Tuncer: Doğru konumlanırsak krizden güçlü çıkabiliriz

İzmir Ticaret Borsası (İTB) Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, küresel gelişmelerin tarım ve hayvancılık üzerindeki etkilerine dikkat çekerek Türkiye’nin bu süreçte güçlü bir tedarikçi ülke olarak konumlanabileceğini ifad etti.

Nihat Delibaşı Nihat Delibaşı Yayınlanma: 30 Mar 2026 - 18:20 Güncelleme: 30 Mar 2026 - 22:25

İzmir Ticaret Borsası (İTB) Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda konuşan Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, küresel gelişmelerin tarım ve hayvancılık üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Türkiye’nin bu süreçte güçlü bir tedarikçi ülke olarak konumlanabileceğini ifad eden Tuner, “Artık mesele sadece üretmek değil; kriz ortamında ayakta kalabilmek ve doğru stratejilerle süreci yönetebilmektir” dedi.

Ortadoğu’da yükselen gerilim ve değişen küresel dengelerin yalnızca askeri değil; gıda, enerji ve lojistik zincirlerini de doğrudan etkilediğini vurgulayan Tuncer, “ABD-İsrail ile İran hattında yaşananlar, tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesi anlamına geliyor. Türkiye bu dönüşümde ya savrulan taraf olacak ya da merkezde yer alarak ekonomik olarak kök salacaktır” dedi.

Sahadaki ekonomik baskılara dikkat çeken Tuncer, artan akaryakıt fiyatları, nakliye giderleri ve girdi maliyetlerinin üreticiyi zorladığını belirtti. Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme Komitesi’nin adımlarını önemli bulduklarını ancak daha kapsamlı politikalara ihtiyaç olduğunu ifade eden Tuncer, verimlilik odaklı ve planlı üretim modelinin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

“HAYVANCILIKTA SIKINTI ARTABİLİR”

Hayvancılık sektörüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Tuncer, şunları söyledi: “450 bin baş sığır ve 70 bin ton et ithalatı, düşük süt fiyatları ve artan yem maliyetlerinin sürdürülebilir olmadığını söyledi. Anaç hayvan kesiminin devam etmesi halinde üretimin geleceğinin risk altında olduğunu belirten Tuncer, su kaynaklarındaki azalma ve mera sorunlarının da sektörü kırılma noktasına getirdiğini dile getirdi. Konuşmasında karabuğday üretimine özel bir parantez açan Tuncer, bu ürünün stratejik bir alternatif olduğuna dikkat çekti. Yüksek protein değeri, glütensiz yapısı ve kısa üretim süresi ile öne çıkan karabuğdayın, hayvancılıkta da önemli bir yan ürün avantajı sunduğunu belirten Tuncer, “Kaliteli yem ihtiyacımızın yalnızca yüzde 35’ini karşılayabiliyoruz. Karabuğday gibi ürünlerle bu açığı kapatabiliriz. Rusya ve Çin’in güçlü olduğu bu pazarda Türkiye neden söz sahibi olmasın?” dedi. Tuner, ikinci ürün olarak karabuğday ekiminin teşvik edilmesi gerektiğini vurguladı.

Tarım ve hayvancılığın stratejik önemine dikkat çeken Tuncer, “Bu alan artık sadece bir sektör değil, milli güvenlik meselesidir. Enflasyonu düşürmek istiyorsak, önce gıda fiyatlarını dengelemek zorundayız. Gıda arzı güçlü olan ülkeler ayakta kalır” diye konuştu. Cumhurbaşkanlığı tarafından açıklanan “Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek Projesi”ni de değerlendiren Tuncer, projenin sektörde önemli bir ihtiyaca karşılık verdiğini ifade etti. Proje kapsamında sağlanan 100 baş hayvan, iki yıl geri ödemesiz faizsiz kredi, TARSİM sigortası ve yıllık 180 bin TL bakım desteğinin özellikle gençler ve kadın üreticiler için önemli bir fırsat sunduğunu belirtti.

YORUMLAR

0

Yorum Yap

BU KATEGORİDEN DİĞER HABERLER