Tek Referans Logo

Aramak için en az 3 karakter yazın.

Da Vinci Robotik Cerrahi - Bazekol Sağlık Grubu

Tarımda tedarik ve fiyat zinciri koptu

Nihat Delibaşı profil fotoğrafı
YazarNihat Delibaşı

Tarımda bu yıl yaşanan bolluk, üreticiden tüketiciye uzanan zincirin tüm halkalarını mutlu etmeye yetmedi. Tarlada ürün para etmezken tüketici yüksek etiket fiyatlarından şikâyet etti; aracı, komisyoncu, tüccar ve pazarcı da ağır darbe aldı. İzmir halinde eski iş hacimleri gerilerken, pazarcı esnafı alımlarını beşte bire kadar düşürdü. Ziraat Yüksek Mühendisi Tevfik Türk, ihracat yasakları ve fiyat baskılama politikalarının piyasadaki dengeleri bozduğunu savunarak, “Zincirin halkalarının kopmaması gerekiyor” dedi

Tarımda tedarik ve fiyat zinciri koptu

Geçen yıl iklim krizinin etkisiyle birçok tarım ürününde yaşanan sıkıntı, bu yıl yerini bereketli bir sezona bıraktı. Yağışların zamanında ve yeterli miktarda gerçekleşmesiyle sebze ve meyveden üzüm, kuru üzüm, incir ve şeftaliye kadar pek çok üründe bol mahsul elde edildi. Ancak üretimdeki bolluk, ne üreticinin yüzünü güldürdü ne de tüketicinin cebini rahatlattı.

Tarlada ürününü satmakta zorlanan üretici ile market ve pazar tezgâhlarında yüksek fiyatlarla karşılaşan tüketici arasındaki makas kapanmadı. Tarlada 10 liraya satılan bir ürünün etiket fiyatının 100 liraya kadar çıkması, gözleri aracıya, komisyoncuya ve tüccara çevirdi. Ancak sahadan gelen bilgiler, sorunun yalnızca bu kesimlerle açıklanamayacağını ortaya koydu. Tarımda üretimden tüketime uzanan zincirin bütün halkaları, aynı krizin farklı yüzleriyle karşı karşıya kaldı.

PAZARCI 20 KASA YERİNE 5 KASA ALABİLİYOR

İzmir Pazarcılar Odası Başkanı Hamdin Erişen, domatesten limona, mandalinadan elmaya kadar pek çok üründe benzer bir tablonun yaşandığını belirterek, hem pazarcı esnafının hem de halcilerin ciddi sıkıntı içinde olduğunu söyledi. Pazardaki daralmanın boyutlarına dikkat çeken Erişen, esnafın ürünleri aldığı fiyata bile satamadığı günler yaşadığını belirtti. Erişen, “Pazarcıların durumu zaten malum. Halcilerle görüşüyoruz, orada da durum aynı. İş yok. Ürün fiyatları çok ucuzdu. Ürünü aldığımız paraya dahi satamaz olduk. Pazarcı esnafımız 20 kasa aldığı ürünü 5 kasa alıp satmaya çalışıyor, onu dahi bitiremiyor” dedi. Hal esnafının da benzer bir süreçten geçtiğini ifade eden Erişen, daha önce 100-200 ton ürün alabilen işletmelerin, bazı dönemlerde aldıkları malı maliyetine dahi satamadığını dile getirdi. Üretimdeki maliyet artışlarının zincirin bütün halkalarını etkilediğini vurgulayan Erişen, mazot, işçilik ve fide fiyatlarındaki yükselişe işaret ederek nakliyecilerin de durumdan memnun olmadığını söyledi.

“İHRACAT YASAKLARI PİYASAYI BOZDU”

Ziraat Yüksek Mühendisi Tevfik Türk ise tarım piyasasında yaşanan sorunun yalnızca arz fazlası ya da fiyatlar üzerinden okunamayacağını belirtti. Türk, üretimden pazarlamaya kadar uzanan sistemde planlama ve denetim eksikliği ile piyasaya yapılan müdahalelerin, zincirin halkalarını birbirinden kopardığına dikkat çekti. Kooperatiflerin işlevsizleştirilmesiyle piyasa düzenleyici rolünü yerine getiremediğini savunan Türk, iç piyasada fiyatların yükselmesi veya ürün arzının azalması gerekçesiyle ihracatın yasaklanarak ithalata izin verilmesinin yol açtığı sorunların büyüklüğüne dikkat çekti. Türk, “Tarım ürünlerine yapılan en büyük yanlış, iç piyasada artan fiyatlar ya da ürün yokluğu gerekçe gösterilerek ihracatın yasaklanması, ithalatın önünün açılması oldu. Bu durum karşısında tüccarlar piyasadan çekilmek zorunda kaldı. Tüccarın çekildiği piyasada dengeler bozulurken aracı ve komisyoncu olarak tanımlanan diğer sektör bileşenleri de olumsuz etkilendi. Emek verilerek oluşturulan ihraç pazarları kaybedildi” diye konuştu.

DOMATES ÜRETİCİSİ EKTİ, İHRACAT KAPISI KAPANDI

Tarımda alınan kararların üretim planlamasıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Türk, domates ve salça örneğini verdi. Salça ihracatına getirilen yasakların piyasadaki dengeleri bozduğunu kaydeden Türk, “Salça yasağı konulduğunda salça stoku artıyor ama üretici domates ekmeye devam ediyor. Oysa piyasa denetim mekanizmaları işlese bu durum tespit edilir ve onca emek boşa gitmez” ifadelerini kullandı.

ZEYTİNDE TARLAYLA RAF ARASINDAKİ UÇURUM

Bolluğun her zaman üretici açısından kazanç anlamına gelmediğini belirten Türk, zeytini örnek gösterdi. Rekoltenin yüksek olduğu bir dönemde üreticinin yeterli gelir elde edememesine karşılık tüketicinin rafta yüksek fiyatlarla karşılaşabildiğine dikkat çeken Türk, yemeklik zeytin fiyatları üzerinden tarlayla raf arasındaki farkı gündeme getirdi. Türk, “Zeytinde rekolte var, fiyat yok. Şu anda yemeklik zeytine kilogram başına 22 lira fiyat veriliyor. Bunun 17 lirası toplama maliyeti. Aynı zeytin market markasıyla rafta kilogramı 230-250 liradan satılıyor. Tarladan çıkan ürünün tüketiciye ulaşmasında çok büyük farklar oluştu” dedi. Bu örneğin, üreticinin eline geçen fiyat ile tüketicinin ödediği bedel arasındaki farkın tek başına aracı sayısı üzerinden açıklanamayacağını gösterdiğini savunan Türk, üretim maliyetleri, pazarlama kanalları, piyasa düzeni ve denetimin birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.

ÇÖZÜM: KOOPERATİFLEŞME, PLANLAMA VE DENETİM

Türk, tarım piyasasında kalıcı çözümün, üreticiyi korurken tüccar, komisyoncu, nakliyeci ve pazarcıyı da sistemin vazgeçilmez halkaları olarak görmekten geçtiğini söyledi. Ürünlerin kayıtlı ve denetlenebilir kanallar üzerinden tüketiciye ulaştırılması gerektiğini belirten Türk, doğrudan satış modellerinin de kontrolsüzlük ve suistimale açık hale gelmemesi gerektiğini söyledi. Hal sisteminde komisyon oranlarının ve kâr marjlarının belirli kurallara tabi olduğunu hatırlatan Türk, kayıt dışı ve denetimsiz kanalların yaygınlaşmasının fiyat oluşumunu izlemeyi zorlaştırabileceğine dikkat çekti. Kooperatiflerin güçlendirilmesinin önemine işaret eden Türk, “Tarladan sofraya anlayışını desteklerken suistimallerin önüne geçilmeli. Bunun en önemli yolu kooperatifleşme. Denetleme ve planlama olmadan olmaz” dedi.

Kategoriler:
Etiketler:

Yorumlar

1
H
H** E*****
02 Kas 2026 - 13:32

Sizi ilgiyle takip ediyoruz, İzmir Sebze Meyve Hali içinde defalarca genişletme çevresi için kamulaştırma sözleri verildi, modernleşme sözü verildi. İzmir halkına daha ucuz, daha kaliteli, daha hızlı sebze meyve dağıtımı için ayrıca Hal esnafı için genişleme şart.