Tek Referans Logo

Aramak için en az 3 karakter yazın.

Agrobest Grup Direktörü Dr. Mehmet Şimşek: Çiftçi, mahsul ile birlikte umudu satın alır

Özlem Sarsın profil fotoğrafı
YazarÖzlem Sarsın

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü'nü kutlayan Agrobest Grup Teknik ve Ürün Geliştirme Direktörü Dr. Mehmet Şimşek, "Günümüzde güvenli gıdaya ulaşmak çok önemli. Gıda güvenliğini sağlamak, öncelikle çiftçiyi bilinçlendirmekle başlar" dedi

Agrobest Grup Teknik ve Ürün Geliştirme Direktörü Dr. Mehmet Şimşek, Tekreferans.com Yazı İşleri Müdürü Özlem Sarsın'a açıklama yaptı
Agrobest Grup Teknik ve Ürün Geliştirme Direktörü Dr. Mehmet Şimşek, Tekreferans.com Yazı İşleri Müdürü Özlem Sarsın'a açıklama yaptı

Agrobest Grup Teknik ve Ürün Geliştirme Direktörü Dr. Mehmet Şimşek, çiftçiliğin zamandan bağımsız bir meslek olduğunu belirterek, çiftçinin ektiği mahsulle birlikte aslında umudu da satın aldığını söyledi. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü kutlayan Dr. Şimşek, “Çiftçilik emeğin, özverinin ve bağımsızlığın adıdır. Çiftçi umudu satın alandır. Eline ne geçeceğini bilmez. Don, sel, aşırı sıcak ya da soğuklar çiftçiyi doğrudan etkiler. İklim, tarımsal üretimde çok sınırlayıcı bir faktördür. Çiftçi tüm bu koşullar altında ürününü korumak ve üretmek için mücadele eder” dedi.

Bitki koruma çözümleri üreten Agrobest Grup’un 2002 yılından bu yana her zaman çiftçinin yanında olduğunu belirten Dr. Şimşek, ülke genelinde ve yurt dışında düzenledikleri eğitim organizasyonları ve tarla günleriyle bitki koruma konusunda çiftçileri bilgilendirdiklerini ifade etti. Dr. Şimşek sözlerine şöyle devam etti: “Günümüzde güvenli gıdaya ulaşmak çok önemli. Gıda güvenliğini sağlamak, öncelikle çiftçiyi bilinçlendirmekle başlar. Çiftçilerimizin hastalık, yabancı ot ve zararlı kavramlarını bilmesi gerekir. Bilmedikleri noktalarda ziraat mühendislerine danışarak destek almaları önemlidir. Mücadelede doğru ürün, doğru zaman, doğru teşhis ve doğru doz kavramlarının net bir şekilde ortaya konulması gerekir. Gıda güvenliğini yönetebilmek, tohumdan hasada kadar devam eden bir süreçtir. Bu süreci yönetebilmek için yalnızca çiftçilerin değil, bitki koruma ürünleri bayilerinin de bilinçli ve dikkatli olması gerekir. Öte yandan devletin de erken uyarı sistemleri kurarak çiftçiyi olası hastalık ve zararlılara karşı zamanında uyarması önemlidir.”

B-REÇETE SİSTEMİYLE KONTROL VE TAKİP SAĞLANACAK

Bitki koruma ürünlerinin ihtiyaç dışında ve yanlış kullanılmaması gerektiğini vurgulayan Dr. Şimşek, bu durumun önüne geçebilmek için uygulanmaya başlanacak B-Reçete sistemiyle gıda güvenliğinin sağlanmasının amaçlandığını belirtti.

Şimşek, “Bakanlığın uygulamaya almak istediği B-Reçete sistemiyle kontrol ve takip sağlanacak. Bu sistem sayesinde bitki koruma ürünlerinin gerekli miktarlarda ve doğru şekilde kullanılması hedefleniyor. Beş ilde pilot uygulama olarak başladı. Zaman zaman şikâyetler olsa da süreç yerine oturdukça herkes yeni sisteme uyum sağlayacaktır. Sadece çiftçiler değil, üretici firmalar ve bayiler de üzerine düşen görevi yapmalıdır. Gerçek anlamda uygulanabilirse bu sistem ihracatçımızın da elini güçlendirecek ve tarım sektörü için gıda güvenliği açısından önemli bir başlangıç olacaktır. Ruhsatsız ürün kullanımının da önüne geçilecektir” dedi.

Türkiye’de bitki koruma ürünleri pazarının yaklaşık 650 ila 850 milyon dolar arasında olduğuna dikkat çeken Dr. Şimşek, “Bundan daha büyük bir gübre pazarı var. Tarım, ülkemizde güçlü, dinamik ve canlı bir pazar” diye konuştu.

“TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ SAĞLANMALI”

Avrupa’da bitki koruma ürünleri pazarının Türkiye’ye göre 3 ila 5 kat daha büyük olduğuna işaret eden Dr. Şimşek, Avrupa’daki tarımsal yapının daha organize olduğunu belirtti. Kooperatif sisteminin güvenli ürün sunma, ekipman paylaşımı ve girdi maliyetlerini düşürme konusunda önemli avantajlar sağladığını ifade eden Dr. Şimşek, “Bizim de girdilerimizi minimuma indirerek topraklarımızı daha verimli kullanmamız gerekiyor. Gıda güvenliğimizi ve üretim miktarımızı artırmalıyız. Miras hukuku bile tarım sektörü açısından çok önemli. Tarım arazilerinin küçük parçalara bölünmesi sektörü olumsuz etkiliyor. Avrupa’da belirli bir büyüklüğün altındaki tarım arazileri bölünemiyor. Bizde de bu bütünlüğün sağlanması gerekiyor” diye konuştu.

Türk tarımının önemli sorunlarından birinin de üretimde planlama eksikliği olduğunu vurgulayan Dr. Şimşek, “Örneğin geçen yıl para eden kavun nedeniyle bu yıl kavun üretimi artıyor; soğan ve patates para etmedi, depolarda kaldı diye çiftçi ekim yapmıyor. Bu konu oldukça çetrefilli. Bazı stratejik ürünlerde kota var ancak her üründe üreticiyi kontrol altına almak maalesef çok zor. Oysa ülke olarak hangi üründen ne kadar üretmemiz gerektiğini bilmemiz gerekiyor. İhtiyaçtan fazla ya da eksik üretim olmamalı. Çiftçi de para kazanmak ve hayatını idame ettirmek zorunda. Şeker pancarı gibi stratejik ürünlerde üretim nasıl kontrol altındaysa, temel besin ürünlerinin üretim alanlarının da kontrol altına alınması gerekiyor” dedi.

Pandemi, savaşlar ve küresel krizlerin tarımın stratejik önemini bir kez daha gösterdiğini ifade eden Dr. Şimşek, çiftçilerin yalnızca Türkiye için değil, tüm dünya için kritik bir konumda olduğunu belirtti. Dr. Şimşek, “Dünyanın var olduğu günden bu yana insanoğlu çiftçilik yapıyor. Tarım ürünleri büyük bir ekosistem oluşturuyor. Pamuk tarlasının yanına çırçır fabrikası geliyor, iplik fabrikası kuruluyor, kumaş fabrikası kuruluyor, sosyal yaşam alanları oluşuyor. Çiftçilik başlı başına büyük bir dünyadır” dedi.

“BİYOLOJİK ÜRÜNLERDE BÜYÜMEYİ HEDEFLİYORUZ”

Agrobest Grup’un çalışmalarından da bahseden Dr. Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı: “Yurt içi ve yurt dışında yaklaşık bin adet ruhsatımız var. Agrobest Grup olarak teknik ürün geliştirme çalışmalarımızı çok geniş bir çerçevede sürdürüyoruz. Türk çiftçisine olduğu gibi otuza yakın ülkede de çiftçilere en iyi çözümleri sunmak için hem laboratuvarlarımızda hem de sahada yoğun çalışmalar yürütüyoruz. Şimdiki hedefimiz daha inovatif ürünler ve yeni karışımlar geliştirmek. Yaklaşık 35 yeni ürün üzerinde çalışıyoruz. 13 yeni ürün için ruhsat çalışmalarına başladık. Hem ülkemize yenilik katmak hem de tarımın yapıldığı pazarlarda daha çözüm odaklı ürünler sunmak istiyoruz. Biyolojik ürünler departmanımız var. Hedeflerimizden biri de bu alanda büyümek. Biyolojik ürünlerin ürün yelpazemizdeki ağırlığını ve çeşitliliğini artırmayı hedefliyoruz. Bu hedef, ihracattaki bazı zorlukların azalmasına ve gıda güvenliğinin güçlenmesine katkı sağlayacaktır. Ayrıca hibrit çözümler üzerine de çalışıyoruz. Kimyasal ve biyolojik ürünleri bir araya getirerek kimyasal kullanım dozunu düşürmeyi, biyolojik ürünlerin etkinliğini artırmayı ve güvenli, etkili çözümler sunmayı amaçlıyoruz. Agrobest Grup olarak özellikle biyolojik ürünlerde büyümeyi hedefliyoruz.”


Kategoriler:

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.