Denizde ‘mükemmel fırtına’: Rotalar değişti, limanlar kilitlendi

Orta Doğu'daki savaş, deniz taşımacılığına büyük darbe vururken, ihracatçı ve ithalatçıya 10 binlerce dolarlık ek maliyet getirdi. Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Başkanı Yusuf Öztürk, "Asıl sorun navlun değil, aktarma maliyetleri. Rotası değiştirilen yüklerde tüm konteynerlerin boşaltılması gerekebiliyor. Bu durum bazı firmalara on binlerce dolarlık ek yük getiriyor" dedi

Nihat Delibaşı Nihat Delibaşı Yayınlanma: 24 Mar 2026 - 17:17 Güncelleme: 24 Mar 2026 - 18:31

Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Mart Ayı Meclis Toplantısı’nda Orta Doğu’daki savaşın denizcilik sektörüne etkileri gündem oldu. DTO İzmir Şube Başkanı Yusuf Öztürk, savaşın etkilerinin turizmden konteyner taşımacılığına, enerjiden liman operasyonlarına kadar geniş bir alana yayıldığını söyledi.

İranlıların Türkiye’de deniz turizmine ilgisini hatırlatan Öztürk, "Savaşın ilk etkilerinden biri deniz turizminde görüldü. Özellikle mavi yolculuk segmentinde ciddi rezervasyon kayıpları yaşanırken, sektör temsilcileri destek mekanizmalarının devreye alınması gerektiğini dile getiriyor" dedi.

KRUVAZİYER TURİZMİNDE BİR İYİ BİR DE KÖTÜ SENARYO

Kruvaziyer turizminde ise tablonun iki yönlü ilerlediğini ifade eden Öztürk, "Olumsuz senaryoda Doğu Akdeniz’in riskli bölge olarak algılanması turizm hareketliliğini düşürme riski taşırken, Orta Doğu rotasında çalışan bazı gemilerin Türkiye kıyılarına yönelmesi olasılığı da gündemde iyimser senaryoya dahil. Ancak bunun gerçekleşme olasılığı ayrı bir konu" diye konuştu.

ı

KONTEYNER TAŞIMACILIĞINDA KAOS

Savaşın en sert darbeyi deniz taşımacılığına vurduğunu ve bu darbenin konteyner tarafında hissedildiğini belirten Öztürk, "Şubat sonu itibarıyla navlun artışları gündeme gelirken, fiyatların sabitlenememesi piyasada belirsizliği artırdı. Füze saldırılarının ardından taşımacılıkta ciddi anlaşmazlıklar yaşandı. Bazı firmalar ek ücret talep ederken, bazıları bunu reddetti. Sektörde en büyük tartışma ise bu ek maliyetlerin “haklı olup olmadığı” üzerine yoğunlaştı. Asıl sorun navlun değil, aktarma maliyetleri. Rotası değiştirilen yüklerde tüm konteynerlerin boşaltılması gerekebiliyor. Bu durum bazı firmalara on binlerce dolarlık ek yük getiriyor" dedi.

Değerlendirmesinde Akdeniz genelinde limanlarda yaşanan yoğunluğun zirveye ulaştığını kaydeden Öztürk, gemilerin üst üste gelmesiyle operasyonların aksadığını ve limanlarda rezervasyon sistemlerinin de kilitlenmeye başladığını aktardı. Öztürk, "Aliağa başta olmak üzere Türkiye’deki bazı limanlarda da benzer sıkışıklık yaşanıyor. Planlanan tarihte yanaşamayan gemiler, ihracatçı ve ithalatçı arasında ciddi iletişim krizlerine yol açıyor" diye konuştu.

TÜRK FİRMALAR İÇİN RİSK ARTIYOR

Savaşın küresel denizcilik açısından en büyük riski enerji hattında gösterdiğini belirten Öztürk şöyle devam etti: "Dünya petrol ve LNG taşımacılığının önemli bir kısmının geçtiği Hürmüz Boğazı’nda tanker trafiği ciddi şekilde yavaşladı. Alternatif rotanın bulunmaması ve sigorta maliyetlerinin hızla artması, enerji fiyatlarını yukarı çekti. Bu artış, lojistikten üretime kadar tüm sektörlere zincirleme yansıyor. Denizcilik sektöründe yakıt maliyetleri kısa sürede iki katına çıktı. Fuel oil fiyatları 900 dolar seviyesine yaklaşırken, dizel ton fiyatı 1500 dolar bandına yükseldi. Navlun artışları kalıcı hale gelerek pandemi dönemindeki ifade ile yeni normal oldu.  Artan maliyetler ve geciken sevkiyatlar, ihracatçı üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Özellikle Orta Doğu pazarında güçlü konumda olan Türk firmaları için risk büyüyor. Gıda ve mermer gibi sektörlerde pazar kaybı ihtimali gündeme gelirken, ihracatçı bu noktada zorlanacak gibi görünüyor”.

YORUMLAR

0

Yorum Yap

BU KATEGORİDEN DİĞER HABERLER