Frutein - Raflardaki Yeni Yıldız - Yoğurtlu ve Proteinli Beyaz Çikolata Kaplı Ahududu & Çilek
Tek Referans Logo

Aramak için en az 3 karakter yazın.

Da Vinci Robotik Cerrahi - Bazekol Sağlık Grubu

Ünlü markanın patronu Sözkesen: Dişten tırnaktan artanı şirkete koyuyoruz

Tek Referans profil fotoğrafı
YazarTek Referans

Funika Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Denizli Genç İş İnsanları Derneği Başkanı Kemal Sözkesen, finansman maliyetlerinin sanayicinin nefesini kestiğini belirterek, "Herkes birikimi neyse, şirketine ne şekilde ek sermaye yaratabiliyorsa, ne koyabilecekse, dişinden tırnağından artırdığını şirkete koyarak minimum borçlanma ile bu dönemi geçirmeye çalışıyor” dedi

Denizli Genç İş İnsanları Derneği Başkanı Kemal Sözkesen
Denizli Genç İş İnsanları Derneği Başkanı Kemal Sözkesen

Funika Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Denizli Genç İş İnsanları Derneği (DEGİAD) Başkanı Kemal Sözkesen, yüksek faiz, finansmana erişim maliyeti ve küresel risklerin sanayici ve ihracatçı üzerindeki baskısını artırdığını belirterek, iş dünyasının artık kâr etmekten çok zarar etmemeye odaklandığını söyledi.

Sanayici ve ihracatçının son iki yılda şirket bilançolarında ciddi kayıplarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Sözkesen, geçmiş yıllarda elde edilen kârların ve şirketlerin biriktirdiği yedek akçelerin büyük ölçüde kullanıldığını dile getirdi. Sözkesen, şirketlerin yüksek faizli kredi kullanmamak için ellerindeki öz kaynakları sonuna kadar değerlendirdiğini belirterek, “İş dünyası geçmiş yıllarda elde ettiği kârları, kenara koyduğu stokları, hepsini sonuna kadar kullanmış durumda. Herkes birikimi neyse, şirketine ne şekilde ek sermaye yaratabiliyorsa, ne koyabilecekse, dişinden tırnağından artırdığını şirkete koyarak minimum borçlanma ile bu dönemi geçirmeye çalışıyor” dedi.

“YÜZDE 50 FAİZLE KREDİ KULLANMAK MÜMKÜN DEĞİL”

Türkiye'de finansman maliyetlerinin sanayicinin yatırım yapmasının önündeki en önemli engellerden biri olduğunu vurgulayan Sözkesen, mevcut faiz seviyeleriyle kredi kullanmanın şirketler açısından sürdürülebilir olmadığını söyledi. Sözkesen, “Bu dönemi neden böyle geçirmeye çalışıyoruz? Bankaya dönüp kredi istediğiniz zaman yüzde 50 faiz var. Yüzde 50 faiz dediğiniz zaman bunu ödemek zaten mümkün değil. Şu anda maliyetine iş yapıp zarar etmemeye çalışıyoruz. Sanayicinin ve ihracatçının hedefi para kazanmak değil, zarar etmemek” diye konuştu.

Bankaların da yüksek maliyetlerle kaynak topladığına dikkat çeken Sözkesen, kredi faizlerinin yüksek olmasının bankaların fonlama maliyetleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti. Sözkesen, “Bankalar evet, zaman zaman kredi veriyorlar fakat onların da yapabileceği bir şey yok. Yüzde 45 ile mevduat topluyorlar. Yüzde 45 ile mevduat toplanan yerde kredi tabii ki yüzde 50 olur” dedi.

2026 BEKLENTİSİ SAVAŞLA BOZULDU

2026 yılına büyük beklentilerle girdiklerini belirten Sözkesen, faizlerin düşeceği, ekonomik ortamın daha istikrarlı hale geleceği ve güven ortamının güçlenmesiyle birlikte piyasadaki likiditenin artacağı beklentisinin oluştuğunu söyledi. Ancak İran savaşıyla birlikte küresel risklerin yeniden arttığını dile getiren Sözkesen, bunun Türkiye'nin ekonomi politikaları üzerindeki baskıyı da artırdığını kaydetti. Sözkesen, “2026'ya büyük umutlarla girmiştik. Faizlerin düşeceğini, artık daha stabil bir ortam sağlanacağını, güvenin artacağını ve bu sayede likiditenin çoğalıp şirketlerimizde, ihracatçımızda, sanayicimizde bir rahatlama göreceğimizi bekliyorduk. Fakat İran savaşıyla beraber maalesef yeniden bir risk oluştu” ifadelerini kullandı.

“KISIR DÖNGÜ İÇERİSİNDEYİZ”

Yüksek faiz ve finansman maliyetlerinin sanayiciyi yatırım yapamaz hale getirdiğini belirten Sözkesen, sektörün bir kısır döngü içerisinde olduğunu söyledi. Sözkesen, Türkiye'nin öncelikle öngörülebilir bir ekonomik ortama ihtiyacı olduğunu belirterek, ekonomi politikalarının yanı sıra üretim politikalarının da yeniden ele alınması gerektiğini belirtti. Sözkesen, şunları söyledi: “Biz dünyaya müdahale edemeyiz ama hiç olmazsa Türkiye içerisinde beklentilerin ve öngörülebilir politikaların, reformların belli olduğu; çiftçinin, üreticinin, hayvancılığın, ihracatçının, sanayicinin desteklendiği ve gerekli yerlerde sübvansiyonların uygulandığı doğru bir para politikası ve üretim politikasının belirlenmesi gerekiyor.”

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.