Reklam Reklam

İş insanı Gökdemir: İzmir’de kazanıp kente harcamamak büyük ayıp!

İzmirli iş insanı Selim Gökdemir, "Varlıklı, başarılı, maddi açıdan imkânı olan insanların kente bir şey yapması lazım. Türkiye'de de, İzmir'de de böyle bir mahalle baskısı yok. İnsanlar paralarını lüks şeylere nasıl harcadıklarını gösteriyorlar. Yatlarda vesaire fotoğraflar veriliyor. Aslında ayıp, görgüsüzlük…Ama bu görgüsüzlüğü eleştiren yok" dedi

Tek Referans Tek Referans Yayınlanma: 4 Şub 2026 - 14:31 Güncelleme: 5 Şub 2026 - 00:58

Selim Gökdemir, "İzmir kazanırsa Türkiye ekonomisine sınıf atlatır" dedi

Selim Gökdemir, "İzmir kazanırsa Türkiye ekonomisine sınıf atlatır" dedi

İzmir’in duayen iş insanı Selim Gökdemir, “Biz servetimizi bu topraklarda kazandık. O serveti yurtdışına götürmeyi adil bulmuyorum. Bu topraklarda kazanılanın bu topraklarda kalması lazım. Servetini Türkiye’den, İzmir’den kazanıp yatırımlarını yurtdışına taşıyanlar bir ihanet içindedir” dedi.

Gökdemir, "Varlıklı, başarılı, maddi açıdan imkânı olan insanların kente bir şey yapması lazım. Türkiye'de de, İzmir'de de böyle bir mahalle baskısı yok. İnsanlar paralarını lüks şeylere nasıl harcadıklarını gösteriyorlar. Yatlarda vesaire fotoğraflar veriliyor. Aslında ayıp, görgüsüzlük…Ama bu görgüsüzlüğü eleştiren yok" diye konuştu.

Hayatta öğrendiği en önemli derslerden birinin kapitalistlere taleple değil teklifle gitmek olduğunu ifade eden Selim Gökdemir, “Yani İzmir için bir teklifte bulunmamız lazım. Sorunun olduğu her yerde fırsat vardır. İzmir'de büyük boyutta o kadar çok yatırım fırsatı var ki. Mesela bu yatırım alanları İstanbul'da yok. Ben birkaç 100 milyar dolardan bahsediyorum. Dolayısıyla İzmir'in potansiyelinin değerlendirilmesi halinde Türkiye ekonomisine sınıf atlatır. Türkiye de kazanır İzmir de kazanır” diye konuştu.

İş insanı Selim Gökdemir, Tekreferans.com İmtiyaz Sahibi Erhan Gülenç'e İzmir ile ilgili projelerini anlattı

İş insanı Selim Gökdemir, Tekreferans.com İmtiyaz Sahibi Erhan Gülenç'e İzmir ile ilgili projelerini anlattı

İzmir’de simge inşaat projeleriyle öne çıkan Megapol Group Yönetim Kurulu Başkanı Selim Gökdemir, Tekreferans.com’a İzmir ekonomisi ve kent vizyonu üzerine görüşlerini anlattı.

“HIRSLI OLMAYAN AMA SINIF BİRİNCİSİ OLACAK BİR ÖĞRENCİ GİBİYİZ”

“İzmir’de mevcuk bir durum var. Bu tablodan memnunsak hiçbir şey yapmayalım. Memnun değilsek bir şeyler yapalım o zaman” diyen Gökdemir, “İzmir'in büyük bir potansiyeli var ama sahip olduğu potansiyel değerlendirilemiyor. İzmir limanında bugün bir problem olsa da bir liman şehri. Arka tarafında önemli bir alanı var. Çok ciddi tarihi geçmişi, arkeolojik mirası var. Eğitimli insan profili var. Hani bir öğrenci olur, notları iyi değildir ama der ki öğretmeni, "Ya bunun kapasitesi daha fazla, bunun sınıf birincisi olması lazım." İzmir'in durumu bunun gibi. Belki hırslı değil İzmir. Hırslı olmadığı için yarışa girmemiş” şeklinde konuştu.

Gökdemir, sorunların olduğu yerde fırsatların olduğu sözünün İzmir için söylenebileceğini ifade etti

Gökdemir, sorunların olduğu yerde fırsatların olduğu sözünün İzmir için söylenebileceğini ifade etti

“İZMİR’DE VARLIKLI İNSANLARA MAHALLE BASKISI YOK”

İzmir iş dünyasının İzmir’den kazandığını kente vermediğini belirten Gökdemir, “Şehirde böyle bir hava yok. Mahalle baskısı da yok. Yeni bir rol modeline ihtiyaç var” dedi. Gökdemir, “Bir dönem ortaklık yaptığım İsviçreli önemli bir iş insanı bir sohbette bana şunu söyledi: "Ya Selim" dedi, "Ben bu kadar sosyal yardım projesini kendi isteğimle yapmıyorum".  "Nasıl? Anlatır mısın?” dedim. "Bizde toplumun öyle bir baskısı var ki yapmazsam beni linç ederler” yanıtını verdi. Yani varlıklı, başarılı, maddi açıdan imkânı olan insanların kente bir şey yapması lazım. Türkiye'de de, İzmir'de de böyle bir baskı yok. İnsanlar paralarını lüks şeylere nasıl harcadıklarını gösteriyorlar. Yatlarda vesaire fotoğraflar veriliyor. Aslında ayıp, görgüsüzlük… Ama bu görgüsüzlüğü eleştiren yok. Oysa imkanı olan insanların projeleriyle kente hizmetlerde yarışmaları lazım” görüşünü dile getirdi.

Selim Gökdemir, özellikle Avrupa'da varlıklı insanlardan toplumun beklentilerinin yüksek olduğunu vurguladı

Selim Gökdemir, özellikle Avrupa'da varlıklı insanlardan toplumun beklentilerinin yüksek olduğunu vurguladı

“İSVİÇRELİ HOLDİNGİ İSTANBUL’A TAŞIMAYA İZİN ÇIKMADI”

Servetini Türkiye’den, İzmir’den kazanıp yatırımlarını yurtdışına taşıyanların bir ihanet içinde olduğunu belirten Gökdemir, bunu daha önce de söylediğini, şimdi de arkasında olduğunu söyledi. Gökdemir, şöyle konuştu: “Şöyle bir örnek vereyim; İsviçreli bir iş insanı ile çok iyi anlaştım. Benimle ortak olmayı teklif etti. Aramızda da ciddi bir maddi büyüklük var. “Neden böyle bir teklifte bulunuyorsun?” diye sordum. Bana “Babamdan ve dedemden kalan yöneticiler var, onları ben değiştiremedim. Burada da müthiş bir baskı var. Bir Türk ortağım olursa şirketlerimi yeniden yapılandırabilirim, şirketi Türkiye’de daha rahat yönetiriz” dedi. Holdingin merkezini İstanbul'a almaya karar verdik. Tam imza aşamasında bir mevzuat çıktı karşımıza. Avrupa Birliği'ndeki bir şirketin merkezini Avrupa Birliği dışına aldığınızda servetinin yüzde 20’sini vergi olarak ödüyorsunuz. Liberal bir ekonomi içerisindeyiz ama devlet servetinizi yurtdışına taşıdığınızda yüzde 20 vergi alıyor. Ben eğitimimi Almanya’da yaptım. Avrupa geçmişi olan bir insanım. Oradaki ülkelerde servetinizi istediğiniz yere götüremiyorsunuz. Yatırım yapmayı kastetmiyorum, servetin götürülmesini kastediyorum. Bu topraklarda biz bu serveti kazandık. Bunu dışarı götürmeyi adil bulmuyorum. Bu topraklarda kazanılan bu topraklarda kalmalı.”

Selim Gökdemir, İzmir'i turistler için cazip hale getirecek projeler üzerinde çalıştıklarını açıkladı

Selim Gökdemir, İzmir'i turistler için cazip hale getirecek projeler üzerinde çalıştıklarını açıkladı

“KAPİTALİZMDE TALEP YOK, TEKLİF VAR”

Gökdemir, “Ben kapitalist sistemde şunu öğrendim. Kapitalistlerden bir talepte bulunmayacaksınız, bir teklifte bulunacaksınız. Örneğin yıllar önce Karşıyaka Spor Klubü’nün danışma kurulu toplantısına katıldım. Orada yine konu paraya geldi. Kimse para vermek istemiyor. Sıra bana geldiğinde bir proje teklif ettim. Biraz önce 10 bin dolar vermek istemeyenler, 10 milyon dolar vermeye kalktı. Kapitalizm budur. Şimdi İzmir konusuna geldiğimizde, aslında herkes kazanacak. Yani İzmir için bir teklifte bulunmamız lazım. İzmir'de böyle bir potansiyel var. Çok büyük potansiyel var. İzmirliler de kazanacak, hükümet de kazanacak, Türkiye de kazanacak. Sadece doğru bakış açısına ihtiyacımız var. Benim söylediğim bu. Doğru bakış açısını da özetleyen Gökdemir, “Sorunun olduğu her yerde fırsat vardır. İzmir'de o kadar çok yatırım fırsatı var ki büyük boyutta. Mesela bu yatırım alanları İstanbul'da yok. Ben birkaç 100 milyar dolardan bahsediyorum. Dolayısıyla İzmir'in potansiyelinin değerlendirilmesi halinde Türkiye sınıf atlar.

SUÇLAMA DEĞİL ÖZELEŞTİRİ

İzmir’in yeni bir limana kavuştuğu 1880’lerde büyük bir sıçrama ivmesi yaşadığını, 1922’de yaşanan yangının ciddi etkilerine rağmen 1960’lara kadar çok iyi gittiğini ifade eden Gökdemir, “1960'larda İzmir ekonomisi İstanbul’dan bile cazip. Ancak 1970’ler ve 1980’lerden itibaren geri plana düşmeye başlıyor. Bu noktada herkesin bunda sorumluluğu var. İnsanlar özeleştiri yapmak yerine birbirlerini eleştirirler. Faturayı birisine gönderirler. Oysa kişisel gelişimin temeli ve şartı özeleştiri yapmaktır. İnsanda olduğu gibi şirketlerde de toplumda da böyledir. İzmir'in özeleştiri yapması lazım. Ben hükümeti suçlamayı, yerel yönetimleri suçlamayı doğru bulmuyorum” dedi.

Liman tartışmaları ile ilgili Selim Gökdemir, mevcut limanı rehabilite etmek yerine yeni bir yük limanı yapmanın daha doğru olacağını söyledi

Liman tartışmaları ile ilgili Selim Gökdemir, mevcut limanı rehabilite etmek yerine yeni bir yük limanı yapmanın daha doğru olacağını söyledi

“ALSANCAK LİMANI’NI KRUVAZİYER LİMANI YAPALIM”

Gökdemir, şöyle devam etti: “Mühendislikte en basit çözümler en doğru olanlardır. Sosyolojide de en doğru metot tarihtir. Yaşanmış olayları analiz edebilirsiniz. 19. Yüzyıl sonunda Guiffrey ailesi İzmir Limanı’nı yapınca kent hızla gelişiyor. Demek ki mesela İzmir'in bir liman sorununu çözmemiz lazım. Zamanla körfez dolduğu için büyük gemiler giremiyor. Temel sorun bu. Bir dip taraması yapılmalı. Bunun maliyeti eğer Bakanlık veya belediye gemileri satın alırsa toplam 500 milyon dolar. İhale edilirse bir milyar dolar gerek. Bu da yetmiyor. Bu tip körfezler hep doluyor. Belli bir sayıda geminin devamlı tarama yapması lazım. Şöyle bir karşılaştırma yapmamız gerekiyor. Bu parayı mevcut limanı rehabilite etmeye mi harcayalım yoksa yeni bir liman mı yapalım? Mesela ulaşım sıkıntısı var, depolama sıkıntısı var. Bence bu parayı yeni limana harcamak yerine İzmir'e şey yapmak lazım. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay’ın görüşüne katılıyorum. Kruvaziyer limanı yapmak lazım. Kruvaziyer gemiler gelmiyorsa işte orada bir denklem kurmamız gerekiyor. İzmir’i kruvaziyer gemi gelecek hale getirmeliyiz. O yüzden tarihi dokuyu ayağa kaldırmalıyız. İzmir'e turistlerin gelmesi için sebepleri çoğaltmalıyız.”

Gökdemir'e göre İzmir'i ayağa kaldıracak projelerde uzlaşma sağlanmalı

Gökdemir'e göre İzmir'i ayağa kaldıracak projelerde uzlaşma sağlanmalı

KORDON’U AYAĞA KALDIRACAK PROJE

Megapol Group olarak İzmir’in kültürel mirası ve turizmi için devam ettikleri projelerden bahseden Gökdemir, “Biz şirket olarak 1. ve 2. Kordon’da bir mahalleyi belirledik, orayı ayağa kaldırmaya çalışıyoruz. Benim restorasyondan öğrendiğim şey, tek başına bir bina yapmanın bir anlamının olmadığıdır. Bir bölgeyi ortaya çıkaracaksınız. O yüzden biz bir mahalle belirledik, onu ortaya çıkarmak istiyoruz. Eski Alman Konsolosluğu'nun civarına konsantre olduk. Şu anda altı tane binamız var. O sayıyı artırmayı planlıyoruz. Ama İzmir’i ayağa kaldırmak bir projeyle olmaz. Bizim tek başına başarabileceğimiz bir şey değil. Bu konuda bir uzlaşma olmalı. Kemeraltı Projesi'ni hep savundum. Zamanında da yaptığım tek eleştiri çok dağılmış olmasıydı. TARKEM için 250 hektar çok büyük bir alan. Bu alan 20 hektarla, 50 hektarla sınırlansaydı şu ana kadar başarı gelmişti” diye konuştu.

Göbeklitepe'yi örnek olarak gösteren Selim Gökdemir'e göre İzmir'de arkeolojik kazı çalışmaları artmalı

Göbeklitepe'yi örnek olarak gösteren Selim Gökdemir'e göre İzmir'de arkeolojik kazı çalışmaları artmalı

KEMERALTI’NIN HELENİSTİK KATMANI ORTAYA ÇIKMALI

Gökdemir, şöyle konuştu: “Kemeraltı'nın altında Roma dönemi var. O biliniyor. Daha altında Helenistik döneminin olduğu da yüksek bir ihtimal. Onunla ilgili bir şey yapılmamış. Helenistik dönemle ilgili bir kazı yapılsa, İzmir'e yurtdışından misafirlerin gelmesi için önemli bir sebep ortaya çıkarılabilir. Abartarak söylüyorum ama Göbeklitepe nasıl popüler oldu? Şu an bütün o bölgenin kaderini değiştirdi. Araştırdığımızda bir şeyler bulabiliriz. Bu da dünyanın dikkatini İzmir’e yönlendirebilir.”

“NİYE MÜZE YAPIYORSUN DİYE SORANLAR VAR”

Kazılara sponsorluk düşündüklerini vurgulayan Gökdemir, şu an bir bilim insanı ile birlikte ne yapabileceklerine dair araştırma içinde olduklarını söyledi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Yerel Kalkınma Hamlesi kapsamında 2026 yılında İzmir’de kültürel mirasa yönelik yatırım projelerini desteklemesini önemli bulan Gökdemir, “Ben bunu yaşadım. Yaşadığımdan hareket ederek söylüyorum. Şöyle bir sıkıntı var. Özel sektörün kültürel miras alanında faaliyet göstermesi öngörülmemiş. Ben bu konuda engellerle karşılaştım. “Niye müze yapıyorsun?” diye soruyorlar bana. Oysa toplumun kollektif menfaatlerinin bireysel menfaatlerden daha önemli olduğunu algılaması gerekiyor” dedi.

Reklam Reklam

YORUMLAR

0

Yorum Yap

Reklam Reklam

BU KATEGORİDEN DİĞER HABERLER

Reklam Reklam