
İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, küresel ticaretteki yeni dengelere dikkat çekerek Avrupa Birliği’nin yeni serbest ticaret hamlelerinin Türkiye açısından ciddi riskler barındırdığını vurguladı. Kestelli, “Aleyhimize çalışan Gümrük Birliği mutlaka revize edilmeli” dedi.
“ENFLASYONLA MÜCADELEDE ARZU EDİLEN HIZ YAKALANAMADI”

2026’nın ilk iki ayının geride kaldığını hatırlatan Kestelli, enflasyonla mücadelede arzu edilen hızın yakalanamadığını ifade etti. Ocak ayı verileri, Merkez Bankası’nın hedef güncellemesi ve beklentilerdeki katılığın sürecin zorlu ilerlediğine işaret ettiğini söyledi. Kestelli, sürdürülebilir ve kapsayıcı büyüme için stratejik çerçevenin güçlendirilmesi ve uygulamanın hızlandırılması gerektiğini dile getirdi.
Kestelli, küresel ticarette önemli bir kırılma yaşandığını belirterek ABD Başkanı Donald Trump’ın gümrük vergilerini bir politika aracı olarak kullanmasının zincirleme etkiler doğurduğunu söyledi. En kritik gelişmenin ise Avrupa Birliği’nin MERCOSUR ve Hindistan ile yeni bir dış ticaret süreci başlatması olduğunu kaydeden Kestelli, bu anlaşmalar kapsamında tarife kalemlerinin yüzde 90’ından fazlasında gümrük vergilerinin kaldırılacağını vurguladı. Kestelli, “AB’nin yeni serbest ticaret anlaşmaları Türkiye için kötü haber anlamına geliyor. Özellikle emek yoğun sektörlerde Türkiye, pazar kaybı riskiyle karşı karşıya" dedi.
DIŞ TİCARET VE İÇ PAZAR ZARAR GÖREBİLİR
Gümrük Birliği’nin mevcut yapısı nedeniyle Hindistan ve Güney Amerika mallarının Türkiye’ye avantajlı şekilde girebileceğini, ancak Türk mallarının aynı imkâna sahip olmayacağını belirten Kestelli, Hindistan’ın 607 milyonluk iş gücüne karşılık Türkiye’de bu rakamın 36 milyon civarında olduğunu hatırlattı.
Hindistan’daki düşük işçilik maliyetlerinin de rekabet avantajını artırdığını kaydeden Kestelli, "Türkiye’nin atması gereken iki temel adım bulunuyor. AB ile Gümrük Birliği’nin Türkiye lehine revize edilmesi, emek yoğun sektörlerde yapısal dönüşümü sağlayarak teknoloji ve katma değer odaklı üretime geçilmesi. Bunu sağlayamadığımız takdirde Türkiye düşük katma değerli üretim sarmalında kalacak ve refah artışı sınırlı olacaktır" dedi. Tarımda yaş ortalamasının 56–57’ye çıktığını belirten Kestelli, nüfusun hızla yaşlandığını ve bunun tüm sektörler için risk oluşturduğuna dikkat çekti.
İTTM TARIMIN YARINLARINI TEMSİL EDİYOR
İzmir Tarım Teknoloji Merkezi’nin geleceği temsil eden bir vizyonla kurulduğunu belirten Kestelli, tarımda teknoloji temelli dönüşümle yüksek değer üretmenin mümkün olduğunu söyledi. 2026’nın bu yatırımların meyvelerinin alınacağı bir yıl olmasını temennisinde bulunan Kestelli, geçtiğimiz yıl kuraklık ve susuzluğun gündemde olduğunu hatırlatarak bu yıl aşırı yağışların etkilerinin konuşulduğunu söyledi. İzmir’in içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı’nın doluluk oranındaki artışın sevindirici olduğunu belirten Kestelli, "Ancak aşırı yağışlar tarım arazilerinde su birikmesine yol açarken kışlık sebzeler ve örtü altı üretimde verim kayıpları yaşanmasına neden oldu. Sera alanlarındaki hasarlar üretici gelirini olumsuz etkiledi. İklim değişikliğinin etkilerinin arttığı bu dönemde drenaj altyapısının güçlendirilmesi, erozyon önleyici uygulamaların yaygınlaştırılması ve etkin risk yönetimi hayati önem taşıyor" diye konuştu.
YORUMLAR
0Yorum Yap