Duayen Oğuz Özkardeş: Sağlık turizminde Dubai'yi inceleyip İzmir modelini kuralım
Orta Doğu’daki savaşla beraber Körfezin turizm başkenti Dubai cazibesini yitirirken, sağlık turizminde İzmir’in yeni bir yol haritası belirlemesini isteyen turizm sektörünün duayeni ve İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Oğuz Özkardeş, “İzmir’in elinde İnciraltı ve Çeşme gibi iki çok önemli destinasyon bulunuyor. Bu potansiyelin doğru planlama ile sağlık turizmine kanalize edilmesi gerekiyor” dedi

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısıyla başlayan Orta Doğu’daki savaş, bölgedeki sermaye ve emek hareketlerini yeniden şekillendiriyor. İran’ın Dubai ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni hedef alan çıkışlarının ardından, yıllardır yabancı sermaye için cazibe merkezi olarak gösterilen Körfez ülkelerinde güvenlik ve sürdürülebilirlik tartışmaları hız kazandı.
Uluslararası piyasalarda Londra’nın yeniden finans merkezi olarak öne çıkabileceğine yönelik değerlendirmeler yapılırken, Türkiye’nin özellikle hizmet sektörü ve sağlık turizminde önemli bir fırsat yakalayabileceği yorumları dikkat çekiyor. Bu süreçte İzmir’in, sağlık turizminde yeni dönemin yıldız kentlerinden biri olabileceği ifade ediliyor.

FIRSATÇILIK DEĞİL FIRSATLARA ODAKLANMA
İzmir’in turizm duayeni ve İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Oğuz Özkardeş, geçtiğimiz ay İzmir Ticaret Odası’nda gerçekleştirilen Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı ve ardından ilan edilen 26 maddelik “Sağlık Turizmi Manifestosu”nu hatırlatarak, sağlık turizminin İzmir ve Ege Bölgesi için stratejik bir kalkınma alanına dönüşmesi gerektiğini söyledi. Yaşanan gelişmelerin “fırsatçılık” anlayışıyla değil, uzun vadeli vizyonla ele alınması gerektiğine dikkat çeken Özkardeş, bölgenin önünde önemli bir fırsat bulunduğunu ifade etti.
DUBAİ MODELİ İNCELENMELİ
Özkardeş, “Turizm hareketlerinde günlük iptaller olabilir. Ancak bir kenti ya da bölgeyi uluslararası ölçekte kabul ettirmek uzun yıllar alıyor. Bizim yapmamız gereken kısa vadeli refleksler değil, geleceğe dönük vizyonu hızla hayata geçirmek” dedi.

Dubai’nin sağlık turizminde oluşturduğu kampüs modeli ve sağlık ekosisteminin detaylı şekilde incelenmesi gerektiğini belirten Özkardeş, İzmir’in bu alanda çok güçlü avantajlara sahip olduğunu söyledi. Dubai’deki yapılanmanın yalnızca turizm değil, sağlık yatırımları açısından da örnek oluşturabileceğini kaydeden Özkardeş, “Buradaki know-how imkanları değerlendirilmeli, gerekirse ortak çalışmalar gündeme gelmeli. İzmir’in elinde İnciraltı ve Çeşme gibi iki çok önemli destinasyon bulunuyor. Bu potansiyelin doğru planlama ile sağlık turizmine kanalize edilmesi gerekiyor” diye konuştu.
KATMA DEĞER SAĞLIK TURİZMİNDE
Körfez’de artan jeopolitik riskler, sağlık ve güvenlik odaklı yeni turizm merkezlerini öne çıkarırken, İzmir'in doğru planlama ve uluslararası vizyonla Akdeniz’in yeni sağlık turizmi üslerinden biri olabileceğini dile getiren ve kentin turizmde en yüksek katma değeri sağlık turizminden sağlayabileceğini kaydeden Özkardeş, mevcut tabloyu “Un var, şeker var; mesele helvayı yapabilmekte” sözleriyle özetledi.
Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı ve ardından ilan edilen 26 maddelik “Sağlık Turizmi Manifestosu”na atıfta bulunan Özkardeş, sözlerini “Bundan sonraki hedefimiz, kılavuz niteliğindeki bu manifestoyu güncel gelişmeler doğrultusunda daha işlevsel hale getirmek. Önümüzde net bir yol haritası olması, İzmir’in sağlık turizminde güçlü bir destinasyon olarak konumlanmasına ciddi katkı sağlayacaktır” şeklinde konuştu.
Yorumlar
0Henüz yorum yapılmamış
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.






