Türk tütününde artan maliyet, ihracatta rekabeti zora soktu
Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Selim Jimi, tütün ihracatındaki artışın sektör açısından kalıcı bir rahatlama anlamına gelmediğine işaret ederek, “Artan maliyetler ve fiyatların sektörümüz ihracatına ileride olumsuz etkiler yapması ve Türk tütününün fiyat baskısı altında dünya pazarlarında rekabetçiliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade edebiliriz" dedi

Ege Tütün İhracatçıları Birliği’nin yeni Başkanı Selim Jimi, tütün ihracatındaki son yıllardaki artışa rağmen sektörün önündeki tablonun rakamlar kadar parlak olmadığını söyledi. Birliğin 2026’nın ilk yarısındaki 489 milyon dolar ihracat yaptığını, yıl sonunu 1,1 milyar dolar ile kapatacaklarını öngördüklerini açıklayan Jimi, Türk tütününün dünya pazarlarında maliyet baskısıyla pahalılaştığına dikkat çekerek, “Kendimizi dev aynasında görmememiz gerekiyor” diye konuştu.

Tekreferans.com'un sorularını yanıtlayan Jimi, 1991’den bu yana tütün sektöründe faaliyet gösterdiğini belirterek Türkiye tütün piyasasının Tekel’in destekleme alımlarıyla şekillendiği dönemin, 2000’li yıllarda Tekel’in sigara ve alkol bölümlerinin özelleştirilmesiyle sona erdiğini hatırlattı. Jimi, "Tekel'in destekleme alımlarını sona ermesi ile üretim belli bir miktar düştü. İhtiyaç kadar üretim yapılmaya başlandı" dedi.

Türk tütününün dünya toplam üretimindeki payının yüzde 1 ile 2 arasında olduğunu ifade eden Jimi, Türkiye’de üretilen Oryantal tütünlerin maliyetler nedeniyle dünyanın en pahalı tütünü arasında yer aldığını söyledi. Yüksek finansman, işçilik ve üretim maliyetlerinin hem üreticiyi hem de ihracatçıyı zorladığını vurgulayan Jimi, döviz kurunun enflasyon oranında artmamasının da ihracat fiyatlarını yukarı taşıdığını kaydetti.
“İHRACATTAKİ ARTIŞ KALICI OLMAYABİLİR”
Ege Tütün İhracatçıları Birliği’nin yılın ilk altı ayındaki ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre 17 milyon dolar arttığını ifade eden Jimi, "2025'i 1 milyar 60 milyon dolar ihracatla kapattık. Benim şahsi beklentim 2026'yı 1 milyar 100 milyon dolar ihracatla kapatacağımız şeklinde. Yılın ilk 6 aylık verileri de bu yönde güçlü sinyaller veriyor" dedi. İhracattaki artışın değer bazında yüzde 4, miktar bazında ise yüzde 1 seviyesinde olduğunu anlatan Jimi, artışın tamamının üretim ve pazar genişlemesinden kaynaklanmadığını, maliyetlerdeki yükselişin fiyatlara yansımasının da ihracat rakamlarını büyüttüğünü söyledi. Bu nedenle 2026’daki artışın sektör açısından kalıcı bir rahatlama anlamına gelmediğine işaret eden Jimi, “Artan maliyetler ve fiyatların sektörümüz ihracatına ileride olumsuz etkiler yapması ve Türk tütününün fiyat baskısı altında dünya pazarlarında rekabetçiliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade edebiliriz" dedi.
İZMİR TÜTÜNÜN KİLOSUNA 400 TL
Tütün üreticisi sayısı ve dikim alanlarında son yıllarda artış yaşandığını belirten Jimi, dikim miktarındaki artışı üreticinin kısmen memnuniyetini gösterdiğini ifade etti. Jimi, "Bunu söylerken üretici çok kazanıyor anlaşılmasın. Diğer ziraat türlerine göre daha iyi gelir sağlayan, opsiyonlar arasında en iyilerden bir tanesi" dedi. Tekel'in destekleme alımları zamanında '1 kg tütün fiyatı eşittir bir şişe rakı fiyatı' söylemine yanıt veren Jimi, "Şu anda İzmir tütünü için yaptığımız kontratlar 400 TL. Bugün rakının raf fiyatı ile tütün fiyatını kıyaslamak rakıdaki yüksek vergi yükü nedeniyle sağlıklı bir ölçü değil. Rakı üzerindeki ÖTV ve KDV yükü azaltılsa, 400 TL’lik sözleşmeli tütün fiyatının bir şişe rakıya göre daha yüksek kaldığı görülecektir" diye konuştu. Jimi, üretimin sürdürülebilirliği için mazot ve diğer girdilerde destek verilmesini önererek, sertifikalı tohum, mekanizasyon, damlama sulama ve akıllı sulama uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.
“ PAHALI TEDARİKÇİ OLMA RİSKİMİZ VAR”
Türk tütününün Amerikan harmanı sigaralarda önemli bir yeri olduğunu belirten Jimi, kullanım oranlarının düşürülmesiyle ihtiyacın azaltılabileceğine dikkat çekti. Jimi, özellikle Çin ve Asya pazarlarında Oryantal tütün içermeyen Virginia harmanı sigaraların da güçlü satış rakamlarına ulaştığını belirtti. Jimi, Türk tütününün gelecekte gerçekten vazgeçilmez hale gelmesi için yalnızca aroma avantajının yeterli olmadığını, Türkiye’nin kalite, sürdürülebilirlik ve izlenebilirlikte rakiplerinden ayrışması; aynı zamanda dünya pazarlarında fiyat açısından erişilebilir bir üretici ülke olması gerektiğini söyledi.
KAÇAK TÜTÜN ENDİŞESİ
Kaçak tütün piyasasının hareketlenmesinin yasal sektör için ayrı bir tehdit oluşturduğunu belirten Jimi, sözleşmeli üretimle belirlenen miktarların kaçak piyasaya kayması halinde firmaların alıcılara verdikleri taahhütleri yerine getirmekte zorlanabileceğini söyledi. Jimi, bu durumun, sigara harmanlarında en az yüzde 30 Türkiye’de üretilmiş tütün kullanma zorunluluğu bulunan firmalar için de tedarik sorununa yol açabileceğini sözlerine ekledi.
Yorumlar
0Henüz yorum yapılmamış
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.








