
Ülker markasının sahibi Yıldız Holding’in uzun yıllar Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yapan ve kişisel web sitesinde başarı hikayelerini anlatan Murat Ülker, bugünkü yazısında Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren kendi gruplarına ait Polinas Ambalaj firmasının başarılarına yer verdi.
Helikopterle Manisa'ya gidip, fabrikayı ve yeni yatırımları yerinde inceleyen Ülker, Polinas’ın stratejik adaptasyonun örneği olduğuna dikkat çekerek, bu ilkenin ambalaj sektöründe olduğu gibi Türk sanayisinin de yeni doktrini olması gerektiğini savundu.

“İLK GÖZ AĞRILARIMDAN BİRİ”
Ülker, “Geçen evden çıkarken “Manisa’ya GOYA’ya gidiyorum” dedim. “Polinas mı?” diye sordular. “Evet” dedim. “Aa… O şirket hala duruyor mu?” Bu soru, beni bir an durdurdu. Çünkü onlar için Polinas eski bir şirketti. 40 yaşını geçtiği için belki de. Oysa benim için Polinas, ilk göz ağrılarımdan biridir. İşe başladığım yıllarda kurulmuş, benim meslek hayatımla neredeyse yaşıt bir şirket. Bunları hatırladım. Duygulandım. “Polinas hâlâ duruyor mu?” sorusuna verdiğim yanıt, aslında Türk sanayisinde kurumsal dayanıklılık kavramının somutlaşmış halidir. Dayanıklılık, yalnızca finansal sağlamlık değil; çevresel belirsizliklere rağmen yönünü kaybetmemek kapasitesidir” dedi.

“10 MİLYON DOLARI BULAMADIK!”
Polinas kurulmadan önce esnek ambalaj olarak sanayi mamulü ürünlerin olduğunu ifade eden Ülker, Polinas’ı Anadolu Grubu’nnun kurucularından Kamil Yazıcı ile kurduklarını hatırlattı. Ülker, “Ama ortada ciddi bir sorun vardı! Para yoktu. 10 milyon ABD doları gerekiyordu. Ne bizde vardı ne Kamil Beylerde. Türkiye’de 80’lerin başında böyle paralar yoktu. Ne yaptık? Azar sermaye koyduk, Dünya Bankası’na gittik. Dünya Bankası bize inanmadı. Tesisi daha sonra Irak’ın Koç’u olan Abdulwahab Al Bunnia ile kurduk” ifadesini kullandı.

YENİ TESİS KURUYOR
Ülker, şunları ifade etti: “Tesis kuruldu, kapasite 5 bin tondu. Bugün ise sadece yeni aldığımız tek tesiste 50 bin tonluk üretim var. Şimdi tekrar yepyeni bir tesis kuruyoruz, inşasını görmeye gitmiştim. Bu sefer bize kredi veren (Dünya Bankası kuruluşu) EBRD oldu. Yapacağımıza inanıyorlar artık. Polinas Manisa’da tek başına, kendi yerel imza yetkileriyle çalışan, net karlı, güçlü nakit akışı olan, üretiminin yüzde 50’sini ihraç eden, piyasa risklerine karşı kendini koruyabilen bir şirket. Kurumsal yapısı sağlam. İnovasyon kabiliyeti çok yüksek. Patent almaya bile ihtiyaç duymadığı, taklit edilmesi zor buluşları var. Polinas örneği şunu göstermektedir: Sanayicilik, mevcut teknolojiyi işletmek değil; teknolojinin sıradanlaşacağı günü öngörmektir. Stratejik adaptasyon, ambalaj sektörümüzde olduğu gibi Türk sanayisinin yeni doktrini olmalıdır.”
YORUMLAR
0Yorum Yap