Zeytinyağında acı gerçeğimiz: Ölçemediğiniz sektörü yönetemiyoruz
Türkiye’de binlerce insanın geçimini sağladığı zeytin ve zeytinyağı sektörünü ölçemiyoruz maalesef. Ege Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Emre Uygun bunun için Dijital Zeytinyağı Üretim Takip Sistemi’ni gündeme getirdi. Amaç sektörü tahmin ile değil ölçüm ile yönetmek. Ölçülebilir verinin işlenmesi ile hayata geçirilen politikalar aracılığıyla üreticinin emeğini, sanayicinin yatırımını, ihracatçının pazarını ve tüketicinin güvenini koruma yolunda büyük bir adım atmak mümkün olacak

Binlerce üretici, bini aşkın işletme, yüzlerce ihracatçı, onlarca marka ve yaklaşık 3- 3.5 milyar dolarlık büyüklüğe sahip bir sektör: Zeytin ve zeytinyağı.
Her sezon öncesi yaşanan klasik tartışma; rekolte ne olacak, fiyat nasıl oluşacak? Suriye'den kaç ton yağ geldi? Bu yağ nerelerde kullanıldı? Birlikler ne yaptı? İhracat kısıtlanacak mı?
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) sezon başında yaklaşık 310 bin ton zeytinyağı rekoltesi açıkladı. Sektörün önemli bölümü ise bunun 180 bin ton civarında gerçekleşeceğini savundu. Bir tarafta resmi rakamlar, diğer tarafta piyasanın söylediği rakamlar. Yıl boyu süren hangi rakam gerçek tartışması. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği'nin (EZZİB) Başkanı Emre Uygun yönetim kurulu üyeleriyle birlikte dün düzenlediği basın toplantısında konu gündeme geldiğinde ve stokları sorduğumuzda şu yanıtı verdi. “Şu an ne kadar stok olduğunu bilmiyoruz. Elimizde bir veri yok. Elimizdeki tek veri Birliğimizin (Ege İhracatçı Birlikleri) ihracat verisi”. Ne yazık ki ölçemediğiniz veriyi yönetemezsiniz.
TAHMİN DEĞİL ÖLÇÜM
Sayın Uygun ve yönetim kurulu üyeleri zor bir işe kalkışıyor... Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü ile yapılan temasların ardından basın toplantısında gündeme getirdiği "Dijital Zeytinyağı Üretim Takip Sistemi". Sistem; tarladan sıkım tesisine, depolardan ambalaja ve ihracata kadar uzanan zincirin tamamını dijital olarak izlemeyi amaçlıyor. Amaç ise ölçülemeyen hiçbir piyasanın yönetilemeyeceği gerçeğinden hareket ederek tahmin değil, ölçüm modeline geçilmesi.
Sezonda üretim ne olacak? Ne kadar yağ çıkacak? Geçmiş stok devri ne kadar? Dijital çağda bu verilere ulaşmak çok da zor olmamalı diyerek İspanya örneğini veren Başkan Uygun, İspanya'nın 1970'lerde oluşturduğu ve yarım asrı geçen sistemin bugün hâlâ aynı mantıkla çalıştığına dikkat çekiyor. İspanya genelinde zeytinyağı işletmeleri her ayın belirli gününde elindeki verileri sisteme aktarıyor. Ne kadar zeytin aldı? Ne kadar yağ üretti? Ne kadar sattı? Tanklarında ne kadar stok bulunuyor? Devlet, idari otorite verileri anlık görebiliyor. Bu sayede acaba piyasada ne kadar ürün var tartışması yaşanmıyor. Çünkü herkes aynı veriye bakıyor.
ÜRETİCİ EMEĞİNİ, İHRACATÇININ PAZARINI KORUMA YOLU
Türkiye'de yaklaşık bin 500- bin 600 arasında sıkım tesisi ve zeytinyağı fabrikası bulunduğu ifade ediliyor. Bugünün dijital altyapısıyla bu tesislerin ayda bir sisteme veri girmesi sağlanabilir mi? Bu sağlandığı takdirde birkaç dakikalık veri girişiyle; gerçek üretim, gerçek stok, gerçek satış, gerçek ihracat anlık olarak izlenebilir. Böylece rekolte tartışmaları kulislerden değil, sistemden okunur. Başta fiyat olmak üzere sektörle ilgili tüm kararlar popülist reflekslerle değil, somut bilgiler aracılığıyla alınabilir. Zeytin ve zeytinyağı sektörü artık tahminlerle değil, dijital verilerle yönetilmeyi hak ediyor.
Ölçülebilir verinin işlenmesi ile hayata geçirilen politikalar aracılığıyla üreticinin emeğini, sanayicinin yatırımını, ihracatçının pazarını ve tüketicinin güvenini koruma yolunda büyük bir adım atmak mümkün olacak.
Yorumlar
0Henüz yorum yapılmamış
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.






