
İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, İzmir Körfezi’nde gemilerin kullandığı yaklaşım kanalının son derece daraldığını belirterek, müdahale edilmediği durumda Körfezde dolaşım kapasitesinin daha da zayıflayacağını ve İzmir Körfezi’nin göl haline geleceğini söyledi.
“2025 Körfez Buluşması”nda konuşan Güler, körfezde yıllardır devam eden sığlaşma ve sediman birikimi sorununa da dikkat çekti. Güler, “Körfez’de dışa doğru bir su hareketi olsa bile, kıyı çizgisi boyunca ciddi bir sığlaşma görüyoruz. Haritalarda sarı olarak işaretlenen bölgeler sediman birikiminin en yoğun olduğu alanlar. Bu süreç körfezin zaman içinde bir göle dönüşmesine yol açabilecek bir risk taşıyor. Gemilerin geçiş yaptığı alan giderek daralıyor ve bu durum Yenikale Burnu ve Çakalburnu hattında kritik bir derinlik kaybına yol açtı. Bugün gemi trafiğinin kullandığı koridor son derece daralmış durumda. Sediman hareketine müdahale edilmezse Körfez’in dolaşım kapasitesi daha da zayıflayacak” dedi.

İKİ YAPAY ADA
Körfezin taranmasını öngören Körfez Rehabilitasyon Projesi’nde yapılacak çalışmaların oldukça karmaşık olduğunu belirten Güler, Akkuyu Nükleer Santrali’nin ÇED süreci altı ayda tamamlanırken, bu projenin ÇED sürecinin 4,5 yıl sürdüğüne dikkat çekti. Tarama ile çıkarılacak malzemenin 45 milyon metreküp olacağını belirten Güler, bu malzemenin tehlikeli atık olmadığını, kamuoyu desteği ile iki yapay ada yapılabileceğini söyledi.

GEDİZ ANA KİRLETİCİ İDDİASI
İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Levent Zafer Yıldır, İzmir Körfezi’nin ana kirletici noktalarından biri Gediz Nehri’ne dikkat çekerek, “275 kilometre uzunluğundaki Gediz Nehri, dört farklı ilden geçerek Körfez’e ulaşıyor ve geldiği son noktada ne yazık ki çok ciddi bir kirlilik yükü taşıyor. Gerekli arıtma süreçleri çalışmadığı, kontroller ve denetimler yerine getirilmediği için bu kirlilik her geçen gün artıyor. Üstelik bu denetimleri yapma yetkisi yerel yönetimlerde değil. Önümüzdeki dönemde bu yetki meselesinin yeniden tartışılması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bugün geldiğimiz noktada Gediz’in kirletilmeye devam edildiğini üzülerek görüyoruz. Körfez üzerinde çok daha sıkı bir kontrol mekanizması kurmak için hem uydu hem drone izleme sistemlerini devreye aldık. İZSU ekiplerimiz büyük bir özveriyle çalışıyor; geçmiş yıllarda yaşadığımız kirlilik ve koku sorunlarına kıyasla önemli bir mesafe aldık. Ancak bakanlık düzeyinde yürütülmesi gereken çalışmalar henüz başlamış değil” dedi.

ÜÇ BAKANLIĞI İŞARET ETTİ
Geçen günlerde Bayraklı açıklarında tanık olunan kirlilik hakkında konuşan Levent Yıldır, “Kaynağı tam olarak bilinmemekle birlikte bir tersane ya da yük gemisinden bırakıldığı değerlendirilen bu atık, deniz yüzeyinde ciddi bir kirliliğe yol açtı. Körfezde yaşanan her sorunun siyasi gerekçelerle yalnızca belediyeye yüklenmesi doğru değil ve çözüm üretmiyor. Çünkü mevzuata göre denizlerde yetkili üç bakanlık var: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı; Tarım ve Orman Bakanlığı. Dolayısıyla kalıcı çözüm için bu bakanlıkların desteği hayati önem taşıyor. Onların sahiplenmesiyle birlikte Körfez’de çok daha güçlü adımlar atabilir, Körfez’i yeniden en iyi haliyle İzmir’e kazandırabiliriz. Bugün attığımız her adım, çocuklarımızın temiz bir Körfez’de yeniden yüzebilmesi, balıkların çoğalması ve kıyılarımızın yeniden hayat bulması içindir” şeklinde konuştu.

KÖRFEZE 30’DAN FAZLA KAMERA VE GEMİ DENETİM SİSTEMİ
İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marım, Körfez’deki kirliliğin yalnızca alg patlamasından değil, dış kaynaklı deşarjlardan da beslendiğini söyleyerek, “Her şehrin kendine has tarımsal ve kentsel girdileri var. Körfez’deki kirlilikte insan kaynaklı faktörler büyük rol oynuyor. Bu nedenle Başkanımız Cemil Tugay’ın talimatıyla 30’dan fazla kamera ve gemi denetim sistemi kuruyoruz. Körfez’e yapılan izinsiz atık bırakma girişimlerini anlık izleyeceğiz” diye konuştu.
YORUMLAR
0Yorum Yap