Tek Referans Logo

Aramak için en az 3 karakter yazın.

Da Vinci Robotik Cerrahi - Bazekol Sağlık Grubu

Süt üreticisinden itiraz: Bize dur, yemciye geç olmaz!

Nihat Delibaşı profil fotoğrafı
YazarNihat Delibaşı

Süt üreticisi artan girdi maliyetleri altında ezilirken, yem fiyatlarına son bir haftada gelen zamlar krizi derinleştiriyor. İzmir’de süt üretimi geriliyor, karkas et fiyatları 620 TL’den 570 TL’ye düştü. Tire Süt Kooperatifi Başkanı Osman Öztürk, süt fiyatı ile üretim maliyetleri arasındaki makasın kapatılması gerektiğini belirterek, “Sütçüye dur derken, yemciye bir kez olsun dur, zam yapma diyen yok” diye konuştu

Tire Süt Kooperatifi Başkanı Osman Öztürk
Tire Süt Kooperatifi Başkanı Osman Öztürk

Süt sektöründe maliyet sıkıntısı devam ediyor. Ulusal Süt Konseyi’nin (USK) 1 Kasım itibarıyla çiğ süt maliyetlerini açıklaması ve fiyat güncellemesi beklentisi hüsranla sonuçlandı. Bu durum sektörde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. USK’nın 24,30 TL olarak belirlediği çiğ süt tavsiye fiyatının güncellenmesi amacıyla gerçekleştirilen toplantıdan sonuç çıkmadı. Buna karşın yem fiyatlarında artış var. İzmir’de son bir haftada yem fiyatlarına gelen 50 TL’lik zamla birlikte, yüzde 19-21 protein bazlı hayvan yeminin çuval fiyatı 1.175-1.300 TL seviyesine yükseldi. Bayi kârı ve toplu alımlar dikkate alındığında fiyatlar 1.100-1.200 TL arasında değişiyor.

ÖDEMİŞ’TE GÜNLÜK ÜRETİM 1.600 TONDAN 1.400 TONA GERİLEDİ

Süt üretiminde yaşanan düşüş, özellikle İzmir’in hayvancılık merkezlerinde kendisini gösteriyor. Şap benzeri hastalıklar ve buzağı kayıplarının ardından Ödemiş’te günlük 1.600 ton seviyesinde olan süt üretimi, son bir haftada 1.400 tona kadar geriledi. Ödemiş başta olmak üzere Tire ve Bayındır gibi süt üretiminin yoğun olduğu ilçelerde de düşüş yaşanırken, İzmir genelinde günlük süt üretiminin gerilemeye başladığı belirtiliyor.

SÜTÜN LİTRESİ EGE’DE 35 TL OLMAMALI

Tire Süt Kooperatifi Başkanı Osman Öztürk, süt üretiminde yaşanan sorunların yalnızca fiyat artışıyla çözülemeyeceğini, üretim maliyetlerinin kontrol altına alınmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Tekreferans.com’a değerlendirmelerde bulunan Osman Öztürk, süt üretiminde bölgesel farklılıkların üretici aleyhine bir tablo yarattığına dikkat çekerek, “Sütün litre maliyeti ülkenin doğusunda neyse batısında da aynı parametrelere tabi. Sütün litresi İç Anadolu’da 23 TL, Ege Bölgesi’nde 35 TL olmamalı” dedi. USK’nın mayıs ayında çiğ süt litre fiyatını 24,30 TL olarak açıkladığı dönemdeki maliyetlerle bugünkü koşulların karşılaştırılması gerektiğini belirten Öztürk, yem fiyatlarındaki artışa dikkat çekti. Öztürk, “Mayıs ayında 800 TL olan yem bugün 1.100-1.200 TL seviyesine geldi. Mazotun litresi 100 TL. Elektrik fiyatlarını buna katmıyorum bile. Yemin yüzde 40, diğer giderlerin de yine aynı oranda arttığı bir ortamda süt fiyatının aynı kalması kabul edilebilir değil” diye konuştu.

MALİYET ÇALIŞMASI YAPILDI AMA KARŞILIK BULMADI

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın süt üretim kooperatiflerinin maliyetlerine yönelik çalışma yaptığını ve buna göre hazırlık yürüttüğünü aktaran Öztürk, söz konusu çalışmaların Ticaret Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı nezdinde karşılık bulmadığını savundu. Süt fiyatı ile maliyet arasındaki farkın kapatılması gerektiğini vurgulayan Öztürk, bu makas açık kaldığı sürece piyasanın, tüketimin, süt üretiminin ve hayvancılığın krizden çıkmasının mümkün olmadığını dile getirdi. Öztürk, zincir marketlerin referans fiyatlara göre hareket ettiğini belirterek, “Bu sistemin kapatılması lazım. Bir haftadır, 10 gündür bu konuyu gündeme taşıyoruz. Ancak karşılık bulamıyoruz. Sütçüye dur derken, yemciye bir kez olsun ‘Dur, zam yapma’ diyen yok” ifadelerini kullandı.

SÜT FİYATINA ZAM, YEM FİYATI 1.500 TL’YE ÇIKARSA HİÇBİR İŞE YARAMAZ

Süt fiyatına yapılacak artışın, yem fiyatlarındaki yükseliş kontrol altına alınmadığı takdirde üreticiye nefes aldırmayacağını belirten Öztürk, olası zamların yem fiyatlarını daha da yukarı taşıması halinde sektörün çıkmaza gireceğini söyledi. Süt fiyatının artırılmasıyla birlikte yem çuvalının 1.500 TL seviyesine ulaşması durumunda üreticinin kazancının yine girdi maliyetlerine gideceğini ifade eden Öztürk, bunun tüketici fiyatlarına da yansıyarak yeni bir süt krizini tetikleyebileceği uyarısında bulundu. Öztürk, “İki yıl önce yaşadığımız sıkıntıları yeniden yaşamamak için süt maliyetini artıran girdi fiyatlarını düşürecek önlemleri almak gerekiyor. Yem mi desteklenecek, tarımsal akaryakıt mı desteklenecek? Bunun bir yolu bulunmalı. Süt üreticisi kazanmadıktan sonra yaptığı işin bir kıymeti kalmıyor. Bizler tatil, bayram demeden 365 gün yaptığımız işin karşılığını almak istiyoruz” dedi.

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.