
İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) Yüksek İstişare Kurulu, sanayicinin karşı karşıya olduğu en temel sorunlardan birinin finansmana ve krediye erişimde yaşanan ciddi daralma olduğuna dikkat çekti. Sanayiciler, üretim ve ihracat odaklı firmalar için uzun vadeli, erişilebilir ve öngörülebilir kredi mekanizmalarının acilen devreye alınmasını istedi.
İAOSB Yüksek İstişare Kurulu, 13. Toplantısında dünyada hızla derinleşen uluslararası siyasi ve askerî gelişmelerin, Türkiye ekonomisi ve sanayi sektörü üzerindeki etkilerini ele alarak, sanayicinin artan endişelerini değerlendirip kamuoyu ile paylaşma kararı aldı.

SANAYİ İŞLETMELERİ KIRILGANLIĞA SÜRÜKLENDİ
Kurul tarafından yapılan açıklamada, sanayicinin finansman sorununun yakıcılığına vurgu yapıldı. Açıklamada, “Yüksek faiz oranları, ağırlaşan teminat koşulları ve kredi limitlerindeki kısıtlar; üretimin, ihracatın ve yatırımların önünde önemli bir engel oluşturuyor. Artan enerji, hammadde ve işçilik maliyetleri karşısında işletme sermayesine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyan sanayi işletmeleri, kredi kanallarının yetersizliği nedeniyle nakit akışı açısından kırılgan bir yapıya sürüklenmiştir. Bu durum yalnızca mevcut üretimi değil, istihdamı ve orta–uzun vadeli büyüme hedeflerini de doğrudan etkileme potansiyeli taşımaktadır” denilerek, uzun vadeli, erişilebilir ve öngörülebilir kredi mekanizmalarının acilen devreye alınması yönünde güçlü bir beklenti olduğuna dikkat çekildi.

TÜRK FİRMALARININ REKABET GÜCÜ ZAYIFLIYOR
Dünya ekonomisinin kırılgan ve öngörülmesi güç yeni bir dönemden geçtiğine işaret edilen açıklamada, bu gelişmelerin; enerji arz güvenliği, ticaret yolları, finansal piyasalar ve küresel tedarik zincirleri üzerinden Türkiye ekonomisini doğrudan etkilemesinin kaçınılmaz olduğu görüşüne yer verildi. Açıklamada, “Bu tablo, üretim maliyetlerini artırmakta, ihracat pazarlarında rekabet gücünü zayıflatmakta ve sanayi işletmelerini ciddi bir belirsizlik ortamına sürüklemektedir” denildi.
![]()
SU KRİZİ VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ STRATEJİK BİR RİSK
İklim kriziyle birlikte Akdeniz Havzası’nda yer alan Türkiye’nin su stresi açısından yüksek risk grubundaki ülkeler arasında yer aldığına dikkat çekilen açıklamada, tarımda vahşi sulama, ev su tüketiminde tasarruf, sanayide su verimliliği gibi konuların yanı sıra deniz suyundan tatlı su elde etmenin maliyetine de dikkat çekildi.
Açıklamada, şu görüşlere yer verildi: “Dünya; ekonomik, siyasi ve çevresel risklerin iç içe geçtiği çalkantılı bir sürece girmiştir. Olası yeni çatışmalar, özellikle İran merkezli gelişmelerin nasıl sonuçlanacağı ve Türkiye ekonomisinin bu süreçten nasıl etkileneceği belirsizliğini korumaktadır. İAOSB Yüksek İstişare Kurulu olarak; sanayicilerin jeopolitik riskleri dikkate alan mali planlamalar yapması, enerji ve su maliyetlerine karşı önleyici yatırımlarını artırması ve finansal dayanıklılığını güçlendirmesi gerektiğine dikkat çekilmektedir.”
YORUMLAR
0Yorum Yap