Safkar, üretim, teknoloji ve satışta büyüyor
Safkar Bayi ve Otomotiv Satış Müdürü Tolga Aksoy, orta vadeli stratejilerinin merkezinde Türkiye pazarındaki lider konumlarını korumak ve global pazarda rekabetçi konumlarını güçlendirmek olduğunun altını çizdi. Aksoy, “Esnek üretim gücümüzü ve yurt içi pazarda edindiğimiz tecrübeleri uluslararası pazarlara da yansıtarak global ölçekte büyümeyi hedefliyoruz" dedi

Mobil iklimlendirme sektöründe ilk yerli üretici olarak; otomotiv, savunma sanayi ve raylı sistemler sektörlerine yön veren yeniliklerin öncüsü olan Safkar Ege Soğutmacılık A.Ş., Safkar ve Penguen markaları ile üretim yapıyor.
Borsa İstanbul’da işlem gören köklü bir şirket olarak, İzmir’deki toplam 15.000 metrekare alanda kapalı alana sahip Ulukent S1 tesislerinde yıllık 15.360 adet klima ve soğutucu üretim kapasitesiyle faaliyet gösterdiklerini söyleyen Safkar Bayi ve Otomotiv Satış Müdürü Tolga Aksoy, büyüme vizyonları doğrultusunda 2024 yılında devreye aldıkları 6.000 metrekare kapalı alana sahip Emiralem S2 tesislerinde de eşanjör, boru ve rakor üretimi gerçekleştirdiklerini dile getirdi.
06260101.webp)
Yüzde 25’i aşan kadın çalışan oranı, uzman kadroları ve ileri teknolojiyi disiplinli üretim süreçleriyle bir araya getirdiklerini vurgulayan Aksoy, sözlerine şöyle devam etti: “1988’den bu yana, hayatın her anına sessizce dokunan konforu tasarlıyoruz. Kurulduğu günden bu yana OEM ticari araç ve otobüs üreticilerinin güvenilir çözüm ortaklarından biri olmanın yanı sıra, yüksek performanslı ürünlerimiz ve yaygın servis ağımızla son kullanıcıların da güvenini kazanıyoruz. Safkar, Türkiye taşıt araçları yan sanayinde yalnızca bir alt yüklenici veya parça üreticisi değil; mühendislik çözümleri sunan, tasarım yapan ve ana sanayiye yön veren öncü bir sistem tedarikçisidir. Ticari araç segmentinde yolcu taşımacılığına yönelik klima sistemleri, gıda ve ilaç taşımacılığına yönelik soğutucu sistemleri tasarlamakta ve üretmektedir. Özellikle gıda ve ilaç taşımacılığında soğuk zincirin önemli bir halkası olarak, taşınan ürünlerin tazeliğinin korunmasına katkı sağlamaktadır. Raylı sistemler ve savunma sanayii alanlarında ise Türkiye’nin yerli üretim kapasitesine katkı sunan önemli üreticiler arasında yer almaktadır.”
431365110.webp)
“ENFLASYONA PARALEL BÜYÜYECEĞİZ”
2025 yılında toplam cironun 1.774.498.421 TL olarak gerçekleştiğini, 2026 yılının ilk altı ayında ise 1.603.033.037 TL ciroya ulaştıklarını da kaydeden Aksoy, 2027 yılında da enflasyona paralel bir ciro artışı öngördüklerini vurguladı. Aksoy, “2027 yılında ekonomide bazı sektörlerde daralmalar yaşanması beklense de özellikle savunma sanayiinde üretim artışları öngörüyoruz. Raylı sistem sektöründe yeni ihalelerin alınmış olması ve devam eden yatırımlar sebebiyle bu iki sektörde üretimlerimizde düşüş beklemiyoruz. Yeni model yatırımları ve filo yenileme ihtiyaçlarıyla birlikte sektörde toparlanma ve hatta büyüme beklentimiz de bulunmaktadır” dedi.
“EŞANJÖR ÜRETİMİNİ BÜNYEMİZE ALDIK”
Sektörde Ar-Ge ve teknolojinin önemli olduğunu, teknoloji ve Ar-Ge yatırımlarındaki temel hedeflerinin müşteri taleplerine hızlı ve esnek mühendislik çözümleri sunabilmek olduğunun altını çizen Tolga Aksoy, “Bu doğrultuda, sistemlerimizin en kritik bileşenlerinden biri olan eşanjör üretimini kendi bünyemize alarak önemli bir üretim teknolojisi ve altyapı yatırımı gerçekleştirdik. Bununla birlikte, sistemlerimizin mekanik ve termodinamik tasarım süreçlerini dijital ortamda doğrulamak amacıyla ileri mühendislik ve simülasyon yazılımlarına yönelik yatırımlar yaptık. Ayrıca sistem elektroniği ve gömülü yazılım alanında, sistemlerimizde kullanılan kontrolcüleri kendi bünyemizde tasarlayıp üretebilecek ekip ve altyapıyı oluşturmak üzere çalışmalarımız devam etmektedir. Öte yandan ürün yelpazemizde yer alan, soğuk zincir taşımacılığında kullanılan frigorifik soğutucular için daha kompakt ve enerji verimliliği daha yüksek yeni bir ürün grubu üzerinde çalışmalarımız hızla sürmektedir. Diğer yandan, OEM pazarındaki elektrifikasyon dönüşümünü ve güncellenen soğutucu akışkan regülasyonlarını yakından takip ediyoruz. Çevre dostu, mevzuatlara ve yeni teknolojilere uyumlu ürünler geliştirmeye yönelik çalışmalarımız devam etmektedir. Son dönemde, yerlileştirme kapsamında talebin yüksek olduğu raylı sistemler ve savunma sanayii sektörlerinde, terzi usulü mühendislik çözümlerimizle yeni ürünler geliştirmeye ve müşterilerimize sunmaya devam ediyoruz” diye konuştu.
“GLOBAL PAZARLARDA BÜYÜMEYİ HEDEFLİYORUZ”
Bölgemizde yaşanan jeopolitik sorunlar ve küresel ekonomik belirsizliklerin, sanayicileri de etkilediğini; Lojistik maliyetleri, tedarik süreleri ve müşterilerin yatırım kararlarının bu süreçte daha da önemli hale geldiğini söyleyen Aksoy, bu tür dönemlerde değişen koşullara hızlı uyum sağlamak ve riskleri doğru yönetmenin büyük önem taşıdığını belirtti. Bu kapsamda Safkar olarak orta vadeli stratejilerinin merkezinde Türkiye pazarındaki lider konumlarını korumak ve global pazarda rekabetçi konumlarını güçlendirmek olduğunun altını çizen Aksoy, “Esnek üretim gücümüzü ve yurt içi pazarda edindiğimiz tecrübeleri uluslararası pazarlara da yansıtarak global ölçekte büyümeyi hedefliyoruz. Yüzde 100 yerli sermayeli ve yerli üretim yapan bir firma olarak Türkiye ekonomisine değer katıyoruz. 2025 yılında toplam net satışlarımızın yüzde 9,77’si yurt dışı satışlardan oluştu. Yurt içinde araç üreticilerine verdiğimiz klimalar araçlarla birlikte yurt dışına satılmakta bu dolaylı ihracatlar bu orana dahil değildir. İhracat, Safkar’ın büyüme hedefleri açısından önemli bir yere sahip. Ürünlerimizi daha fazla uluslararası müşteriye ulaştırmayı ve farklı pazarlarda daha güçlü bir konuma gelmeyi hedefliyoruz. Hedefimiz yalnızca daha fazla ihracat yapmak değil; farklı pazarlarda kalıcı olmak, müşterilerimize daha fazla değer sunmak ve Safkar’ı uluslararası alanda daha güçlü bir noktaya taşımaktır” şeklinde konuştu.
“SAVUNMA VE RAYLI SİSTEMLERDE ANA TEDARİKÇİYİZ”
Elektrikli araçlar, enerji verimliliği ve yeni nesil iklimlendirme sistemlerinin sektörün geleceğini şekillendirdiğini de ifade eden Aksoy, “ Bu alanlarda kendimizi geliştirmek ve müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarına uygun çözümler sunmak, uluslararası rekabette daha güçlü bir konuma gelmemizi sağlayacaktır. Ülkemizde ve yurt dışında büyük projeler üstlenen değerli savunma sanayii firmalarımızın ana tedarikçilerinden biri olmaktan gurur duyuyoruz. Raylı sistem araç üretiminde de son beş yıldır, ülkemizde yerli olarak üretilen milli elektrikli banliyö setleri, milli EMU setleri ve yerli elektrikli lokomotiflerin iklimlendirme sistemlerini tedarik ediyoruz. Ayrıca ülkemizin pek çok şehrindeki metro ve tramvaylarda Safkar iklimlendirme sistemleriyle yolculara konfor sunuyoruz” dedi.
“SERTİFİKA SÜREÇLERİNE ÖNEM VERİYORUZ”
Safkar’ın, sektörünün gereklilikleri doğrultusunda kalite yönetim sistemlerini iş süreçlerine entegre ettiğini ve bu sistemleri uluslararası kabul görmüş denetim kuruluşlarının gerçekleştirdiği düzenli denetimlerle belgelendirdiğini kaydeden Aksoy, şu bilgileri verdi: “Otomotiv sektöründe IATF 16949, raylı sistemler sektöründe ise ISO 22163 (IRIS) kalite yönetim sistemleri kapsamında faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.
Ürünlerimizin güvenilirliğini, dayanıklılığını ve uluslararası standartlara uygunluğunu güvence altına almak amacıyla, ürün gruplarına özel kapsamlı testler gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda ATP (Bozulabilir Gıda Maddelerinin Uluslararası Taşımacılığına İlişkin Anlaşma) uygunluk testleri, özellikle soğuk zincir taşımacılığında kullanılan ekipmanlarımızın performansını ve ilgili gerekliliklere uygunluğunu ortaya koyan kritik bir doğrulama sürecidir. Bunun yanı sıra müşteri özel istekleri, Military Standard çevresel koşullar ve dayanım, Avrupa Birliği elektromanyetik uyumluluk (EMC) ve EN 61373 şok-titreşim testleri gibi zorlu saha koşullarını simüle eden testler, ürün grubuna göre akredite laboratuvarlarda gerçekleştirilmektedir. Bu testlerden başarıyla geçen ve uygunluk raporlarıyla doğrulanan tasarımlarımız, ürünlerimizin kullanım ömrü boyunca sunduğu dayanıklılık ve güvenilirliğin somut göstergesidir. Bunun yanı sıra geniş servis ağımız ve satış sonrası hizmetlerimizle müşterilerimize kesintisiz destek sunuyoruz. S2 tesisimizin çatısında bulunan 0,6 MWp kapasiteli Güneş Enerjisi Santralimizden elde edilen yeşil enerjiyi kullanıyor, çevresel sorumluluğumuzu Sıfır Atık vizyonumuzla pekiştiriyoruz.”
Yorumlar
0Henüz yorum yapılmamış
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.






