Bölgede yapılacak her yeni yatırımın, verilecek her yapı ruhsatının ve hayata geçirilecek her projenin UNESCO adaylık sürecini destekleyecek nitelikte olması gerektiğini vurgulayan Tercan, aksi halde yıllardır sürdürülen çalışmaların riske girebileceğini söyledi.

Tarihi Kemeraltı'nın yalnızca İzmir'in değil, Türkiye'nin en önemli kültürel miras alanlarından biri olduğunu belirten Tercan, adaylık sınırları içerisinde gerçekleştirilecek yapılaşmaların tarihi dokuya zarar vermeyecek şekilde planlanmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.
UNESCO adaylık alanını gösteren haritanın İzmir kamuoyu tarafından yeterince içselleştirilmediğini dile getiren Tercan, şu değerlendirmede bulundu: "Bu harita İzmir için son derece önemli. Kırmızı sınırlarla gösterilen Tarihi Liman Kenti alanı içerisinde yapılacak her yatırımın, her yapılaşmanın ve her inşaatın Kemeraltı'nın UNESCO adaylığına katkı sağlayacak nitelikte olması gerekiyor. Ancak bu haritanın ve ifade ettiği sorumluluğun İzmir kamuoyu tarafından tam olarak anlaşılmadığını görüyorum."

TERCAN’DAN ATİNA ÖRNEĞİ
Kemeraltı ve hinterlandında yapılacak yeni yapıların kullanım amaçlarının da büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tercan, tarihi merkezin turizm odaklı gelişmesi gerektiğini belirtti. Özellikle butik oteller ve konaklama tesislerinin artırılmasının bölgenin kültürel mirasını koruyarak canlandıracağını ifade eden Tercan, bu konuda Atina'nın tarihi Monastiraki bölgesini örnek gösterdi. Tercan, "Bölgedeki yapıların önemli bölümünün otel, kültür ve turizm işlevi taşıması gerekiyor. Atina'daki Monastiraki Meydanı çevresinde olduğu gibi tarihi yapıları yaşatan, turizmi destekleyen fonksiyonlar tercih edilmeli. Eğer tarihi dokuya uygun olmayan işlevler yaygınlaşırsa UNESCO hedefimizi riske atabiliriz" dedi.
“RUHSATLARDA UNESCO KRİTERİ GÖZETİLMELİ”
Kemeraltı'nın büyük bölümünün Konak Belediyesi sınırları içerisinde bulunduğunu hatırlatan Tercan, yerel yönetimlerin de süreçte kritik rol üstlenebileceğini söyledi. Konak Belediyesi tarafından verilecek yapı ruhsatlarında UNESCO adaylık sürecini destekleyecek kriterlerin dikkate alınmasının değerlendirilebileceğini belirten Tercan, bu yaklaşımın bölgenin korunmasına önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Tercan, "Konak Belediyesi tarafından bu bölgede verilecek ruhsatlarda, UNESCO Kemeraltı adaylığına katkı sağlayacak işlevlerin teşvik edilmesi önemli bir yaklaşım olabilir. Burada amaç yatırımın önünü kesmek değil, yatırımları UNESCO hedefiyle uyumlu hale getirmek" diye konuştu. UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girmenin yalnızca uluslararası prestij anlamına gelmediğini, aynı zamanda İzmir'in turizm gelirlerini artıracak, tarihi mirası koruyacak ve kente sürdürülebilir ekonomik değer kazandıracak stratejik bir hedef olduğunu vurgulayan Tercan şöyle devam etti, "Kemeraltı'nda bundan sonra inşa edilecek ya da dönüştürülecek her yapının temel sorusu şu olmalı; 'Bu proje UNESCO adaylığına katkı sağlıyor mu? Tüm kamu kurumları, meslek odaları, yatırımcılar ve vatandaşların bu ortak hedef doğrultusunda hareket etmesi gerektiği kanaatindeyim."
Yorumlar
0Henüz yorum yapılmamış
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.









