Tek Referans Logo

Aramak için en az 3 karakter yazın.

Da Vinci Robotik Cerrahi - Bazekol Sağlık Grubu

Sürdürülebilirlikte daha gerçekçi ve hızlı politikalara ihtiyaç var

Tek Referans profil fotoğrafı
YazarTek Referans

Ülkeler sürdürülebilirlik kavramını oluşturan doğa/çevre, ekonomi ve toplum sütunlarını deneli ve entegre şekilde çalıştırabildiği ölçüde uygarlığın varlığına katkı koydukları gibi, rekabetçi bir ekonomide refah toplumları olmaya bir adım daha yaklaşabilir

Sürdürülebilirlikte daha gerçekçi ve hızlı politikalara ihtiyaç var

Sürdürülebilirlik, en dar anlamıyla doğal kaynakları tüketmeden ve ekolojik dengeyi bozmadan, gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama kapasitesine zarar vermeden bugünün gereksinimlerini karşılamak olarak tanımlanıyor.

Bu tanımın bize gösterdiği gibi sürdürülebilirliği tek boyutlu bir kavram olarak da, hatta bugüne dair bir önlem/eylem olarak da düşünmemek gerekiyor. 21. Yüzyılda ortaya atılan ve bugüne ve yarınki politikalara damgasını vuran bu kavram, çevresel, ekonomik ve toplumsal boyutları kapsayan bütüncül bir yaklaşıma işaret ediyor.

"GEZEGENİMİZ VARLIK/YOKLUK SORUNUYLA KARŞI KARŞIYA"

Sürdürülebilirliğin çevresel sütununu ekolojik dengenin korunması, iklim krizine karşı önlemler ve atıkların azaltılması olarak daraltabiliriz. Son dönemde çok sık kullandığımız ‘Yeşil Dönüşüm’ kavramı, tam bu anlama geliyor. İnsanlığın üretim ve tüketimdeki aşırı hevesi, doğal kaynakların bilinçsiz kullanımı gezegenimizi bir varlık/yokluk sorununa hapsetmiştir. Tüm canlı yaşamı ve doğal döngüyü tehdit eden bu yıkıcı tempo iklim krizi ile birleşince uygarlığı yok edecek bir basınca yol açıyor.

YEŞİL EKONOMİ İÇİN DAHA GERÇEKÇİ HEDEFLER 

Yeşil Dönüşümün temelinde ise ekonomik sürdürülebilirliğin alt dalları olarak ‘Yeşil Ekonomi' ve ‘Mavi Büyüme’ var. Gerek karada gerekse okyanusta kaynakların giderek azaldığını bilerek, üretimi ve tüketimi planlayarak, döngüsel bir ekonomiyi hayata geçirerek sanayi politikalarına yeni bir yön verilmesi ihtiyacı ortaya çıkıyor. Uluslararası kuruluşların karbon emisyonu hedefleri somut bir yön gösterse de bu konuda daha kararlı,  tutarlı ve hızlı bir yol haritasına ihtiyaç var. 

Sürdürülebilirliğin sosyal boyutunda ise toplumsal adaletin, eşitliğin ve yaşam kalitesinin herkes için iyileştirilmesi hedefi yatıyor. Günümüz kapitalizminde ortaya çıkan sosyal uçurum nedeniyle, yaratılan kaynakların adil paylaşımı bir tercih değil zorunluluk haline gelmiştir.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKALARI DENGELİ VE ENTEGRE ÇALIŞMALI

Ülkeler sürdürülebilirlik kavramını oluşturan doğa/çevre, ekonomi ve toplum sütunlarını dengeli ve entegre şekilde çalıştırabildiği ölçüde uygarlığın varlığına katkı koydukları gibi, rekabetçi bir ekonomide refah toplumları olmaya bir adım daha yaklaşıyor. Ülkemizde sürdürülebilirlik bilincinin ve politikalarının güçlenmesinin yolu da kurumların, şirketlerin ve bireylerin sorumluluk alarak bu uygulamalara dahil olmalarından geçiyor.

Tekreferans.com olarak hazırladığımız Sürdürülebilirlik Dosyası ile Ege Bölgesi’ndeki kurum ve şirketlerin çalışmalarını okurlarımıza aktararak, bu konuda farkındalığın artmasına bir nebze de olsa katkı koymak istedik.

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.