MÜSİAD’tan tarım çıkışı: Üretici kazanamıyor, ayakta durmakta zorlanıyor
MÜSİAD’ın düzenlediği Tarım Ekonomisi ve Teknoloji Zirvesi’nde tarımın geleceği, finansmana erişim, teknoloji ve üreticinin yaşadığı sorunlar ele alındı. MÜSİAD İzmir Şubesi Başkanı Gökhan Temur, üreticinin kazanamadığını ve ayakta durmakta zorlandığını söyledi. İYTE Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sami Doğanlar, akademinin tarım teknolojilerine yönelik çözüm üretmesi için daha fazla kaynak ayrılması gerektiğini belirterek, özel sektöre de üniversitelerle daha fazla proje geliştirme çağrısı yaptı

Müstakil Sanayici ve İş İnsanları Derneği (MÜSİAD) Tarım, Gıda ve Hayvancılık Sektör Kurulu tarafından düzenlenen Tarım Ekonomisi ve Teknoloji Zirvesi, tarım sektörünün mevcut sorunları ve geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelere sahne oldu.
MÜSİAD İzmir Şube Başkanı Gökhan Temur, iklim krizi ve tedarik zincirlerindeki sorunların tarımın stratejik önemini artırdığını söyledi. Temur, “Gıda güvenliği artık ekonomik bağımsızlıkla eş değer hale geldi” dedi. Tarımın stratejik bir alan olarak yönetilmesi gerektiğini ifade eden Temur, yapay zeka, uzaktan algılama teknolojileri ve küresel finansman modellerinin tarımın geleceğinde daha fazla yer alacağını söyledi. Temur, “Üreticilerimiz kazanamıyor, ayakta kalması zor. Üreticilerimizin ayakta kalması, sektörün hak ettiği yere gelmesi için çalışıyoruz” dedi.
MÜSİAD Sektör Kurulları Komisyon Başkanı Cemal Özen ise Türkiye’nin tarımsal üretimde dünyadaki konumuna dikkat çekerek, bundan sonraki süreçte yalnızca üretim miktarının değil, üreticinin kazancının ve tüketicinin ödediği fiyatın da tartışılması gerektiğini söyledi. Özen, “Tarımda dünyada 7'nci sıradayız. Çok eleştireceğimiz konu varken büyük işler de başarmışız. Bizim artık ne kadar iyi ürettiğimizi, üreticinin cebine ne kadar girdiğini, tüketiciye ne kadar adaletli fiyat sunduğumuzu konuşmamız lazım” diye konuştu.

AKADEMİ DAHA FAZLA FON İSTİYOR
İki oturum halinde gerçekleştirilen zirvenin Tarım Teknolojileri Oturumunda konuşan İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sami Doğanlar, akademinin tarımın teknoloji kaynaklı sorunlarına çözüm üretmesi için daha fazla desteklenmesi gerektiğini söyledi. Akademiden tarıma yönelik çok sayıda çözüm ve proje talebi geldiğini belirten Doğanlar, ancak mevcut fonların yeterli olmadığını vurguladı. Doğanlar, “Akademiden tarımın teknoloji kaynaklı sorunlarına çözüm üretmesi için birçok talep geliyor. Ama ayrılan fonlar yetmiyor. Üniversiteler çalışsın, üretsin ama para olmadan bu işler olmuyor. Öğrenciler bunu özellikle vurgulamamı istedi” dedi. Doğanlar, tarım teknolojilerinde üniversite-kamu iş birliğinin yanı sıra özel sektörün de daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirterek, şirketlerin üniversitelere giderek ortak projeler geliştirmesi ve bu çalışmalar için bütçe ayırması gerektiğini söyledi.
“GENÇLERİ ÜLKEMİZDE TUTMAMIZ LAZIM”
Doğanlar, tarıma gençlerin yeterince ilgi göstermediği yönündeki değerlendirmelere de katılmadığını ifade etti. Türkiye’nin gençleri ülkede tutacak koşulları oluşturması gerektiğini belirten Doğanlar, “Gençleri ülkemizde tutmamız lazım. Kalan çocukları nasıl mutlu edeceğiz? Giden gitmiş. Önemli olan kalanları nasıl burada tutacağımız ve onları mutlu edeceğimiz. Bu yönde çalışmalara ağırlık vermemiz gerekiyor” diye konuştu.
“ÇİFTÇİDEN SÜPERMAN OLMASI BEKLENİYOR”
Tarım 4.0 Teknoloji ve Etki Derneği Başkanı Sümer Tömek Bayındır ise Türkiye’nin tarımın anavatanı olduğunu belirterek, mevcut sistemde çiftçiden çok fazla sorumluluğu aynı anda yerine getirmesinin beklendiğini söyledi. Bayındır, “Öyle bir çiftçi istiyoruz ki ürün eksin, hasadını yapsın, hayvancılıktan anlasın, piyasayı takip etsin, muhasebe bilsin, insan kaynağı yönetsin” dedi. Tarımda teknoloji kullanımının gereğinden fazla karmaşık hale getirilmemesi gerektiğini savunan Bayındır, “En iyi teknoloji doğayı en iyi taklit eden teknolojidir” ifadelerini kullandı.
TARIMDA FİNANSMANA ERİŞİM SORUNU
Zirvenin Tarım Ekonomisi ve Finansman Oturumunda konuşan Ziraat Bankası Tarımsal Bankacılık Grup Başkanı Kemalettin Bayat ise tarım sektöründeki kayıt dışılığın finansmana erişimde önemli sorunlar yarattığını söyledi. Tarım sektörünü değerlendirirken Tarım ve Orman Bakanlığı sistemine kayıtlı varlıkların esas alındığını belirten Bayat, Türkiye'deki kayıtlı verilerle sektörün gerçekliği arasında fark bulunduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin 80 milyonluk nüfusunun yanı sıra yaklaşık 60 milyon turisti de beslediğini belirten Bayat, tarımsal hasılanın önemine işaret etti. Tarımın toplam hasıladan aldığı payın yüzde 5 seviyesinde olduğunu kaydeden Bayat, bankacılık sektörünün tarıma kullandırdığı kredilerin de toplam krediler içerisindeki payının yaklaşık yüzde 7 olduğunu ifade etti. Ziraat Bankası'nın tarım sektöründe yaklaşık 1 milyon müşteriye ulaştığını belirten Bayat, gençlerin ve kadınların tarıma çekilmesinin yolunun ekonomik olarak bu sektörde gelecek görmelerinden geçtiğini söyledi. Bayat, tarımda ölçek ekonomisinin önemine de dikkat çekerek, küçük ölçekli işletmelerin sürdürülebilir bir gelir elde etmesinin zorlaştığını ifade etti. Gelecekte stratejik sektörler arasında savunma, enerji ve tarımın öne çıkacağını belirten Bayat, geleceğin tarım bankacılığında karbon ayak izi, teknoloji kullanımı, yatırım ve sürdürülebilirlik gibi kriterlerin daha fazla dikkate alınacağını söyledi. Tarım sektöründeki dönüşümün yalnızca çiftçi üzerinden gerçekleştirilemeyeceğini vurgulayan Bayat, “Tarımda dönüşümü çiftçi ile yapamayacağız. Bu komplike bir konu. Tarım ekosistemi içinde yer alanların ortak çabası ile yapabiliriz” dedi.
“ÇİFTÇİNİN KREDİYE ERİŞİMİ KOLAYLAŞMALI”
FAO Türkiye Temsilcisi Dr. Ayşegül Selışık da çiftçilerin krediye erişiminin kolaylaştırılması gerektiğini söyledi. Dünyanın birçok ülkesinde çiftçilerin finansmana erişimde zorluk yaşadığını belirten Selışık, sağlıklı beslenmenin maliyetinin de yükseldiğine dikkat çekti. Tarımın geleceğin sektörlerinden biri olması gerektiğini ifade eden Selışık, kırsal nüfusun yerinde tutulabilmesi için yalnızca tarımsal üretimin değil, sosyal imkanların da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Küçük işletmelerin tarımın sigortası olduğunu belirten Selışık, pazarı büyütmek, girdi maliyetlerini kontrol altına almak ve sektör paydaşlarının birlikte hareket etmeyi öğrenmesi gerektiğini vurguladı. Selışık, enerji ve yakıt maliyetlerindeki artışın da doğrudan gıda fiyatlarına yansıdığına dikkat çekti.
Yorumlar
0Henüz yorum yapılmamış
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.







