Hazır giyimde ihracatçının telefonu çalmıyor, sipariş maili gelmiyor!
Türkiye’nin yaklaşık 25 milyar dolarlık ihracat gücünü temsil eden tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, 2026’yı var olma mücadelesiyle geçirirken 2027 siparişlerini almakta zorlanıyor. Ekim ayında hazır giyim ve konfeksiyon ihracatının yüzde 10 gerilemesi endişeleri artırdı. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, artan maliyetler karşısında sipariş almanın giderek zorlaştığını belirtirken EBSO Yönetim Kurulu Üyesi Fesih Demirer, “Son 10 gündür telefonlarımız çalmıyor, sipariş maili gelmiyor” diyerek sektördeki daralmanın boyutunu gözler önüne serdi

Türkiye’nin üretim ve ihracatında önemli bir yere sahip olan tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, tarihinin en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor. Artan üretim maliyetleri, döviz kurundaki yükselişin enflasyonun gerisinde kalması ve uluslararası pazarlarda siparişlerin zayıflaması, sektörün rekabet gücünü aşındırıyor. Yılın ilk aylarında ihracat kayıplarını sınırlı tutmaya çalışan, temmuz, ağustos ve eylül aylarında küçük çaplı artışlar da kaydeden hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, ekim ayında gelen yüzde 10’luk ihracat düşüşüyle sarsıldı.
Kasım ayıyla birlikte Avrupalı alıcılar başta olmak üzere müşterileriyle temaslarını yoğunlaştırarak 2027 siparişlerini güvence altına almaya çalışan ihracatçılar, bu kez de fiyat tutturma sorunuyla karşı karşıya. Sektörde yalnızca sipariş bulmak değil, alınan siparişleri mevcut maliyetlerle üretip kârlı biçimde teslim etmek de giderek zorlaşıyor.
2027 SİPARİŞLERİ İÇİN ALARM ZİLLERİ ÇALIYOR
İhracatçılar açısından önümüzdeki dönemin en kritik başlıklarından biri, yeni yıl siparişleri olurken asgari ücrette beklenen artışın yanı sıra yılbaşından itibaren enerji ve diğer girdilerde yaşanabilecek fiyat yükselişleri, üretim maliyetleri üzerindeki baskıyı artıracak. Buna karşılık döviz kurundaki artışın maliyetlerdeki yükselişi karşılamaması, Türk üreticilerin uluslararası alıcılara rekabetçi fiyat sunmasını güçleştiriyor. Sektör temsilcileri, özellikle Avrupa pazarında sipariş almak için yoğun çaba harcadıklarını ancak fiyat rekabetinde giderek zorlandıklarını belirtiyor. İhracatçıların kaygısı, mevcut daralmanın yeni yıl siparişlerine de yansıması ve üretim kapasitesinin daha fazla atıl kalması oldu.
BAĞCI: SİPARİŞ ALMAK DAHA DA ZORLAŞACAK
Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, ihracatçıların sipariş alabilmek için bütün yolları denediğini belirterek önümüzdeki döneme ilişkin kaygılarını dile getirdi. Yılbaşından itibaren girdi maliyetlerinde yaşanacak yükselişle birlikte sipariş almanın daha da zorlaşacağını vurgulayan Bağcı, asgari ücret artışının etkisini en fazla hissedecek sektörlerin başında hazır giyim ve konfeksiyonun geldiğine dikkat çekti. Döviz dönüşüm desteğiyle ilgili düzenlemenin sektörde beklenen rahatlamayı getirmediğini belirten Bağcı, ihracatçının temel beklentisinin döviz kurunun enflasyon oranında artması olduğunu söyledi.
DEMİRER: TEKSTİL TARİHİMİZİN EN ZOR DÖNEMİNDEN GEÇİYORUZ
Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Fesih Demirer de tekstil ve hazır giyim sektörünün tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşadığını belirtti. Girdi maliyetlerindeki artışa karşılık döviz kurundaki yükselişin yetersiz kaldığını söyleyen Demirer, sahadaki tablonun sektörün karşı karşıya olduğu sorunun boyutunu açıkça gösterdiğini ifade etti. EBSO’nun yakın zamanda tamamlanan seçim sürecinde yaklaşık 100 firmayı ziyaret ettiğini anlatan Demirer, bu ziyaretlerde karşılaştığı manzaraya dikkat çekti. İzmir’in önde gelen organize sanayi bölgelerinin yanı sıra Gaziemir ve Buca gibi ilçelerde faaliyet gösteren, 100-150 kişinin çalıştığı atölyeleri de ziyaret ettiğini belirten Demirer, “En dikkat çekici nokta, üç atölyeden ikisinin boş olmasıydı. İhracatçı sipariş alamıyor. Bunu sezon geçişiyle açıklayamayız. Sektör olarak sahip olduğumuz rekabet gücünü kaybediyoruz” dedi. Sektörde neredeyse her gün yeni bir konkordato haberiyle karşılaştıklarını dile getiren Demirer, yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteğinin firmalar için can suyu niteliğinde olduğunu hatırlattı. Mevzuat değişikliğinin mevcut ekonomik koşullarda sektörü daha da zorladığını savunan Demirer, düzenlemenin bu döneme denk gelmemesi gerektiğini söyledi.
“SON 10 GÜNDÜR TELEFONLARIMIZ ÇALMIYOR”
Satış temsilcilerinin kendisine iki-üç günde bir yeni sipariş veya müşteri yazışması hakkında bilgi verdiğini anlatan Demirer, şirketinde son günlerde bu hareketliliğin kesildiğini belirtti. Demirer, firmasının son 10 yıldır sektör ihracatında bölgenin ilk 10 firması arasında yer aldığını vurgulayarak şunları söyledi: “Son 10 gündür telefonlarımız çalmıyor. Sipariş maili gelmiyor. 500 çalışanım var. Bunların önemli bir bölümü 6. bölgede. Nasıl alacak, nasıl yapacağız? Girdi maliyetleri yüzde 70 artarken döviz kuru yüzde 20 artıyor. Net katma değer yaratan sektörlerden biriyiz. Kilogram başına 3 dolarlık pamuğu, kilogram başına 19,70 dolarlık ihraç değeriyle ürüne dönüştürüp ihraç ediyoruz. Bu siparişleri alamazsak 50 yıllık birikim heba olacak.”
FASON ÜRETİCİ AYAKTA KALMA SAVAŞI VERİYOR
Kendisini çok sayıda fason üreticinin aradığını belirten Demirer, firma sahiplerinin geçmişte sektörden kazandıkları birikimleri kaybetme pahasına faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığını söyledi. Bazı işletmelerin ayakta kalabilmek için mal varlıklarını satarak kaynak yaratmaya çalıştığını aktaran Demirer, sektörün içinde bulunduğu durumu şu sözlerle anlattı: “Hayatta kalabilmek, ayakta kalabilmek için her yolu deniyoruz. Ancak pilimiz bitmek üzere.”
Yorumlar
0Henüz yorum yapılmamış
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.







