Borsadaki üzümcülerden uyarı: İhracat desteği sürsün, TMO piyasayı gözetsin
İzmir Ticaret Borsası Meclis Üyesi Engin Olgunca, yüksek rekoltenin kalite ve piyasa dengeleri açısından yeni riskler doğurabileceğine dikkat çekerken, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi İlhan Zincircioğlu ise ihracatta "müşteri değil, pazar kaybediyoruz" diyerek ihracatçıya verilen desteklerin sürdürülmesi çağrısında bulundu

Kuru üzüm sektörü yeni sezona 300 bin tonun üzerinde rekolte beklentisiyle hazırlanırken, son iki yılda yaşanan fiyat dalgalanmaları, ihracatta kaybedilen pazarlar, baskılanan kur politikası ve hızla artan üretim maliyetleri sektörün umutlarını gölgeliyor. Tekreferans.com'a değerlendirmelerde bulunan İzmir Ticaret Borsası Meclis Üyesi Engin Olgunca, yüksek rekoltenin kalite ve piyasa dengeleri açısından yeni riskler doğurabileceğine dikkat çekerken, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi İlhan Zincircioğlu ise ihracatta "müşteri değil, pazar kaybediyoruz" diyerek ihracatçıya verilen desteklerin sürdürülmesi çağrısında bulundu.

Yeni sezonun başlamasına sayılı haftalar kala çekirdeksiz kuru üzüm sektöründe belirsizlik, üreticiyi olduğu kadar tüccar ve ihracatçıyı da endişelendiriyor. İzmir Ticaret Borsası Meclis Üyesi Engin Olgunca, piyasanın geçen yıl Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) açıkladığı alım fiyatıyla farklı bir sürece girdiğini belirterek, Tariş'in de aynı seviyeden alım yapmasıyla hammadde fiyatlarının kısa sürede 120 liraya kadar yükseldiğini, ancak daha sonra sert bir gerileme yaşandığını söyledi. Bugün hammadde fiyatlarının 80-90 lira bandında işlem gördüğünü belirten Olgunca, yüksek maliyetle ürün alan ihracatçıların uluslararası pazarlarda rekabet etmekte zorlandığını ifade etti. Olgunca, "Elindeki yüksek maliyetli stok nedeniyle fiyat tutturamayan ihracatçı rekabet gücünü kaybetti. İhracatımız ciddi şekilde geriledi. Şu anda yaklaşık 135 bin ton seviyesindeyiz. Önümüzde iki aylık süreç var. Yaklaşık 50 bin tonluk ilave ihracatla sezonu tamamlamayı hedefliyoruz" diye konuştu. Olgunca, yeni sezonda ise bağlardaki görünümün 300 bin tonun üzerinde bir rekolteye işaret ettiğini ancak bu kez miktardan çok kalitenin belirleyici olacağını söyledi.
YÜKSEK REKOLTE YÜKSEK RİSK
Son haftalarda etkili olan yağışların hastalık riskini artırdığını, bunun da ilaçlama maliyetlerini yükselttiğini belirten Olgunca, işçilik giderlerinin de hızla arttığına dikkat çekti. Günlük yevmiyelerin 2 bin liranın altında konuşulmadığını ifade eden Olgunca, ziraat odalarının geçen yıl yaklaşık 40 lira olarak hesapladığı üretim maliyetinin bu yıl önemli ölçüde artmasının beklendiğini söyledi. Yüksek rekoltenin kalite açısından da bazı riskler barındırdığına işaret eden Olgunca, dolu zararına uğrayan ya da yeterince olgunlaşmadan hasat edilen ürünlerin kaliteyi aşağı çekebileceğini belirtti. Geçmiş yıllarda düşük kaliteli ürünlerin alkol, sirke ve pekmez sanayisi tarafından değerlendirildiğini hatırlatan Olgunca, bu yıl ithalat nedeniyle bu sektörlerin piyasaya yeterince girmediğini söyledi. Bunun düşük kaliteli ürünün piyasada kalmasına ve kalite sorunlarının büyümesine neden olabileceğini dile getiren Olgunca, "300 bin tonun üzerinde bir rekolte gerçekleşirse kalite konusunda ciddi endişelerimiz var" dedi.
TMO'NUN TAVRI BELİRLEYİCİ OLACAK
Yeni sezon öncesinde gözlerin yeniden TMO'ya çevrildiğini belirten Olgunca, kurumun depolama hazırlıklarını sürdürdüğünü ifade ederek, "TMO'nun yeniden alım yapmasını bekliyoruz. Açıklayacağı fiyatın 100 liranın altında olmayacağını düşünüyoruz. Ancak TMO piyasaya müdahale ederken sektörün gerçeklerini gözetmeli" diye konuştu.
"MÜŞTERİ DEĞİL, PAZAR KAYBEDİYORUZ"
İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi İlhan Zincircioğlu ise sektörün en büyük sorunlarından birinin ihracatta rekabet gücünün zayıflaması olduğunu söyledi. Baskılanan döviz kurunun yalnızca tarım sektörünü değil, tüm ihracatçıları olumsuz etkilediğini belirten Zincircioğlu, Türkiye'nin yaklaşık 2 bin 100-2 bin 200 dolar seviyesindeki ihracat fiyatlarına karşılık Çin'in yeni mahsulünü yaklaşık 1.800 dolardan, Özbekistan'ın ise özellikle organik üründe daha düşük fiyatlarla pazara sunduğunu ifade etti. Uluslararası alıcıların giderek alternatif tedarikçilere yöneldiğini söyleyen Zincircioğlu, yaşanan sorunu şu sözlerle özetledi: "Biz müşteri kaybetmiyoruz, pazar kaybediyoruz. Bir müşteriyi yeniden kazanabilirsiniz ama kaybedilen pazarı geri almak çok daha zor. Alıcı bir kez başka ülkelerin ürününe alıştığında yeniden Türkiye'ye dönmesi kolay olmuyor." İhracatçılara sağlanan yüzde 3'lük döviz dönüşüm desteğinin sürdürülmesi, hatta imkanlar ölçüsünde artırılması gerektiğini vurgulayan Zincircioğlu, "Kurun enflasyonla mücadele amacıyla baskılanmasını anlayabiliriz. Ancak Türkiye'nin ihracatını da koruması gerekiyor. İhracatçının rekabet gücünü destekleyecek mekanizmaların devam etmesi büyük önem taşıyor" dedi.
Yorumlar
0Henüz yorum yapılmamış
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.






