
Ege Bölgesi Sanayi Odası Meclis Üyesi Mustafa Karabağlı, Avrupa Birliği’nin “Made in Europe” düzenlemesi üzerine yaptığı çalışmaların, Türk sanayisi ve ekonomisi için kritik sonuçlar doğuracağını söyledi.
Avrupa Komisyonu’nun üzerinde çalıştığı ve Avrupalı olmayan aktörleri kamu ihalelerinden dışlamayı öngören taslağın Türkiye’ye Avrupa pazarında ciddi kayıplar yaşatabileceği öngörülürken, konuyla ilgili açıklama yapan Karabağlı, “Artık globalleşmeden ulus devlet kavramına geri dönüyoruz. Güçlü sanayi güçlü ülkeler yaratır. Savunma sanayi de yüksek teknoloji de bunun parçasıdır. Nadir elementler kavgası, gümrük duvarları, ortaya çıkan “Avrupa malıdır” ibareleri bunun pratik hayattaki yansımalarıdır. Eğer “Made in Europe (Avrupa Malıdır) ibaresine Türkiye dahil olamazsa Gümrük Birliği’nin tartışıldığı bir ortama doğru gider” dedi.

ANAHTAR KELİME KENDİ KENDİNE YETEBİLMEK
Bu yıl yapılan Davos Ekonomik Forumu’nun göstergelerini değerlendiren Karabağlı, “Davos’ta kimse NATO’dan, Birleşmiş Milletler’in koruyucu şemsiyesinden bahsetmedi. Altı çizilen en önemli kavram kendi kendine yetebilmekti. Dünyada kendi kendine yetebilen güçlüler diğerlerinin değerlerine ve doğal kaynaklarına göz dikiyor. Güçlü olabilmek çok da kolay değil. Sanayileşmenin başka bir anlamı da var. Sanayi artık ülkelerin stratejik bir konusu. Ancak sanayi varsa savunmalarını gerçekleştirebilecekler. Ülkelerin mutlaka bir stratejileri olmak zorunda” diye konuştu.

ENDÜSTRİ HAMLESİ BATIYA DA DOĞUYA DA YAYILSIN
Türkiye’nin dünyada güçlü ülkeler arasına girme potansiyeline sahip aday ülkelerden biri olduğuna dikkat çeken Karabağlı, “Ama bunun önemli bileşeninin organize sanayi bölgeleri olduğunu düşünüyorum. OSBÜK verilerine göre ülkemizde 416 adet OSB var. Bunlardan 16 tanesi İzmir’de. Her 200 bin kişiye bir OSB düşüyor. İzmir Türkiye ortalamasının daha altında. Arsanın pahalı olduğu, turizm ve ticarette değerlendirilecek bölge olması bizi dezavantajlı duruma sokuyor. Türkiye ortalamasının gerisinde kalmamız daha fazla çalışma yapmamız gerçeğini ortaya koyuyor. Türk sanayinin bu dönüşüme ihtiyacı var. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız yeni endüstri ve üretim hamlesinden bahsetti. Olması gereken, ülkemizin gelecekte güvenli ve dünyada sözü geçen bir ülke olmasını sağlayacak bir hamle. Ama hızlı davranılması gerekiyor. Bu hamle Orta Anadolu’ya yerleşmiş görünüyor. Batı Anadolu ve Doğu Anadolu’nun da bundan nasibini alması lazım” görüşünü dile getirdi.

EĞİTİMLE ÜRETİM BÜTÜNLEŞMELİ
Ege Bölgesi ve İzmir’deki bazı organize sanayi bölgelerinin örnek hamleler yaptığını ifade eden Karabağlı, teknoloji ile eğitimin iç içe geçtiği, üretimi ve gelişmeyi merkezine alan, sadece fabrika arsaları yerine habibatı olan bir sanayi bölgesi modeli üzerinde durdu. İhtisaslaşmış organize sanayi bölgelerinin bu unsurları barındırdığı ölçüde ciddi avantaj taşıdığını belirten Karabağlı, maliyetlerin düşürülmesinin ve eğitimli insan kaynağı tedarikinin fırsatları çoğaltacağını kaydetti. Karabağlı, “İş gücü ve beceriyi dönüştürmek zorundayız. Eğittiğimiz işgücünü kendi fabrikalarımızda değerlendirmeli, her sanayi bölgesinin bir meslek lisesi ve yüksekokulla eşleştirilmesini sağlamalıyız” dedi. Sanayi bölgelerinin verinin kullanımı ve veri güvenliğini sağlıyor olması gerektiğini belirten Karabağlı, Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nin bu konuda bir adım atarak yatırıma başladığını ifade ederek, “Bu önemli adımın davanın gelmesi gerekiyor. Bunun desteklenmesi ve diğerlerine örnek teşkil etmesi lazım” şeklinde konuştu.

SANAYİ FUARI VE YERLİLEŞME FUARI ÖNERİSİ
EBSO Sanayi Fuarı ve Yerlileşme Fuarı olmak üzere iki ayrı fuar önerisinde bulunan Karabağlı, “EBSO Sanayi Fuarı kendi ürünlerimizin tanıtıldığı bir fuar olarak organize edilmelidir. Diğeri de büyük sanayicilerimizin ithal ettiği hammadde ve ara mamullerin olduğu Yerlileşme Fuarı’dır. Biz ne üretsek de satsak yerine bir başka arkadaşın ihtiyaç duyduğu ürünü üretmeliyiz. Birbirimizi kopyalamayalım, taklit etmeyelim. Birbirimizi tamamlayan teknolojiler geliştirelim” görüşünü ifade etti.
YORUMLAR
0Yorum Yap