Otomotiv yan sanayicisinden korkutan uyarı: İşten çıkarmalar başlayabilir!
Çin’in Avrupa pazarındaki yükselişi, Hindistan’ın rekabete katılması ve artan üretim maliyetleri Türk otomotiv yan sanayicisini iyice sıkıştırdı. EBSO Meclis Üyesi Suha Kahraman, 2027’de işçilik ve enerji maliyetlerinde yüzde 30-35 artış beklendiğini belirterek, “Kâr etmediğimiz işlerle vedalaşıyoruz. Yılbaşına doğru işçi çıkarma ve üretimde daralma yaşanabilir” uyarısında bulundu

Yüksek girdi maliyetlerine rağmen üretim gücü ve rekabetçi fiyatlarıyla geleneksel pazarlarında başarı sağlayan Türk otomotiv yan sanayicileri, 2027 yılına ilişkin planlarını yapmakta zorlanıyor. Kasım ayıyla birlikte gelecek yılın projeksiyonlarını netleştirmeye hazırlanan sektör temsilcileri, yeni sipariş ve yatırım hedefleri belirlemek yerine mevcut pazarlarını ve iş hacimlerini korumaya odaklanıyor.
Küresel otomotiv endüstrisinde artan rekabet, Avrupa’daki talep baskısı ve üretim maliyetlerindeki yükseliş, Türk yan sanayicisinin hareket alanını daraltıyor. Özellikle Çinli üreticilerin Avrupa pazarındaki hızlı yükselişi, Almanya merkezli otomotiv devlerinin küçülme kararları ve Hindistan’ın yeni bir tedarikçi olarak öne çıkması, sektörün 2027 beklentilerini gölgeliyor.
ÇİN BASKISI ALMANYA’DAN YAYILIYOR
Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Meclis Üyesi Suha Kahraman, Avrupa Birliği ülkelerinde Çinli otomotiv markalarının pazar payının 2026 yılında agresif satış politikalarının etkisiyle yükseldiğini belirterek, bu gelişmenin ilk büyük etkilerinin Almanya’da görüldüğünü söyledi. Dünya otomotiv endüstrisinin önde gelen küresel markalarına ev sahipliği yapan Almanya’da şirketlerin küçülme ve işçi çıkarma kararlarını art arda açıkladığına dikkat çeken Kahraman, ana sanayideki olumsuz tablonun henüz yan sanayiye aynı ölçüde yansımadığını ifade etti. Kahraman, ancak maliyet baskısının ve siparişlerdeki belirsizliğin devam etmesi halinde bu tablonun yan sanayiye de yansımasının kaçınılmaz olabileceğini vurguladı.
MALİYET ARTIŞI FİYAT TUTMAYI ZORLAŞTIRACAK
2027 yılı başında işçilik ve enerji başta olmak üzere üretim maliyetlerinde yüzde 30-35 oranında artış beklendiğini belirten Kahraman, bu koşullarda fiyatları korumanın sektör için giderek zorlaşacağını dile getirdi. Asgari ücretteki artışın işveren ve çalışan açısından yarattığı farklı beklentilere de değinen Kahraman, durumu “Verene çok, alana az” sözleriyle özetledi. Küresel otomotiv şirketlerinin yıllık projeksiyonlarla hareket ettiğini, üretim hedefleri ve satın alma planlarının bu doğrultuda şekillendiğini anlatan Kahraman, fiyat görüşmeleri ve pazarlıkların özellikle kasım ayında yoğunlaştığını kaydetti. Türk yan sanayicisinin ise artan maliyetlerini fiyatlara yansıtmakta zorlandığını belirtti.
“KÂR ETMEDİĞİMİZ İŞLERLE VEDALAŞIYORUZ”
Küresel pazarlarda alıcıların fiyat indirimi talep ederken Türk üreticilerin maliyet artışları nedeniyle zam yapmak zorunda kaldığını ifade eden Kahraman, iki taraf arasındaki beklenti farkının yeni dönem siparişlerini zorlaştırdığını söyledi. Kahraman, sektörün içinde bulunduğu durumu şu sözlerle anlattı: “Bugün dünyada bir kriz var. Avrupa ve Amerika, mal ve hizmet alımında fiyat düşüşü talep ederken biz verdiğimiz fiyatlarla zam istiyoruz. Zam vermiyorlar. Dolayısıyla bizler de kâr etmediğimiz ancak belli siparişler alarak, tabiri caizse günü kurtardığımız işleri almaktan vazgeçmeye başladık. Bir anlamda kâr etmediğimiz işlerle vedalaşıyoruz. Bunun etkisi yılbaşına doğru eleman ve işçi çıkarma, üretimde daralma şeklinde görülebilir.”
Bu tablonun, 2027 yılı için sipariş bağlantılarını ve üretim planlarını şekillendirmeye çalışan firmaların daha temkinli hareket etmesine yol açtığını belirten Kahraman, kârlılığı bulunmayan siparişlerden uzaklaşmanın üretim hacmi üzerinde baskı yaratabileceğine işaret etti.
HİNDİSTAN VE PORTEKİZ REKABETTE ÖNE ÇIKIYOR
Avrupa pazarındaki rekabetin yalnızca Çin ile sınırlı kalmadığını belirten Kahraman, Avrupa Birliği ülkelerinin Çin baskısını hafifletmek amacıyla Hindistan ile özel anlaşmalar yaptığını söyledi. Bu anlaşmalar sayesinde Hindistan’ın Avrupa’ya doğrudan mal ve hizmet satma imkânlarının genişlediğini kaydeden Kahraman, böylece Türk üreticilerin karşısına yeni bir rakibin çıktığını ifade etti. Portekiz’in de üretim kapasitesiyle otomotiv yan sanayinde giderek daha fazla pazar payı almaya başladığını belirten Kahraman, Türkiye’nin rekabet gücünü koruyabilmesi için maliyetler ve döviz kuru arasındaki dengenin önem taşıdığını vurguladı. Kahraman, “Dolar-euro kuru normal seviyelerine gelirse şansımız olabilir” diye konuştu.
Yorumlar
0Henüz yorum yapılmamış
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.







