
Akaryakıt sektöründe 1977’den bu yana faaliyet gösteren Asmira Group, son dönemde denizcilik ve yat sektöründe yaptığı atılımla dikkat çekiyor. Gemi ve yat yakıt ikmalinin yanı sıra kurduğu akaryakıt istasyon zinciri ile marinalarda ve karada hizmet veren Grup, 2020 yılında yat kiralama işine de girerek faaliyet alanını genişletti. Mustafa Aslan’ın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Asmira, 2021’de Karadağ’da yatlara yakıt ikmali ile başladığı Akdeniz yolculuğuna 2024 yılında Hırvatistan ile devam ederken, hedef tahtasına İtalya’yı ekledi.
Porsche markalı teknelerin üreticisi Frauscher Boats yatlarının Türkiye bayisi de olan Asmira Group’un son dönemdeki çalışmalarını, Asmira 3.0 adını verdikleri yeni organizasyonu, Akdeniz ülkelerindeki hedeflerini ve Ege kıyılarında yat sektörünün ve marinaların durumunu, Orta Doğu’daki savaşla birlikte deniz turizminde belirsizliği Mustafa Aslan ile konuştuk.

PASTANIN KÜÇÜK DİLİMİ DEV YAPTI
Denizcilik sektörünün saygın ve sevilen ismi Ayhan Aslan tarafından temelleri atılan Asmira’nın 2017 yılında bir yol ayrımına geldiğini belirten Aslan, büyümelerinin temelinde başlangıçtaki dezavantajlı konumlarının yattığını belirtti. Aslan, “Kardeşim 2017’de aile işinden ayrılmak istedi. Babamın “Aile işi bölünmeden gitsin” diye ütopyası vardı ama ikimizin de birlikte yürüyemeyeceğini bilecek kadar da gerçekçiydi. O dönem kardeşim toplam işimizin yüzde 85’i olan Asyakıt şirketini seçti. İşlerin çok küçük kısmı olan ve denizcilikte yakıt ikmali yapan Asmira bize kaldı. Ayakta kalmamız, kar elde etmemiz için küçük işi büyütmemiz gerekti. Daha önceki deneyimlerin ışığında, genişleyen dimağımızla yola koyulduk. Rüzgar da arkamızdan esince bu yapıyı büyütmek nasip oldu” dedi.

Yaklaşık 10 yıl önce sadece yatlara yakıt ikmali yapan, iki marinada istasyonları olan, sadece 50 metre üstündeki teknelere hizmet veren bir şirket olduklarını anlatan Aslan, önce gemilere yakıt ikmali yapmaya başladıklarını, bunun için deniz ikmali yapan bir tanker aldıklarını, kara tankeri filosunu büyütürken, istasyon sayısını artırdıklarını söyledi.
SEKİZ MARİNADA AKARYAKIT İSTASYONU
Aslan, "Bugün geldiğimiz noktada Türkiye’deki sekiz marinanın akaryakıt istasyonunu biz işletiyoruz. 4 tane kara istasyonuz var. Kara tankeri filomuzu 20’ye çıkardık. İş hacmine göre tanker sayımız 40-50’ye çıkıyor. 2025 yılında Ege Bölgesi’ndeki ilk çift cidar, yani çift kabuklu deniz tankerini satın aldık. Çift cidar özelliği ile denizde bir çatışma, kaza anında gemi delince bile yakıt denize boşalmıyor. 4 milyon dolar yatırımla aldığımız Türk bayraklı Kumbor 12 yaşında bir tanker. Kumbor, 2021’de yurtdışı operasyonuna başladığımız Karadağ’daki yerin adı. İstedik ki yurtdışında her operasyonumuz Türkiye’de yeni deniz tankeri alma hevesimizi artırsın. Her Türk bayraklı deniz tankerimiz için de yurtdışında bir lokasyonumuz olsun. Ege Bölgesi’nde bu tankeri çalıştırmak kolay değildi. Biz bunu başardık. Türkiye’nin her yerine yakıt ikmali yaptığımız gibi Ege’deki ticari gemilerin talebini karşılıyoruz” diye konuştu.

“ŞİMDİ İTALYA ZAMANI, HAYALİMİZ FRANSA”
Marin yakıt işletmeciliğinin Türkiye’de büyük teveccüh gördüğünü vurgulayan Aslan, Türkiye’de bu alanda rakiplerinin olmadığını, çünkü sekiz istasyonu olan yakıt ikmalci firmanın bulunmadığını söyledi. Aslan, şunları söyledi: “Akdeniz çanağında en yüksek standarda sahip firmayız. 50 metre üstü teknelerde çok iyi geliştirdiğimiz know how ve standartlarımız var. Yalnızca bizden yakıt almak için Türkiye’ye gelen yatlar bulunuyor. Marinadaki istasyonlarda 30-35 metre altı yatlara da süper yat tarafında geliştirdiğimiz gusto ve standartları uygulamaya başladık. Marinalardan davet almaya başladık. Kendi şartlarımızı sunduk. Kabul edenlerle çalışmaya başladık. 2021’de Karadağ Portonovi Marina’dan sonra 2024’te Hırvatistan Zadar’da Adriyatik’in en büyük marinası D-Marin Dalmacija’da yakıt hizmeti vermeye başladık. Şimdi Adriyatik’ten İtalya’ya sıçrama zamanının geldiğini düşünüyoruz. Akdeniz çanağında büyümek istiyoruz. Bir diğer hayalimiz Fransa’nın yat merkezi Côte d'Azur yer almak.

EMEKLİ BÜYÜKELÇİ EKİBE DAHİL OLDU
2017’de başlayan hızlı büyüme döneminin Asmira 1.0 olduğunu, bu dönemde 4-5 milyon dolar olan ciroyu 25-30 milyon dolara çıkardıklarını ifade eden Aslan, Asmira 2.0 döneminde ise Petrol Ofisi Deniz Satışları Eski Müdürü Kaan Irmak’ı Ticari İşler Koordinatörü, Alper Koçak’ı Endüstriyel Operatör Direktörü olarak kadroya eklediklerini söyledi.
Şimdi de Asmira 3.0 için düğmeye bastıklarını belirten Aslan, Emekli Büyükelçi Barış Kalkavan ile birlikte çalışmaya başladıklarını söyledi. Aslan, “2023 yılından bu yana Türkiye Cumhuriyeti’nin Karadağ Büyükelçisi olan Sayın Barış Kalkavan’la tanışma şansımız oldu. Sayın Büyükelçimiz reel sektör ile çok yakın ve diplomatik temaslarında Türk milli sermayesinin korunmasında proaktif yaklaşımı ile öne çıkan bir diplomattı. Bizlere Karadağ Türk Ticaret Odası’nı kurduran da Büyükelçimiz oldu. THY, Borsa İstanbul, Ziraat Bankası, Net Holding, Global Holding gibi ülkemizin dev kuruluşları ile bu odayı birlikte kurduk. Şu an Oda'nın Onursal Başkanı Büyükelçimiz Sayın Ayda Ünlü, Başkanı ise Net Holding'ten Sayın Burhan Genç oldu. Sayın Büyükelçimize emekli olunca beraber çalışma arzumuzu ifade etmiştik. Kendileri de kabul etti. Yurtdışı yatırımlarımızdan ve kamusal ilişkilerimizden sorumlu Yönetim Kurulu Üyemiz olarak Karadağ’da operasyonlarımızı yönetecek.

“PETROL FİYATLARI İLE BÜYÜK BİR SINAV VERİYORUZ”
Yönetim Kurulu’nda ayrıca eşi akademisyen Dr. Gonca Aslan ile Yaşar Arağ’ın yer aldığını belirten Mustafa Aslan, birlikte yola çıktıklarını ve tuğlaları tek tek yükselttiklerini söyledi. Aslan, İcra Kurulu’nda ise Kaan Irmak, Alper Koçak, Adil Halit Satır, Nazmi Yıldız, Ayça Erdölek ve Cüneyt Tabak’ın yer aldığını belirtti.
Geçen yıl yurtdışı ile beraber 80 bin ton satış gerçekleştirdiklerini, bu yıl 150 bin ton satış hedeflerinin olduğunu dile getiren Aslan, “Global ciromuzun 150 milyon dolar olmasını planlıyoruz. Bir de petrol fiyatlarındaki artışı da düşünürseniz, bu operasyonu çevirmek ciddi bir sınav olacaktır. 100 dolar ve üstü kalacak olan Brent petrolün Türkiye için de faturası büyük. Her bir dolarlık artış dış ticaretimize 450 milyon dolar eksi yazıyor. Küresel ekonomi inanılmaz bir stagflasyon (durgunluk içinde enflasyon) dönemine gidebilir. Dünyanın bu yüksek petrole tahammülü yok” şeklinde konuştu.

15 SİVİL TOPLUMDA YÖNETİCİLİK
Sivil toplum örgütleri yöneticileri olarak 15 kuruluşun yönetiminde olduğunu da belirten Mustafa Aslan, Deniz Ticaret Odası Meclis Üyesi ve Yönetim Kurulu Yedek Üyesi olduğunu, Karadağ Türk Ticaret Odası Başkanvekili olarak görev yaptığını söyledi. Aslan, Londra merkezli Uluslararası Gemi Yakıt İkmalcileri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi olduğunu, 1 Nisan’dan sonra İcra Komitesi’nde Onursal Sayman olarak görev yaptığını açıkladı. Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) Başkanlığı’nın hayatındaki mihenk taşlarından biri olduğunu vurgulayan Aslan, “EGİAD okulundan başkan sıfatıyla mezun olmanın mutluluğunu duyuyorum” dedi.

“DUBAİ’DEN BİZE GELECEK YATLAR DA VAR İTALYA’DAN REZERVASYON İPTAL EDEN DE”
Orta Doğu’daki savaşın yat trafiğini köklü şekilde değiştirdiğini ifade eden Aslan, şunları söyledi: “Bugün Dubai’den baktığınız zaman Türkiye kıyıları güvenli. Fakat İtalya’dan baktığımız zaman yeterince güvenli değil. Hürmüz Boğazı’nı geçerlerse buraya gelecek olan tekneler de var, Türkiye’ye İtalya’dan gelmeyi planlayıp da rezervasyonu iptal eden tekneler de var. Şu an uluslararası konuklar ne kadar batıdaysa kendini o kadar güvende hissediyor. Turizm sezonunu kestirmek zor ama Dubai’den Ege kıyılarına kesin gelecek tekne var. Buna toplu bir hareket olarak da bakmak lazım. Kişi yatını getiriyorsa yatırım da yapıyor, şirket de kuruyor. Ticaretinin bir kısmını da buradan yapmaya başlıyor. Dubai inanılmaz bir masalın yıkımı gibi oldu. En güvenli dünyadaki iki lokasyondan biri olarak görülüyordu. İnsanların kendini bu kadar güvenli hissettiği yerde bunların yaşanması şok etkisi yarattı.”

UYGUN FİYATLI BAĞLAMA YERLERİNE İHTİYAÇ ŞART
Türkiye’deki marinaların çok iyi standartlara sahip olduğunu vurgulayan Mustafa Aslan, “Zirve dönemini geçti marinalar. Talepte kırılmalar başladı. Seri tekne üretiminde de bunu görüyoruz. Marinalar pahalı mı? Katıldığım kısım var, katılmadığım kısım var. Marina işletmesi ve tüketici tarafından bakalım. Devlet olarak ihaleyi en yüksek teklif veren işletmeye verirseniz, oradan en yüksek ciroyu elde edecek şekilde lüks teknelerini yüksek bedelle bağlamaya çağıracaktır. Devlet “Ben bu alanı bağlama yeri olarak ihaleye çıkıyorum” derse, yarı kamu görevi olarak görürse, yalnız elektrik su verilecek derse, bu olursa daha uygun fiyat olur. Bunun örneği Fransız Riviearası’nda var. Orada en lüks teknelerle birlikte daha uygun fiyata yat bağlanan yerler de var. Deniz lüks olmaktan çıkıyor. Denizcilik gelişiyor. Yat turizmi ekosistemi gelişiyor. Kimsenin marinaları suçlamaması lazım. -Marinalar ucuz olamaz. Ama bağlama yerlerinin olması gerekiyor. Olaylara artık karadan değil denizden bakmalıyız” dedi.

İZMİR’İN DENİZE AÇILAN KAPISI KAPANMAMALI
İzmir Körfezi’nde marinadan önce sivil deniz trafiğinin olması gerektiğini belirten Aslan, “Marina yerine kamu bağlama yeri yapmalı. Tabi körfez şu an çok keyifli değil. Alsancak Limanı marina olabilir mi diye bir soru var. Aliağa limanlarına baktığımızda Alsancak Limanı oldukça geride kaldı. Ama ikonik bir limandır. Barselona da şehrin içinde liman var, tanker terminali var, denize girilecek plaj var. İzmir olarak denize açılan kapı olma statüsünü kaybetmek doğru olmaz” şeklinde konuştu.
YORUMLAR
0Yorum Yap